TOKİ, işçi mahallesinden işçiyi kovuyor

Deri işçileri tarafından kurulan Konaşlı Mahallesi, Sabiha Gökçen Havaalanı ve organize deri sanayiine yakınlığı nedeniyle TOKİ’nin iştahını kabarttı.

07 Şubat 2019 04:37
Son Güncellenme Tarihi: 07 Şubat 2019 11:38
Paylaş

Uğur ZENGİN
İstanbul

İstanbul’un Tuzla ilçesi Aydınlı Mahallesi’nde yaşayan Konaşlı halkı, TOKİ’nin 2018 yılında çıkardığı imar planına tepkili. 1980’li yıllarda kurulan ve deri sanayiinin Kazlıçeşme’den Tuzla’ya taşınmasıyla beraber deri işçilerinin mahallesi haline gelen Konaşlı, bugün Sabiha Gökçen Havalimanına bir, organize deri sanayiine ise iki kilometre uzaklıkta. Bu iki alana bu kadar yakın, imarsız bir işçi mahallesi TOKİ’nin gözünden kaçmamış. 2018 yılında TOKİ tarafından çıkarılan imar planı ile mahalleli ev ve arsalarının ellerinden alınmak istediğini söylüyor.

2009 yerel seçimleri ve 2010 yılı Anayasa referandumunu takip eden dönemde Tuzla Belediyesinin Konaşlı halkının bir kısmına imar planı çıkarıp bir kısmına çıkarmaması mahalleyi imarlı-imarsız olarak ikiye bölmüş. Bundan dolayı mahallede, ‘evleri ve arsaları TOKİ’ye yok pahasına kaptırma korkusu’ hakim.

Fotoğraf: Uğur Zengin/Evrensel

Mahallelinin kaygı ve tedirginliğini hukuki detaylarıyla Av. Eren Ali Bingöl şöyle anlatıyor:

- “1980’lerden itibaren sanayi bölgesinin gelişmesiyle işçiler sanayide çalışıp yakın bölgede arsalar satın aldılar. Burada inşaatlar yaptılar ve uzun yıllardır bu yapılar için imar bekliyorlar. İnşaatları yapmalarının akabinde yerel yönetimler buralara yol, su, elektrik, doğal gaz, park gibi hizmetleri vermeye başladı. İmar sorunu bir türlü çözülmüyor. Konaşlı bölgesinin yüzde 20’sine 2010 yılından sonra Tuzla Belediyesi tarafından imar veriliyor. İki farklı alan var. Komşunun birinin imarı var, diğerinin yok.

- “İmarın kime neye göre verildiğinin de hiçbir gerekçesi yok. Tuzla Belediyesinin verdiği imarda, vatandaşların zamanında yapmış olduğu binaların yıkılmayacak şekilde ve yıkmaları halinde kendileri tekrar bina yapabilecek şekilde bir imarla karşı karşıya kalıyor. Bu nispeten daha başarılı bir imar. 2018 yılına geldiğimizde TOKİ başkanlığı bölgenin gelişmekte olması, buradaki arsaların ciddi bir hızla değer kazanması nedeniyle adeta burada iştahı kabarıyor ve burada imar planı yapma ihtiyacı içerisine düşüyor.”

- “Burada şu anda yapılan durum şu: TOKİ Başkanlığı 20 Şubat 2018 ile 20 Mart 2018 tarihleri arasında iki imar planı çıkarıyor. İnsanların binalarının dikkate alınması söz konusu değil. Mağduriyetin temeli burada yatıyor. İnsanlar binalarını yıktığında 100 paydaş bir parsele sıkıştırıldığı için tek başına kendi iradeleri ile arsa payları üzerine bina yapamayacak durumdalar. Bina yapabilmeleri için 100, bazı parsellerde 150 arsa payı olan insanlarla anlaşmaları ve birlikte inşaat yapmaları lazım. Bu durum da mümkün değil. TOKİ bunun adına gecekondu önleme bölgesi diyor ancak hukuki kılıfına uydurmuş olsa da bunun adı tasfiyedir. Buradan işçi sınıfı çıkarılmak isteniyor. Bu çok açık. İmara 370 parsel sahibiyle beraber itiraz ettik. 16 parsel için 16 dava açtık. Davalarımız sürüyor. Keşif ve bilirkişi incelemesi yapılacak.”

Fotoğraf: Uğur Zengin/Evrensel

100 METREKARENİN 45’İ TOKİ’YE

- “İnsanların arazi paylarını 2’ye bölmüşler. Bir insanın 100 metrekare yeri var. Düzenleme ortaklık payı kesintisi sonrası yüzde 39’u, kamu ortaklık payı kesintisi sonrası yüzde 6’sı kesilmiş. 100 metrekaresi olan vatandaşımızın TOKİ imarı sonucunda elinde kalan arazisi 55 metrekare. 55 metrekaresini de aynı parselde mi bırakmış? Hayır. Ona da doymamış. 55 metrekarelik parselini almış, 3 parklı parsele dağıtmış. 5 metrekaresini bir parsele, başka parsele 20 metrekare, başkasına geri kalanı vermiş. Böylelikle şunu amaçlamış, buraya vatandaşlar bir daha tekrar inşaat yapamasın, arazisini satmak zorunda kalsın diye. Böyle bir durumla karşı karşıyayız.”

- “Tuzla Belediyesi genellikle topu TOKİ’ye atıyor. Hangi soruyu sorsak TOKİ’yi adres gösteriyor. TOKİ ise Tuzla Belediyesine topu atıyor. Doğrudan mağduriyet yaşayan kişi sayısı 2 bin. Dolaylı yollardan mağdur sayısı 3 bin 500 civarı. Burada vatandaşlar bu imarın kaldırılıp 2010 yılı sonrası Tuzla Belediyesinin verdiği imara benzer bir imar istiyor.

KONAŞLI’YI NASIL KURDUNUZ?

Ali Kalçın, 1954 doğumlu. 30 senedir Konaşlı’da. Konaşlı 15-16 haneyken gelmiş. “Biz buraya yaya gelip gidiyorduk” diyor: “Araba falan yoktu. Biz burada deri sanayiinde, inşaatlarda çalıştık. Deri sanayi kurulduğu zaman halk Kazlıçeşme’den buraya taşındı. Gelen vatandaş kendi parasıyla yerleri satın aldı. Kendi gücüyle binaları yaptı. Çeşmeler kuruldu, kocaman mahallede 3 çeşme kuruldu. İnsanlar toplu halde geliyordu o sudan alıyordu. Şimdi TOKİ binmiş boynumuza bizden alıyor. TOKİ’ye gidiyoruz, TOKİ diyor ‘Belediye’, Belediyeye gidiyoruz, ‘TOKİ’ diyor.”

“Nasıl kurdunuz bu mahalleyi” diyorum, “Fakirlikle” diyor: “Ben ikinci el kapı aldım. İki sene üç sene cama naylon çektim kaldım. Elektriği de kendimiz yaptık, direk parasını da kendimiz ödedik.”

KUTUAKP’Lİ BAŞKAN SÖZÜNDE DURMADI, ŞİMDİ YILDIRIM SÖZ VERDİ

Fotoğraf: Uğur Zengin/Evrensel

Mahalleli Meryem Akgül ise heyecanlı. “Sağ olsun bugün başkanımla konuştuk. Sağ olsun bizi kırmadı. Sözünde duracağını söyledi” diyor. Soruyorum:

- Hangi başkan?

- Binali Yıldırım.

- Buraya geldi öyle mi?

- Bu sabah Tuzla’da görüştük kendisiyle. Bize söz verdi. Buranın durumunu anlattık. Bizim yanımızda olacağını söyledi. Yıkım olmayacağını söyledi. Sözünde durmasını istiyoruz. 3 bin kişiyiz. Çor çocuk hepimizin psikolojisi bozuldu senelerden beri. Yatıp kalkıp TOKİ yıkacak diyoruz. Tuzla Belediyesi bize hiç yardımcı olmadı. Bu bir gerçektir.

- Belediye niye yanınızda olmadı?

- Bize ‘Bekleyin, imarınız çıkacak’ dediler. Hep bekledik. Kaç senelik emeğimiz var.

- Siz çalıştınız mı?

- Eşim de çalıştı ben de çalıştım. Beraber yaptık yani. Deri sanayiinde çalıştım, sırası geldi fındık topladım. Varımızı yoğumuzu buradaki evimize harcadık. Biz istiyoruz başkanımız (Binali Yıldırım) sözünde dursun. Sevindik açıkçası. Evimize gelsin, çayımızı içsin, çözülsün istiyoruz. ‘Ağzımdan çıkan söz senettir. Sözümde dururum’ dedi. Hatta iki defa da tekrarladı. Kusura bakmayın, içimizde daha da fırtınalar kopuyor. Daha da çok şeyler var. Pazarımız yoktu, yolumuz yoktu, elektriğimiz, suyumuz yoktu. Hep bizden sonra geldi bunlar. Sağlık ocağımız yoktu. Daha bizden ne istiyorlar ki? Ev yaptık. Evimizi neden yıkıyorlar ki? Yıkılsın da bir başkası gelsin, zenginler gelsin istiyorlar. Asıl fakirlere kapı açmaları lazım. Zengin her zaman zengindir. Bizim gibi fakirlerin yanında olmaları lazım. Oylarımızı Şadi Yazıcı’ya vermiştik. Sözünde hiçbir zaman durmadı.

- Yazıcı sözünde durmadı, şimdi Binali Yıldırım söz verdi, onun sözünde durmasını bekliyorsunuz...

- Evet onun, canım ağabeyimin sözünü tutmasını istiyorum.

ERDOĞAN’IN HABERİ OLSA...

Kimine göre de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Konaşlı’nın durumundan haberi yok. Muhafazakar bir kadın AKP’li Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı’yı kastederek, “Bundan sonra oy vermeyeceğim. Biz 3-4 kişi oturuyoruz. Hepsi işçidir. Bu çoluk çocuğu nereye atacağız? Hepsi bir ekmek parası eve getiriyor” diyor.

İMARI OLANLAR OLMAYANLAR

Fotoğraf: Uğur Zengin/Evrensel

İlhami Bülbül, 30 yıldır Konaşlı’da oturuyor. 1982’de geldiği mahallenin kıyısındaki deri sanayiinde işçi. 360 metrekareye kurulu dairesinin yarısını TOKİ istiyor. Bülbül, “Bunun 20 metresini ayrı yerde, 18 metresini ayrı yerde veriyor. Biz 16 yıldır AK Parti’ye oy veriyoruz, bu saatten sonra oy yok. Burayı peşkeş çekmeye gerek yok. Burada herkes varını yoğunu dökmüş ev yapmış. Her tür insan var kardeşim. Herkes birbiriyle uyumlu. Kimse kimsenin tavuğuna kışt demez. Zaten çoğu çalışan kısımdır. Çalışan insanın cumartesi-pazarı yok. Şu anda ikiye ayrıldık. İmarı olanlar-olmayanlar” diyor.

ÖNCEKİ HABER

SP lideri: ‘Sülün Osman’ reklamımız baskı sonucu kaldırıldı

SONRAKİ HABER

Mücadeleye sarılmaktan başka çaremiz yok

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa