TUS'u kazandı, KHK'li diye yerleştirme yapılmadı!

TUS'u kazanmasına rağmen uzmanlığını üniversitede yapması KHK’li olduğu gerekçesiyle engellenen Onur Erden, "Olmayan suçun cezasını çekiyoruz" dedi

06 Mayıs 2019 04:03
Son Güncellenme Tarihi: 06 Mayıs 2019 15:23
Paylaş

Burcu YILDIRIM
Ankara

Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı’nı (TUS) kazanmasına rağmen uzmanlık eğitimini vakıf üniversitesinde yapması KHK’li olduğu gerekçesiyle reddedilen ve yerleştirmesi yapılmayan Onur Erden, Evrensel'e konuştu. Yaşadığı bu süreci ve gelinen noktayı değerlendiren Erden, eğitim hakkının elinden alındığını ifade ederek, “Suçsuz yere ihraç edilmemiz sorgulanmadığı gibi bir de bizde hata aranıyor” dedi.

"HAKKIMDA 21 AYDIR KARAR VERİLMEDİ"

Zorunlu hizmet için Van'a atanan ve 112'de çalışırken 6 ay sonra ihraç edilen Dr. Onur Erden, hakkında herhangi bir dava veya soruşturma olmadığı gibi savunmalarının da alınmadığını ifade etti. Sonraki bir yıl boyunca bu durumun geçici olacağını düşünen ve hayatını o süre içerisinde devam ettirmek için Tatvan'da özel bir hastanede 1 yıl acilde çalışarak görev yaptığını belirten Erden, sonrasında yoğun iş gücünden ve TUS’a çalışma gerekliliğinden işinden ayrıldığını söyledi.

OHAL komisyonunun kurulmasıyla birlikte açtıkları davaların da düştüğünü dile getiren Erden, “Hakkımızda verilen ve hukuki olmayan bu karara, yine bağımsız olmayan bir komisyonun karar vermesi önerildi ve sağlandı. Biz o süreçte ilk önce idari mahkemeler dava açıp sonra istinafa gitmiştik, bir davamız istinaftayken bir yandan da AİHM’ye dava açmışken OHAL komisyonu kurulmasıyla bu davalar düşürüldü. Bundan sonra biz komisyondan karar beklemeye başladık. Ama hakkımda 21 aydır karar verilmedi” diye konuştu. Sağlıkta dönüşüm programıyla birlikte birinci basamak sağlık hizmetlerinin giderek zorlaştığına dikkat çeken Erden, uzmanlık hayalini de gerçekleştirmek sebebiyle TUS'a hazırlandığını söyledi.

"HAKKIMIZDA OLMAYAN SUÇUN CEZASINI ÇEKİYORUZ"

KHK ile ihraç edilen hekim ve sağlık emekçilerinin güvencesizleştiklerini söyleyen Erden, “KHK ile ihraç edildiğimiz için hakkımızda olmayan suçun cezasını çekiyoruz. Mesela bunu bilen hastalarla aramızda güven ilişkisinde sorun yaşıyoruz” diyerek emeklerinin daha da sömürülerek ucuz iş gücü yaratıldığını belirtti. Türkiye'de hem pratisyen hem de uzman hekim açığı olduğuna değinen Erden, “Baktım ki süreç uzayacak, OHAL komisyonu hakkımızda karar vermiyor. Madem kamu hastanelerinde çalışamıyoruz ama özel hastanelerde çalışabiliyoruz. Aynı mantıkla vakıf üniversitelerinde uzmanlık eğitimi alabileceğimi düşündüm. TUS süreci zorlu bir süreçtir ve bu sınava hazırlanmak için acilden istifa ederek Ankara'ya ailemin yanına gelip sınava çalıştım. Günde en az 8 saat çalışarak emek verdim. İyi bir puan almak için de bu emeği vermek gerekiyor. Hatta bu süreçte kafamda hep bir soru işareti vardı. Acaba bu verdiğim emekler değecek mi, haklarımı alacak mıyım diye şüpheliydim. Ben yine her ihtimali göz önünde bulundurarak çalışacağım ve hakkımı da alacağım dedim” diye konuştu. Bu süreçte sağlıkta şiddete karşı torba yasanın gündeme geldiğini ve önerilerin çok korkutucu olduğunu dile getiren Erden, “Ben vakıf üniversitelerinde uzmanlık eğitimi alabilir miyim diye düşünürken bir anda çıkan o taslakla SGK anlaşmalı özellerin hemen hiçbirinde çalışmayacağımı gördüm. Zaten SGK anlaşmalı özelde çalışamadığınızda kalan birkaç tane özel hastane var ve onlar da KHK’li hekimleri çalıştırma tercihinde bulunmuyor” dedi.

"KARAR NE YASAYA NE KHK'YE NE DE MEVZUATA UYUYOR"

Uygulanan birçok kararın ne yasaya ne KHK'ye ne mevzuata dayandığını söyleyen Erden, “Verilen kararlarda keyfiyet ve hukuksuzluk buram buram kokuyor. O dönem 'gitsinler muayenehane açsınlar' bile dediler ancak sağlıkta dönüşüm programı ile birlikte özel hastaneler mantar gibi türedi ve muayenehanecilik de bitti. Bunu yapan alanında yetkin hocalardır. Benim gibi 4 yıllık bir pratisyen hekim, muayenehane açtığında döndüremez bile. O zaman bu tasarıdan vazgeçilmesi için bir mücadele başlattık. Sadece bizim için değil, güvenlik soruşturması olumsuz gelen yeni mezun hekimlerin devlet hizmeti yükümlülüğü süresince başta maksimum süreden koymuşlardı. 600 gün boyunca hiçbir şekilde mesleklerini yapamayacaklar diye bir cümle de vardı. Bu çok korkunç, öğrencilikte bile birçok sosyal hakkını, duyarlılığını engelleyecek bir durumdu” diye konuştu. Sonrasında mücadele ile kısmen de olsa tasarıda geri adım atıldığını söyleyen Erden, “İhraç hekimlerin çalışma kısıtlılığına yönelik maddeyi geri çektiler. SGK ile anlaşmalı özel hastanelerde ihraç edilenler çalışabilecek ama ne yazık ki güvenlik soruşturması olumsuz olan arkadaşlar 450 gün bekleyecekti” dedi.

"PEKİ BU UZMANLIK EĞİTİMİNİ NEREDE ALACAĞIZ?"

Bu süreçte de TUS'a çalıştığını ve 3 haftalık bir molanın ardından tekrar kütüphaneye döndüğünü ifade eden Erden, “Sınavdan beklediğimden daha iyi bir puan aldım ve tercihlerimi yaptım. Kamuda çalışamayacağımı bildiğim için tercihlerimi hep vakıf üniversitelerinden yana kullandım. Ancak sınava girdim, puan aldım, tercih yaptım ve sonuç açıklanacağı gün 'Siz KHK ile ihraç olduğunuz için tercihinizi değerlendirmeye almıyoruz' dediler. Biz ihraç olan hekimlerin uzmanlık eğitimi hakkı yok mu, peki biz bu uzmanlık eğitimini nerede alacağız” sorularını sordu.

"İHRAÇ EDİLMEMİZ SORGULANMADIĞI GİBİ HATA ARANIYOR"

Eğitim hakkının Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde korunmuş bir hak olduğuna dikkat çeken Erden, yerel seçimlerde de ihraç edilenlere benzer bir uygulama yapıldığına değindi. Seçime girmeye hakkı olan, seçilen ama mazbatası verilmeyen KHK'li belediye başkanları ile aynı süreci yaşadıklarını ifade eden Erden, “Orada binlerce insanın iradesi yok sayılıyor, burada bizim eğitim hakkımız yok hükmünde sayılıyor. Hukuki davamızı açacağız ve takipçisi olacağız. Bu durumu başka birçok hekim yaşıyor. Bu hukuksuzlukları dile getirerek bir yandan da kamuoyu yaratarak mücadele edeceğiz” dedi. Toplumda ihraç ve güvenlik soruşturmalarıyla insanların hayatlarının alt üst edildiğini, psikolojik-ekonomik şiddetin yanında toplumun ayrıştırıldığını da dile getiren Erden, sendikaları ve yakın çevresi ile bu süreci daha iyi atlattığını belirtti. Erden, bundan sonra iş arayacağını ifade ederek “Suçsuz yere ihraç edilmemiz sorgulanmadığı gibi bir de bizde hata aranıyor” dedi.

ÖNCEKİ HABER

Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu: Mahpusun yaşamı devletin sorumluğundadır

SONRAKİ HABER

OHAL’de akademisyenler can güvenliği endişesi ve baskı yaşadı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa