14 Şubat 2019 12:46
Son Güncellenme Tarihi: 14 Şubat 2019 20:25

Rusya, İran ve Türkiye Soçi'de Suriye gündemiyle toplandı

Türkiye, Rusya ve İran; Suriye'yi görüşmek üzere Rusya'nın Soçi kentinde dördüncü zirvede buluştu. Liderler zirve sonrası ortak açıklama yaptı.

Rusya, İran ve Türkiye Soçi'de Suriye gündemiyle toplandı

Fotoğraf: AA

Paylaş

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Suriye konulu Dördüncü Üçlü Zirve Toplantısı'nda bir araya geldi. Soçi'deki görüşme öncesi ikili görüşmeler gerçekleştirildi. İkili görüşmeler sonrası 3'lü zirveye geçildi. Görüşmeler basına kapalı yapıldı. Zirvenin açılışında Erdoğan, Putin ve Ruhani açıklama yaptı. Açıklamaların ardından zirve basına kapalı şekilde devam etti. Zirve sonrası liderlerin ortak imzasıyla bir bildiri yayımlandı. Üç lider de yine zirve sonrası ortak basın toplantısı düzenledi.

'YENİ GERÇEKLİKLER YARATILMASINA DÖNÜK GİRİŞİMLERİ REDDEDİYORUZ'

Türkiye, Rusya ve İran liderleri, Soçi'de düzenlenen Suriye konulu zirvede imzaladıkları ortak açıklamada, Suriye'de terörle mücadele kisvesi altında sahada yeni gerçeklikler yaratılması, ülkenin egemenliği ve toprak bütünlüğü ile komşu ülkelerin milli güvenliğini zayıflatmayı amaçlayan ayrılıkçı gündemlere karşı durma kararlılıklarını yineledi.

Açıklamada, liderlerin Suriye’de sahadaki güncel durumu ele aldıkları, 7 Eylül 2018'de Tahran’da yapılan son zirvenin ardından meydana gelen gelişmeleri değerlendirdikleri kaydedildi.

Üçlü eş güdümü güçlendirme ve Suriye'nin egemenliği, bağımsızlığı, birliği ve toprak bütünlüğüne olan kararlılıklarını vurgulayan liderler, bu ilkelere hiç kimse tarafından halel getirilmemesi gerektiğinin altını çizdi.

Açıklamada, “Terörle mücadele kisvesi altında sahada yeni gerçeklikler yaratılmasına dair her türlü girişimi reddetmiş, Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğü ile komşu ülkelerin milli güvenliğini zayıflatmayı amaçlayan ayrılıkçı gündemlere karşı durma kararlılıklarını ifade etmişlerdir” ifadesi kullanıldı.

Liderler, Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün yanı sıra, komşu ülkelerin milli güvenliğini zayıflatmayı amaçlayan ayrılıkçı gündemlere karşı durma kararlılıklarını ifade etti.

Bu çerçevede açıklamada, “ABD’nin güçlerini Suriye’den geri çekme kararının hayata geçirilmesi halinde, bunun ülkenin istikrar ile güvenliğini yukarıda belirtilen ilkelere uygun olarak güçlendirmeye hizmet edecek bir adım olacağını not etmişlerdir” denildi.

İDLİB İÇİN SOMUT ADIM ATMA KARARI

İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi'nde Heyet Tahrir Şam'ın bölge üzerindeki kontrolünü artırma girişimlerini reddeden üç lider, Soçi mutabakatı dahil, bölgeye ilişkin anlaşmaların tüm unsurlarıyla hayata geçirilmesiyle bölgedeki ateşkes ihlallerinin azaltılmasını temin etmek için somut adımlar atma konusunda mutabık kaldı.

Devlet başkanları, ayrıca, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından terörist olarak tanımlanan IŞİD, Nusra Cephesi ile El Kaide ve diğer terör örgütleriyle bağlantılı tüm birey, grup, teşebbüs ve oluşumların tamamen ortadan kaldırılması amacıyla aralarındaki işbirliğini sürdürme kararlılıklarını teyit etti.

Açıklamada, “Liderler Suriye’nin kuzeydoğusundaki durumu ele almışlar ve ülkenin egemenliği ile toprak bütünlüğüne saygı gösterirken, bu bölgenin güvenlik, asayiş ve istikrarının temini için mevcut anlaşmalar uyarınca da dahil olmak üzere, faaliyetlerinde eş güdüm yapmak hususunda mutabık kalmışlardır” ifadesine yer verildi.

‘SORUN SİYASİ SÜREÇLE SONA ERDİRİLEBİLİR’

Liderler, Suriye ihtilafına askeri çözüm getirilemeyeceğine ve krizin yalnızca Suriyelilerin öncülüğünde ve sahipliğinde, BM'in kolaylaştırıcılığında, BM Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararıyla uyumlu siyasi süreç yoluyla sona erdirilebileceğine dair inançlarını yineledi.

Üç garantör ülke lideri, krize siyasi çözüm bulma çabaları kapsamında kurulacak Anayasa Komitesi’nin en kısa sürede kurulmasını hızlandırmaya yönelik kararlılıklarını teyit etti.

Bu çerçevede liderler, Suriyeli taraflar ve BM Genel Sekreteri’nin Suriye Özel Temsilcisi Geir O. Pedersen’le etkileşimi ve eş güdümü sürdürmenin önemine işaret etti.

Alıkoyulanların serbest bırakılması için kurulan çalışma grubunun çabaları çerçevesinde, bu kişilerin karşılıklı olarak salıverilmesinden duydukları memnuniyeti ifade eden liderler, Astana formatının sorunun çözümüne yaptığı önemli katkılara da atıfta bulundu.

Suriye'de insani altyapının tesis edilmesi konusuna da değinen liderler, yardım göndermek ile su ve enerji kaynağı şebekeleri, okullar ve hastaneler dahil insani altyapıyı eski haline getirmek suretiyle Suriye'ye yapılan yardımı artırmaları için başta BM ve insani yardım kuruluşları olmak üzere uluslararası topluma çağrıda bulundu.

Mültecilerin ve ülke içinde yerlerinden edilmiş kişilerin Suriye'de ikamet ettikleri asıl yerlere güvenli ve gönüllü olarak geri dönüşleri için gerekli şartların oluşturulması ihtiyacının altını çizen üç lider, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) dahil olmak üzere, ilgili tüm taraflarla etkileşimi sürdürmeye hazır olduklarını bildirdi.

Liderler, Astana'da 12. kez düzenlenecek bir sonraki Suriye konulu uluslararası toplantının nisan ayında Türkiye’de yapılmasında mutabık kaldı.

PUTİN: İDLİB'DE SİLAHSIZLANDIRILMIŞ BÖLGE GEÇİCİ ÖNLEM

Zirve sonrası konuşan Rusya Devlet Başkanı Putin, İdlib'de silahsızlandırılmış bölge kurulmasının geçici bir önlem olduğunu ifade etti. Putin'in açıklamalarından öne çıkan bölümler şunlar:
"Yoğun bir koordinasyon Suriye krizinin çözümü için çalışmalar yapıyoruz. Bugün krizin çözümü için önemli çalışma alanları belirledik. Suriye’de barışın sağlanması ve Suriye’nin yeniden inşa edilmesi için gerekli sürece Rusya, Türkiye ve İran sayesinde ulaşılmıştır.

İdlib’te çatışmasızlık bölgesi kurulması geçici bir tedbir ve teröristlerin saldırıları cezasız kalmayacaktır. Suriye’de nihai barışın sağlanması ve istikrarın sağlanması için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Suriye’de ateşkesin sağlanması terörle mücadeleye bir zarar vermemelidir.

Önemli olan Astana formatındaki üç ülke de iş birliğini pekiştirmeye niyetlidir. Astana formatı önemli olduğunu teyit etmiştir.

Suriye’de insani sorunların çözümü için çabalarımızı sürdüreceğiz. BM katılımıyla Suriye toplantılarının yapılması konusunda mutabık kaldık.

Ana amaç Suriye’nin toprak bütünlüğünü korumak olmalıdır. Bu İdlib bölgesi için de Fırat’ın doğusu için de geçerlidir.

Teröristler nerede olursa olsun mücadelemizi devam ettirmeliyiz. Bölücü hiçbir hareketi desteklemeyiz."

RUHANİ’DEN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNE VURGUSU

Putin'in ardından söz alan İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, öncelikle zirve için Putin'e teşekkür etti. Ruhani, “Ortak amacımız terörizmle kesin mücadele ve yeni anayasanın yazılması, demokratik bir ortamın sağlanmasıdır” dedi.

Ruhani, İdlib'deki teröristlerin çıkarılması gerektiğini vurguladı ve “Suriye tek millete aittir, iki millet değil. Bugünkü toplantıda Suriye'nin toprak bütünlüğüne vurgu yaptık. ABD fiziki olarak da Suriye'den çekilmeli” diye konuştu.

Ruhani ayrıca “ABD, IŞİD'lilerin bir kısmını Afganistan'a aktarıyor. Orta Asya ve diğer bölgeler için çok tehlikeli olabilir” dedi.

Ruhani, açıklamasında "Üç garantör, çatışmaların azalması ve Suriye'nin istikrarının sağlanması için çabalarına devam edecek" ifadelerini de kullandı.

ERDOĞAN: GELECEĞİMİZİ ADANA MUTABAKATI ÇERÇEVESİNDE PLANLADIK

Zirvenin ardından konuşan Erdoğan ise yine Adana Mutabakatını gündeme getirdi ve "Adana Mutabakatı çerçevesinde geleceğimizi planladığımızı ifade etmek istiyorum" dedi. Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan diğer bölümler ise şöyle:

“Terörün sonu hezimettir. Gerek ülkemizi, gerekse İran'ı hedef alan terör örgütleri eninde sonunda kaybetmeye mahkumdur.

Ne İdlib'de ne de Suriye'nin başka bölgelerinde yeni insani krizlerin, yeni dramların yaşanmasını istemiyoruz.

(ABD'nin Suriye'den çekilme kararı) Sürecin PYD, YPG ve DEAŞ'ın istismar edeceği bir güç boşluğuna mahal vermeden yürütülmesi şarttır.

İdlib muhtırasıyla üzerimize düşeni yapmaya devam edeceğiz. Rejimin ateşkese uyması noktasındaki beklentimizi de Rus ve İranlı mevkidaşlarıma ilettim. İdlib'in gerginliği azaltma bölgesi statüsünün korunması ve bölgedeki provokatif girişimlere karşı ortak mücadele etme kararlığımızı teyit ettik.

Birleşmiş Milletler ile koordinasyon halinde muteber ve dengeli bir komitenin en kısa sürede faaliyete geçmesini arzu ediyoruz.

Üç garantör ülke olarak Suriye ihtilafının, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2254 sayılı kararı temelinde çözüme kavuşturulmasına yönelik çabalarımızı sürdürmekte kararlıyız. Zirve toplantılarını devam ettirmek hususunda da Sayın Putin ve Sayın Ruhani'yle mutabıkız.

Suriye krizine siyasi çözüm umutları daha önce hiç bu kadar filizlenmemişti. Denizi geçmişken şimdi derede boğulamayız.

(ABD'nin Suriye'den çekilme kararı) Ne olacağı şu anda meçhul, bilinmiyor. Bu konuyla ilgili olarak atılacak adımların takipçisiyiz.

Bizim derdimiz, Suriye'nin toprak bütünlüğünün sağlanmasıdır ama bir an önce Münbiç terör örgütlerinden boşaltılmalı ve İdlib'de terör örgütlerine oyun sahası bırakılmamalıdır. Bu toprakların sahibi Suriye'nin halkıdır. Soçi Zirvesi'nin beşincisini Türkiye'de yapacağız.

(Anayasa Komitesi) BM Genel Sekreterinin Suriye'deki temsilcisinin bir çalışması ve gayreti var. Temenni ediyorum bir an önce bu komite oluşsun ki Suriye halkı kendi geleceğini, kendi iradesiyle teyit etme, tespit etme kararını verebilsin.”

PESKOV: İDLİB’DE ATILACAK ADIMLAR ASKERİ OPERASYONU İÇERMİYOR

Kremlin Sözcüsü Dimitriy Peskov da zirve sonrası açıklama yaparak İdlib’e ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Suriye konulu Üçlü Zirve Toplantısı’nda Türk, Rus ve İranlı liderlerin İdlib konusunda anlaşmaya vardıklarını belirten Peskov, “İdlib’de durumun daha iyi bir hale getirilmesi için atılacak adımlar, askeri bir operasyonu içermiyor” diye konuştu.


PUTİN: İDLİB KONUSUNDA ANLAŞMAMIZ GEREKİYOR

Zirvenin açılış konuşmalarından ise İdlib tartışması dikkat çekmişti. Zirve açılışında konuşan Putin, “Şimdi Suriye’nin topraklarının hemen hemen tamamında çatışmasızlık rejimi muhafaza ediliyor. Bu bizim somut ve pozitif ortak neticemizdir. Rusya, Türkiye ve İran ortak çabalarla Suriye’deki hayatın normale dönmesi için çalışıyor” diye konuştu.

Üç ülkenin oluşturduğu Astana formatı ile Birleşmiş Milletler’in (BM), Suriye’de anayasa komitesinin kurulması için yoğun bir çaba yürüttüğüne dikkati çeken Putin, “Astana, Suriye için kalıcı bir siyasi çözüm sürecine vesile oldu. Suriye anayasa komitesinin de kısa bir süre içerisinde çalışmalarına başlaması büyük önem arz ediyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Putin, uluslararası toplumdan ve BM’den, Suriye halkına daha fazla insani yardım yapması çağrısında bulunarak, “Rusya, Türkiye ve İran ortak çabalarla Suriye’deki hayatın normale dönmesi için çalışıyor.” ifadesini kullandı.

Suriye’nin kuzeydoğusuna ve İdlib’teki son gelişmelere de değinen Putin, şunları kaydetti:

“Suriye’nin kuzeydoğusundaki güvenlik problemleri, Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygı içerisinde çözülmeli. İdlib’te gerginliğin azaltılması konusunda anlaşmamız gerekiyor. Bu da teröristlerin varlığına katlanmamız gerektiği anlamına gelmiyor. Bugün yapacağımız görüşmelerin hem ülkelerimiz hem de Suriye için olumlu sonuçlar doğuracağına eminim.”

ERDOĞAN: BİRİLERİ GİZLİ YA DA AÇIK ÇATIŞMALARIN SÜRMESİ İÇİN ÇALIŞIYOR

Cumhurbaşkanı Erdoğan ise zirvenin kritik bir dönemde gerçekleştirildiğini ifade etti. Erdoğan, Suriye halkının kendilerinden kalıcı siyasi çözüm yolunda sevindirici haberler beklediğini iddia etti. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bugüne kadar yaptığımız üç toplantıda da beklentileri boşa çıkarmadık. Siyasi sürecin ilerletilmesi, sükunetin sağlanması, ateşkesin tahkimi ve terörle mücadele konularında gerçekten önemli mesafeler aldık. Tüm sıkıntılara, görüş ayrılıklarına hatta aramızı açmaya yönelik kimi provokasyonlara rağmen Astana ruhunu kararlılıkla muhafaza ettik. Altını çizerek ifade etmek isterim ki Astana platformu Suriye'de akan kanın sona erdirilmesi için somut çözümler üreten en başarılı girişimdir. Ateşkes tesisinden gerginliği azaltma bölgelerine, insani yardımdan 12 Şubat'ta gerçekleştirilen tutukluların değişimine kadar sahada birçok olumlu gelişmeye yine bu platform imza atmıştır. Öte yandan biz nasıl Suriye'de akan kanı durdurmak için mücadele veriyorsak başkaları da çatışmaların sürmesi için gizli açık çalışıyor. Basiret, feraset ve uzlaşıyla hareket ederek, şimdiye kadar bu çevrelere bekledikleri fırsatı vermedik. Süreç içinde önümüze çıkan ve çıkartılan engelleri suhuletle, işte bugün burada olduğu gibi diyalog yoluyla aşmayı başardık.”

RUHANİ: ABD SURİYE’DE TERÖR GRUPLARINI KORUYOR

İran Cumhurbaşkanı Ruhani’nin açıklamalarında öne çıkan bölümler ise şöyleydi:

“Yabancı müdahale ve terör tehdidinden kurtulmuş Suriye'nin önemini görüştük, toprak bütünlüğünü vurguladık. ABD maalesef Suriye'de ve Irak'ta terör gruplarını koruyor. Terör yapılarını kullanarak amacına ulaşmaya çalışıyor.”

NE OLMUŞTU?

Soçi zirvesi öncesi Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu Ankara’ya gelmiş ve görüşme sonrası Milli Savunma Bakanlığı "Münbiç ve Fırat’ın doğusundaki durum ile ilgili olarak Türkiye’nin güvenlik kaygılarının giderilmesi konusunda karşılıklı anlayış birliği içinde olunduğu görülmüştür. Suriye’nin siyasi birliğine ve toprak bütünlüğüne saygı çerçevesinde terörün her türlüsü ile mücadelede iş birliğinin önemi tekraren vurgulanmıştır" açıklaması yapmıştı.

Türkiye'nin Afrin'e yönelik askeri operasyonu üzerine Suriyeli Kürt gruplar ise Soçi'deki Ulusal Diyalog Kongresi'ne katılmayacaklarını duyurmuştu. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Kürtlerin de davetliler arasında bulunduğunu açıklamış ve Türkiye'nin Afrin'e yönelik operasyonuna ilişkin ise Suriye'nin toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi çağrısında bulunmuştu.

Kürt yetkililerin davet edildiğini belirten Demokratik Toplum Hareketi (TEV-DEM) Yürütme Kurulu Eş Başkanı Aldar Halil ise davet sonrasında resmi bir davet veya toplantının ayrıntılarına ilişkin bilgi almadıklarını açıklamıştı.

Türkiye ile Rusya arasında 17 Eylül 2018’de Soçi mutabakatı imzalanmış ve İdlib’te “güvenli bölgeler” oluşturulması kararlaştırılmıştı. Ancak geçen süre içerisinde kente hakim olan Heyet Tahrir el Şam’ın, gerilimi azaltma bölgelerinin tamamında kontrolü ele geçirmesi Rusya’yı endişelendirdi. Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, geçtiğimiz günlerde "Türk partnerlerimizin İdlib'deki duruma son verilmesine ve silahsızlandırılmış bölge kurulması dahil 17 Eylül 2018 tarihli Soçi mutabakatı kapsamındaki yükümlülüklerinin yerine getirilmesine yönelik çabalarını yeniden aktif getirmesini bekliyoruz" demişti. (DIŞ HABERLER)

ÖNCEKİ HABER

Mehmet Ali Bilgiç, Silikozis hastalığından ölen 74'üncü işçi oldu

SONRAKİ HABER

Erdoğan: 20 bin öğretmenin daha atamasını yapacağız

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa