26 Kasım 2018 03:05

Kısa çalışma ödeneği musluğu açılıyor

Kısa çalışma ödeneğinde değişiklik: Patronlara, krizin adını koymadan kriz teşviki sağlanacak.

Fotoğraf: Pixabay

Paylaş

Av. Ahmet ERGİN

“Kısa Çalışma Ve Kısa Çalışma Ödeneği Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”, 09.11.2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı. Yönetmelik değişikliğinin getirdiği en önemli düzenleme, patronların, “dışsal etkilerden kaynaklanan dönemsel durumların” varlığı halinde de kısa çalışma ödeneğinden yararlanmasının önünü açmak oldu.

2008 krizi, İşsizlik Sigortası Fonu kaynaklarının, işsizlik dışında da kullanılmasını sağlayan bir “yeniliği” doğurmuş, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa eklenen Ek-2’inci madde ile kısa çalışma ödeneği düzenlenmişti. Akabinde ödeneğin nasıl kullanacağını belirlemek üzere Kısa Çalışma Ve Kısa Çalışma Ödeneği Hakkında Yönetmelik hazırlanmış ve 13 Ocak 2009 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmişti. Kısa çalışma uygulaması için genel, bölgesel ve sektörel krizin varlığı veya işyerinde zorlayıcı sebebin ortaya çıkması şartı getirilmişti. ABD, AB, Japonya ve Rusya başta olmak üzere, dünyadaki ekonomik kriz, kısa çalışma ödeneğinin yaygın bir şekilde kullanımının yolunu açmıştı.

İKTİDARIN SİHİRLİ SÖZCÜĞÜ: DIŞSAL ETKİ

9 Kasım günü Resmi Gazete’de yayımlanan değişiklikle; işyerinde zorlayıcı sebep tanımı değiştirildi. Zorlayıcı sebep tanımına deprem, sel yangın, su baskını, salgın hastalık, seferberlik ve benzeri nedenlerin yanı sıra “dışsal etkilerden kaynaklanan dönemsel durumlar” ifadesi de eklendi. Krizin adını koymayan, ekonominin durumunu “dış düşmanlarla” açıklayıp, emekçiler nezdinde yanılsama yaratmaya çalışan hükümet, aynı kavramı kısa çalışma ödeneği ile ilgili yönetmeliğe de eklemiş oldu. Böylelikle, kriz dönemleri için çıkartılan ödeneğin, krizin adı konulmadan da kullanılmasının önü açıldı.

SOMUT BELGE İSTENMEYECEK

Önceki yönetmeliğe göre, işyerinde kısa çalışma yapılmasını talep eden işverenin başvuru belgeleri arasına iddiasını kanıtlayan somut belgeleri koyması gerekiyordu. Değişikle bu fıkra kaldırıldı. İşverenlerin artık sadece “genel ekonomik, sektörel veya bölgesel kriz ile zorlayıcı sebeplerin işyerine etkilerini ve zorlayıcı sebebin ne olduğunu” belirtmeleri yeterli görülecektir. Belki de bu şekilde “yandaşlara” yeni iltimas kapısı açılacaktır.

İŞÇİ İÇİN EK HAK DEĞİL

Kısa çalışma ödeneği başvurusu kabul gören işyerlerinde çalışan işçilerin kısa çalışma ödeneğine hak kazanabilmesi için, işsizlik sigortasından yararlanma koşullarına sahip olmaları gerekmektedir. Buna göre, işçinin son 120 günü kesintisiz olmak kaydı ile son üç yıl içinde 600 gün prim ödemiş olması şarttır.

Yönetmelik, işverenlerin kısa çalışma ödeneğinden yararlanmasının koşullarını kolaylaştırmasına karşın, işçiler için yeni hak, kolaylık tanınmamıştır. Kısa çalışma ödeneğinden yararlanan işçi, akabinde işsiz kalırsa, işsizlik ödeneği, kısa çalışma ödeneği aldığı süre düşüldükten sonra ödenecektir. Bilindiği gibi, işsizlik tarihinden geriye doğru son 3 yılda 600 gün prim ödediğinde 6 ay, 900 gün prim ödediğinde 8 ay ve 1080 gün prim ödediğinde ise 10 ay süre ile işsizlik ödeneğinden yararlanılabilmektedir. Kısa çalışma ödeneğinden yararlandıktan sonra bu koşulları tamamlamadan işsiz kalan kişiler, kısa çalışma ödeneği süresi kadar eksik işsizlik ödeneği alabilecektir.

BÜTÜN GİDERLER İŞSİZLİK FONU’NDAN

Kısa çalışma ödeneği İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılanmaktadır. Yönetmelikte yapılan değişiklikle kısa çalışma başvurularının uygunluğunun tespiti için müfettiş incelemeleri dahil, Bakanlık tarafından yapılan harcamalar da İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılanacaktır. Böylelikle ödeneğin yanı sıra inceleme masrafları da İşsizlik Sigortası Fonu’na yüklenmiştir.

İŞTEN ÇIKARMAYA ENGEL DEĞİL

Kısa çalışma ödeneğinden yararlanan işyerlerinin, işçileri işten çıkarmalarının önünde bir engel bulunmuyor. Yönetmelikle, kısa çalışma ödeneğinden yararlanan işyerlerinin süreli dahi olsa işçi çıkarmasının engellenmesine ilişkin bir düzenleme getirilmedi.

KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ NEDİR?

Yasadaki tanımı ile, “Genel ekonomik, sektörel veya bölgesel kriz ile zorlayıcı sebeplerle işyerindeki haftalık çalışma sürelerinin geçici olarak önemli ölçüde azaltılması veya işyerinde faaliyetin tamamen veya kısmen geçici olarak durdurulması hallerinde”, işyerinde üç ayı aşmamak üzere kısa çalışma yapılabilmektedir. Türkiye İş Kurumu, başvurucu işverenin talebini kabul ettiğinde, bu işyerinde çalışan ve koşulları sağlayan işçilere; İşsizlik Sigortası Fonu’ndan, eksik çalıştıkları süre ile sınırlı olmak üzere kısa çalışma ödeneği ödenmektedir.

İşçiler, son dört aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının yüzde 60’ı kadar kısa çalışma ödeneği alabilecek ve bu tutar asgari ücretin brüt tutarının yüzde 150’sini geçemeyecektir. Kısa çalışma ödeneği, bugünkü rakamlarla 1.217,40 TL ile 3.043,50 TL arasında olabilecektir. Kısa çalışma ödeneğinin süresi, üç ayı aşmamak üzere kısa çalışma süresi kadardır.

Kısa çalışma süresi 3 ayla sınırlanmıştır, ancak kısa çalışma ödeneğinin süresini altı aya kadar uzatmaya ve işsizlik ödeneğinden mahsup edilip edilmeyeceğini belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir.

ÖNCEKİ HABER

Rusya-Ukrayna krizi: Kiev'de sıkıyönetim, Moskova'da nota

SONRAKİ HABER

İsrail, Doğu Kudüs'te yıkıma başladı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa