Aşı karşıtlığı artıyor bakanlık sessiz

Fotoğraf: Pixabay

Aşı karşıtlığı artıyor bakanlık sessiz

İstanbul'da sağlık emekçileri ev gezilerinde cemaatlerin dağıttığı aşı karşıtı bildirilerle karşılaştı. Prof.Dr. Nilay Etiler gelişmeyi değerlendirdi.

Vural NASUHBEYOĞLU
İstanbul

İstanbul Kartal’da okullarda yapılacak aşı kampanyaları için ailelerden onay almak için evleri ziyaret eden sağlık emekçileri dehşet verici bir tabloyla karşılaştı. Sağlık emekçilerine birçok evde aileler, aşı karşıtı hiçbir bilimsel ve tıbbi gerçekliği olmayan imzasız bildirileri gösterdi. ‘Bunları kimlerin dağıttığını’ soran sağlık emekçilerine  aileler, bildirilerin cemaatler tarafından dağıtıldığını ve çocuklarına ‘aşı haram’ ‘şeyhim istemiyor’ diyerek aşı yaptırmayacaklarını bildirdiler.

Türkiye’de son dönemde giderek artan ve toplum sağlığı açısından artık tehdit oluşturacak bir noktaya evrilen aşı karşıtlığı cemaatler eliyle de yalan yanlış bilgilerle adeta örgütleniyor. Dağıtılan imzasız  bildiride şu başlıklar dikkat çekici: ‘Aşıya hayır diyerek sağlıklarını ve geleceklerini kurtardılar’, ‘Aşılar hakkında şok edici gerçek’, ‘Aşıların sebep olduğu hastalıklar’, ‘Aşılar içinde; domuz dokusu, at kanı, tavşan beyni var...’ ‘Aşı otizme neden olur’, ‘Aşı maymunlaşmak ve domuzlaşmaktır.’

Aşı karşıtlığını ve bildiriyi gazetemize değerlendiren Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Nilay Etiler, imzası da olmayan bildirinin güncel, tıbbi ve bilimsel bir metin olmadığını ayrıca bildiride bilim dışı ve bilimi çarpıtan çok sayıda veri olduğunu söyledi. Bildiride yer alan 3’lü karma aşının Türkiye’de artık yapılmadığını, 5’li karma aşı yapıldığını ve bunun da cıva içermediğini anlatan Etiler “Hepatit B aşısı da cıva içermiyor. Bunlar tamamen yanlış. Ayrıca aşılarda yer alan alüminyum tamamen daha güçlü yanıt almak için kullanılır. Bunun da oranı 0.5 mg’dır. Çocuklar için herhangi bir tehlike yaratmaz. Bildiride yazılanın aksine kızamık vs. gibi hastalıklar aşılar sayesinde azalmıştır ya da yok olmuştur” dedi.

Fotoğraf: MA

‘BAKANLIK İRADE GÖSTERMİYOR’

Aşı karşıtlarının bu bildiride Kur’an’ı referans gösterdiğini ancak Hristiyanlarda da buna benzer yaklaşımlarla karşılaştıklarını anlatan Etiler, ne yazık ki aşıya karşı sadece dini grupların değil başka çeşitli kesimlerin de kampanya yürüttüğünü söyledi. Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de 23 bin kişinin aşıyı reddettiğini ifade eden Etiler, Sağlık Bakanlığı bünyesindeki aşıya ilişkin birimin bu konuda duyarlı olduğunu ama Sağlık Bakanlığının ve siyasi iktidarın bu aşı karşıtlığına karşı yeterli iradeyi göstermediğini belirtti. Etiler, aşıya karşı bunca hurafenin ve kafa karıştırıcı söylemin olduğu bir ülkede Sağlık Bakanlığının ‘Aşı gereklidir, önemlidir, koruyucu sağlık hizmetidir’ açıklamaları yapmadığına dikkat çekti.  

Cemaatlerin dağıttığı aşı karşıtı bildiriler | Fotoğraf: Evrensel

'MEVZUAT BOŞLUĞU VAR'

Aşıyla ilgili ilk düzenlemenin Umumi Hıfzısıhha Kanunu ile yapıldığını ve sadece çiçek aşısının zorunlu olduğunu belirten Etiler “Aşı sadece bireysel bir müdahale gibi algılanıyor. Mahkemelerde bireylerin aşı yaptırmama kararını birçok yerde kabul ettiler. Sağlık Bakanlığı ve AYM bu mahkeme kararlarına ‘Mevzuat boşluğu doldurulmalı’ diyor” dedi. Kişi ‘Çocuğuma aşı yaptırmak istemiyorum’ dediği zaman sadece kendisine bir form doldurtulduğunu, aşının toplumsal sonuçlarının yani sizin çocuğunuz aşı olmazsa dolaylı yoldan başka çocukların da sağlığını tehdit eden yönünün yok sayıldığına işaret eden Etiler, buradaki mevzuat boşluğunun ortadan kaldırılması gerektiğini söyledi.

Türkiye’de son dönemde yükselen aşı karşıtlığının eskiden var olduğunu, mesleğe ilk başladığı yıllarda ‘Aşı kısırlık yapar’ dendiğini hatırlatan Etiler, aşı karşıtlığının giderek artmasının nedeninin Sağlık Bakanlığının kafalarda yer eden sorulara yanıt vermemesi olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “İktidar ve bakanlık aşı karşıtlığına yönelik gerekli iradeyi koymuyor. İktidarın dili de aşı yaptırmaya teşvik edici değil. Bakanlığın sağlık çalışanlarına yönelik de bu konuda bilgilendirme, eğitim gibi çalışması yok. Aşılama oranları belli bir seviyenin altına düşerse biz hekimler olarak o hastalıkta salgın bekleriz. Aşısız, korumasız çocukların artmasıyla hastalık yavaş yavaş artar. Belli bir aşamadan sonra ise salgına neden olur. Bu nedenle aşı bireysel değil toplumsal bir sorundur.”

Son Düzenlenme Tarihi: 06 Aralık 2018 00:58
www.evrensel.net
ETİKETLER Aşı