'Savaş halk sağlığı sorunudur' diyen TTB yöneticileri için ceza istemi

‘Savaş bir halk sağlığı sorunudur’ açıklaması nedeniyle haklarında dava açılan TTB yöneticileri hakim karşısına çıktı. Savcı ceza istedi.

27 Aralık 2018 14:25
Son Düzenlenme Tarihi: 27 Aralık 2018 21:06
Paylaş

Afrin'e yönelik operasyona ilişkin “Savaş Bir Halk Sağlığı Sorunudur” açıklaması yapan 2016-2018 dönemi TTB Merkez Konseyi üyesi 11 hekim, Ankara'da 32. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ilk duruşmasında hakim karşısına çıktı. TTB eski Başkanı Raşit Tükel, "Hekim örgütleri silah zor kullanımının olduğu durumlarda sorunların silahsız çözülmesini ister" dedi. TTB Başkanı Sinan Adıyaman da "TTB'nin söz ve tutumları bazen iktidarları rahatsız etmiştir. Hekimler değerlerinden hiçbir zaman vazgeçmemiştir" diyerek yaptıkları açıklamayı savundu. Savcı hekimler hakkında ceza isterken duruşma ertelendi. 

Duruşmaya aralarında insan hakları örgütü yöneticileri, siyasi parti temsilcileri ve birçok sivil toplum kuruluşu üyeleri başta olmak üzere çok sayıda izleyici katıldı. 

TÜKEL: ELEŞTİREL DÜŞÜNCE OLMADAN BARIŞ OLMAZ

TTB Merkez Konsey eski Başkanı Raşit Tükel, gözaltına "Savaş Bir Halk Sağlığı Sorunudur" açıklaması nedeniyle alınmalarına rağmen iddianamede 1 Eylül Dünya Barış Günü'nde yaptıkları açıklamaları nedeniyle de suçlandıklarını söyledi. Tükel, savaşın insan sağlığı üzerinde yaratacağı sorun ve etkilere dikkat çekmeye çalıştıklarını belirterek, Dünya Tabipleri Birliği'nin de savaşı bir halk sağlığı sorunu olarak değerlendirdiğini kaydetti. Barış içinde yaşanması için eleştirel düşünceye ihtiyaç duyulduğunu belirten Tükel, “Hekim örgütleri silah zor kullanımının olduğu durumlarda sorunların silahsız çözülmesini ister. Buralarda sivil insanlar ölüyor. Sağlık sistemi tahrip oluyor. Kullanılan silahların fiziksel ve psikolojik etkileri insanları olumsuz etkiliyor" dedi. 

ADIYAMAN: HEKİMLER DEĞERLERİNDEN HİÇBİR ZAMAN VAZGEÇMEDİLER

TTB Merkez Konsey Başkanı Sinan Adıyaman, savaşlarda ve facialarda hayatını kaybeden insanların gündemlerini oluşturduğunu söyledi. 35 yıldır binlerce hekimin yetişmesine katkı sunduğunu belirten Adıyaman, “Zaman zaman kopan bir kolun işlemesi için ameliyatlar yapıyorum. Bu tür olaylar genelde terör olaylarında oluyor. Bunların yarattığı travmaya tanığım. Bütün hayatımı bu amaçla sürdürürken insanları kin ve nefrete sevk etmekle yargılanmayı anlamıyorum. TTB'nin söz ve tutumları bazen iktidarları rahatsız etmiştir. Hekimler değerlerinden hiçbir zaman vazgeçmemiştir ki  2. Dünya Savaşı'nda iktidarın yanında olan hekimlerin neler yaptığı ortadır" diyerek suçlamaları reddetti. 

TTB Genel Sekreteri Bülent Nazım Yılmaz, TTB'nin halk sağlığını dert edindiğini örneklerle açıklayarak 1999 Marmara Depremi'nden Van Depremi'ne, Zongudak Kozlu'dan Soma'ya kadar yaşanan maden facialarında, Torun Center'daki iş cinayetlerinde raporları ve çalışmaları ile TTB heyetlerinin halk sağlığı için çalıştıklarını ifade etti.

'HEKİM OLARAK SORUMLULUĞUM İNSANLARI YAŞATMAK'

TTB Merkez Konsey eski Üyesi Mustafa Tamer Gören, "Hekim olarak sorumluluğum insanı yaşatmaktır" diyerek savaşın getireceği halk sağlığı sorunları ile ilgili olarak yöneticileri uyarmaka gibi bir sorumluluğu olduğunu ifade etti. Merkez Konsey eski Üyesi Şeyhmus Gökalp ise Irak ve Suriye'den çatışmalar nedeniyle göç etmiş yüzlerce insanın sağlık sorunları ile ilgilendiğini belirterek "Bu faaliyetlerim sırasında gördüğüm hakikat, ruhsal çöküntü gibi etmenler bireyin sağlığında adeta kara delik açmaktadır" dedi. TTB Merkez Konsey eski Üyesi Ayfer Horasan, “Savaşın halk sağlığı sorunu olduğundan suç üretmek adalete ve evrensel hukuk değerlerine terstir" dedi.

'SUÇLAMALARI GELDİĞİ YERE GÖNDERİN'

Hekimlerin avukatı Ziynel Özçelik, "Savcılığın işlemleri kim olduğu bilinmeyen bir ya da iki polisin tutanakları ile oluşturulmuştur" dedi. 'Terör örgütü propagandası' suçlamasının gerçek dışı belge ve yalanlar üzerine kurulduğunu söyleyen Özçelik, "Barışa çağrı yapılan açıklamalar önceleri suç olmazken sonrasında suç sayılarak iddianameye konmuştur. Bu iddianamedeki suçlamaları geldiği yere göndermenizi talep ediyorum" dedi. 

SAVCI CEZA İSTEDİ

Beyanların ardından savcı mütalaasını verdi.

1 Eylül 2016 ve 24 Ocak 2018 tarihlerinde yapılan iki açıklama sebebiyle hekimlerin iki kez ayrı ayrı cezalandırılmasını, Hande Arpat'in Twitter paylaşımları sebebiyle ayrıca cezalandırılmasını, Şeyhmus Gökalp'in beraatini, gözaltında geçirdikleri sürenin düşülmesini, Ayfer Horosan'ın cezasının ertelenmesinden vazgeçmesini istedi.

TTB avukatları, "Bu mütalaanın daha önceden hazırlandığını düşünüyoruz. Savunma için esasa ilişkin bir savunma talep ediyoruz" dedi. 

Mahkeme heyeti, savunma için gelecek celseye kadar süre verilmesine, bu nedenle duruşmanın 20 Mart 2019 saat 09.00'a ertelenmesine karar verdi. (Ankara/EVRENSEL)

ÖNCEKİ HABER

DEDEF Yönetim Kurulu Başkanı Ali Haydar Ben serbest bırakıldı

SONRAKİ HABER

İş cinayetinde hayatını kaybeden Sedat Yeşilköy nasıl öldü?

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa