25 Kasım 2018 07:08

Dünya kadınları şiddete karşı ayakta

Dünyanın her yerinde kadınlar, kadına yönelik şiddetle mücadele için bugün sokaklara çıkıyor.

Fotoğraf: Molly Adams/Wikimedia Commons(CC BY 2.0)

Paylaş

Tüm dünyada artan kadına yönelik şiddete karşı bugün Avrupa’dan Afrika’ya, Amerika’dan Asya’ya, Latin Amerika’dan Ortadoğu’ya kadınlar evde, sokakta, iş yerinde yaşanan cinsiyetçi şiddeti protesto ediyor.

Avrupa’daki birçok eylem dünden (24 Kasım) itibaren başladı. Kadınlar İtalya’da #NonUnaDiMeno (Bir eksik olmayacağız) sloganıyla dün 14.00’te Piazza della Repubblica’da başlattıkları eylemleri hafta boyunca bir dizi etkinlikle devam ettirecekler. Fransa’da#NousAussi (Biz de) kampanyası altında birleşen 60’ın üzerinde örgüt “Cinsel ve Cinsiyetçi Şiddete Karşı Yürüyoruz” sloganıyla yürüyüşler gerçekleştirdi. Kadını şiddete karşı koruması gereken yasaların kağıt üzerinde kaldığı vurgusu yapan onlarca Belçikalı örgüt yasaların hayata geçirilmesi talebiyle bugün 13.30’da Place Poelaert’ten başlayarak kitlesel bir yürüyüş gerçekleştirecek.

Kadına yönelik şiddetin, toplu cinayetlerin ve mezarların, kürtaj yasakları yüzünden yaşanan ölümlerin ve hapis cezalarının gündemden düşmediği Orta ve Latin Amerika ülkelerinde kadına ve kız çocuklarına yönelik şiddeti, cinsel taciz ve istismarı protesto amaçlı bu hafta boyunca devam eden bir dizi etkinlik bugün yapılacak protestolarla sokağa taşacak. Kolombiya ve Brezilya gibi sağcı hükümetlerin yönettiği Latin Amerika ülkelerinde erkeklerin uyguladığı şiddetin yanı sıra devlet şiddeti de kadınların hedefinde.

Kadınların yüzde 70’inin şiddetin en az bir türüne maruz kaldığını belirttiği Hindistan’da kadınlar BM tarafından desteklenen küresel “Cinsiyete Dayalı Şiddete Karşı 16 Günlük Aktivizm” adlı küresel kampanyadan da faydalanarak ev içinde ve işyerinde şiddete, özellikle de toplu tecavüzlere karşı harekete geçiyorlar. 2016 yılında 75 bin kadın ve çocuğun tecavüze uğradığı Asya ülkesinde bu yıl açıklanan bir rapora göre her 15 dakikada bir çocuk tecavüze uğruyor.

İŞYERİNDE CİNSİYETÇİ ŞİDDETE ÖZEL VURGU

Her yıl Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü 25 Kasım’dan başlayarak 10 Aralık İnsan Hakları Günü’de sona eren “Cinsiyete Dayalı Şiddete Karşı 16 Günlük Aktivizm” kampanyasına öncülük eden Kadınların Küresel Liderliği Merkezi bu yılın mücadele temasını “Çalışma Dünyasında Cinsiyete Dayalı Şiddete Son” olarak duyuyordu.Bu yılki temanın, geçtiğimiz yıl 92 ülkede 700 örgütün katılımıyla gerçekleşen “Eğitimde Cinsiyete Dayalı Şiddete Birlikte Son Verebiliriz” kampanyasının birikimi üzerine inşa edildiğini belirten Merkez, şiddetin olağanlaştığı tüm kurumları hedefe koyduklarını ve sistematik bir dönüşüm için bastıracaklarını açıkladı.

İŞYERİNDE KADINA YÖNELİK ŞİDDETE KARŞI ILO SÖZLEŞMESİ TALEBİ

Kampanyalarında kamuoyunda farkındalık yaratmaktan sorumluluk almaya bir dönüşümü önemsediklerini belirten Merkez, bu yıldan başlayarak önümüzdeki 2 yıl boyunca işyerlerinde yaşanan cinsiyete dayalı şiddetle mücadeleyi özel bir gündem olarak ele alacaklarını duyurdu. Çalışmalarının en büyük orta vadeli hedeflerinden biri 2015 yılından başlayarak işyerinde kadın ve erkeklere şiddet ve tacizin önlenmesine yönelik bir dizi çalışma başlatan ILO’nun Haziran 2019’daki toplantısında işyerinde cinsiyete dayalı şiddetin önlenmesi için bağlayıcı bir sözleşme çıkarmasını sağlamak. ILO’nun geçtiği yılki toplantısında bağlayıcı bir ILO sözleşmesi ile yasal olarak bağlayıcılığı olmayan bir ILO önergesi çıkarmak şeklinde gündeme gelen tartışmada, Kadınların Küresel Liderliği Merkezi ve birçok sendika önergeyle desteklenmiş yasal bağlayıcılığı olan bir ILO sözleşmesi talep ediyor. ILO Sözleşmesi çıkarılmasına yönelik kampanya #ILOendGBV (ILO cinsiyete dayalı şiddete son ver) sloganı ve etiketiyle yaygınlaşacak.

ULUSLARARASI SENDİKA FEDERASYONLARI ILO SÖZLEŞMESİ İÇİN BASTIRDI

172 ülkede 401 örgütten 30 milyon eğitim emekçisini kapsayan, Türkiye’den Eğitim Sen’in de üyesi olduğu uluslararası eğitim emekçileri sendikaları federasyonu Education International (EI) da bu yıl 25 Kasım’da işyerinde cinsiyete dayalı şiddeti ana gündem olarak ele alan ve ILO Sözleşmesi için bastıran kurumlardan biri. Genel Sekreter David Edwards 25 Kasım ile ilgili açıklamasında “İşyerinde şiddet, eğitim sektöründe hayatın gerçek bir meselesi, Avustralya’dan Kanada’ya, Güney Afrika’dan Almanya’a, Arjantin’den Norveç’e dünyanın her yerindeki Education International üyesi örgütler meseleye dikkat çekiyor” diyerek sorunun küresel boyutunu vurguladı.

39 ülkeden 89 sendika konfederasyonunun bağlı olduğu Avrupa Sendikaları Konfederasyonu (ETUC) Sekreteri Montserrat Mir ise “AB hükümetlerinin bu yıl üzerinde anlaşılan [ILO] metnini sulandırmak istediklerini biliyoruz. Umarız tutumlarını değiştirirler. Hükümetlerin de desteğiyle, çalışma yaşamında kadına şiddet,  işverenler, sendikalar ve sendika üyeleri tarafından ortadan kaldırılabilir” şeklinde konuştu. 163 ülkede örgütlü 331 sendika konfederasyonunun üye olduğu Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC) Genel Sekreteri Sharan Burrow ise “Şiddet ve taciz insanların yaşamına ve geçimine mal oluyor. Milyonlarca kadını ve ailelerini etkiliyor. Önümüzdeki yıl, ILO şiddetsiz ve tacizsiz bir çalışma dünyasına giden yolda büyük bir adım atma olanağına sahip. Hükümetleri ve işverenleri bize katılmaya çağırıyoruz.

ITUC’un 2017’de yaptığı bir araştırmaya göre ev içi şiddet gören kadınların yüzde 75’i işyeri performansının kötü etkilendiğini belirtirken yüzde 10’u evde gördüğü şiddet yüzünden işini kaybettiğini aktarıyor. Tacize maruz kalan kadınların yüzde 30 ila 40’ı tacizcisiyle aynı işyerinde çalıştığı kaydediyor. Her 3 kadından 1’inin şiddet gördüğü dünyamızda, bu rakamlar kadınların hem evde hem de işyerlerinde bir şiddet cenderesi altında yaşayıp çalıştığını kanıtlar nitelikte.

KAYIT DIŞI ÇALIŞAN 740 MİLYON KADIN ŞİDDETE KARŞI KORUNMASIZ

ILO’nun bu yıl nisan ayında yayımladığı istatistiklere göre dünyanın çalışan nüfusunun yüzde 60’ı kayıt dışı çalışıyor. Bu oranın az gelişmiş ülkelerde yüzde 70’e vardığı belirtiliyor. Bu kayıt dışı ekonomide korunmasız, güvencesiz ve esnek koşullarda istihdam edilen 2 milyar insan olduğu anlamına geliyor. ILO kayıtlarına göre bunun yüzde 58’ini kadınlar oluşturuyor.Kayıt dışı istihdamdaki kadınlar için çalışan uluslararası bir ağ olan WIEGO yeryüzünde kayıt dışı çalışan en az 740 milyon kadının şiddete karşı yasal korunmadan mahrum bırakıldığına dikkat çekiyor. Bu yıl ILO’nun 80 ülkede araştırdığı işyerinde şiddet ve taciz vakalarının çoğunun yasal bir istihdam sözleşmesi dahilinde kayıt altına alınarak raporlandığını ve kayıt dışı çalışanları içermediğinin altını çizen WIEGO, örneğin, 80 ülkenin 20’sinde ev işçilerinin, 8’inde ücretsiz aile işçilerinin çalışma hukukundan dışlandığını belirtiyor. Kayıt dışı istihdamın en yoğun olduğu tarım sektörü dışında, ev işçiliği, sokak satıcılığı ve atık toplama gibi işlerde çalışan kadınların birçoğu hem işverenin ve toplumdaki bireylerin şiddetine ve cinsel saldırılarına hem de göçmenlik polisinin uyguladığı devlet şiddetine karşı en korunmasız grupları oluşturuyor.

WIEGO “Şiddet ve Kayıtdışı Çalışma” adlı bildirisinde, ev eksenli üretimde çalışan kadınların çalıştığı firmalarla ara buluculuk yapan kişilerin kadınlara ödeme yapmaması sonucunda maruz kaldığı ekonomik şiddetin yanı sıra ücretini alamayan kadınların bir de hane halkından erkeklerin fiziksel şiddetine uğradığını belirtiyor. Uluslararası Ev İşçileri Federasyonu (IDWF) ise ev işçileri için işyeri denen yerin işverenin kamuya kapalı, izole, özel mülkü olmasından kaynaklı şiddetin biçimlerinin çeşitlendiğine dikkat çekiyor. Ev işçileri, zorla borçlandırılmış çalışma, tecavüz ve cinayet gibi şiddetin en uç örneklerini yaşarken göçmen bir ev işçisi olmak bu durumu daha da katmerleştiriyor.

BM'NİN 25 KASIM SLOGANI: BENİ DE DUY!

Her yıl Birleşmiş Milletler Kadın Biriminin (UN Women) öncülüğünde örgütlenen “Kadına Yönelik Şiddeti Sonlandırmak için BİRLEŞİN” ya da kısa adıyla UNiTE kampanyasının bu yılki sloganı, Hollywod yıldızlarının işyerinde tacize dikkat çekmek için başlattığı #MeToo (Ben de) kampanyasına atıfta bulunarak “Orange the World: #HearMeToo” (Dünyayı turuncuya boya: #BeniDeDuy) olarak belirlendi.

BM, Kadınların Liderliği Küresel Merkezinin 1991’de başlattığı Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü olan 25 Kasım’dan 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’ne kadar “16 günlük eylem planı” kapsamında birçok organizasyona destek olacağını açıkladı. Bu süre zarfında, UNiTE kampanyası bileşenlerinin, yerel, ulusal, bölgesel ve küresel düzeydeki kadın hareketleriyle ortak etkinlik ve eylemler düzenlemesi ve yasa koyucularla diyaloğun geliştirilmesi bekleniyor.

BM Kadın Birimi kampanya sloganını 25 Eylül’de sosyal medyadan ilan etmiş, 25 Ekim’de tüm UNiTE bileşenlerine kendi ülkelerinde farkındalık yaratacak etkinlikler yapması çağrısında bulunmuştu. Bugün BM’nin New York’taki binasında düzenlenecek olan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü töreniyle 10 Aralık İnsan Hakları Günü’nde son bulacak 16 günlük eylem planı da başlatılacak. Bu süre zarfında 29 Kasım Uluslararası Kadınların İnsan Hakları Günü ile 1 Aralık Dünya AIDS Günü özel olarak değerlendirilecek. Kadına ve kız çocuklarına şiddete dikkat çekmek için her ayın 25’ini “Turuncu Gün” ilan eden BM, kampanya boyunca #OrangeUrWorld (Dünyanı turuncuya boya), #OrangeTheWorld (Dünyayı turuncuya boya), #HearMeToo (Beni de duy), #EndVAW (Kadına Yönelik Şiddete Son) etiketleriyle sosyal medya paylaşımları yapılması çağrısında bulundu.  

BM VERİLERİ

* Her 3 kadından ve kız çocuğundan 1’i hayatında fiziksel ve/ya cinsel şiddete maruz kalmış, birçoğu da yakınları tarafından.

* Evli ya da bir ilişki içerisindeki kadınların sadece yüzde 52’si cinsel ilişki, doğum kontrolü ve sağlık konularında kendi kararlarını alabilir durumda.

* Tüm dünyada bugün hayatta olan neredeyse 750 milyon kadın 18 yaşından önce evlenmiş, 200 milyon kadın ve kız çocuğu sünnete maruz kalmış.

* İnsan kaçakçılığı mağduru olanların yüzde 71’i kadınlar ve kız çocukları, kaçakçılığa maruz kalan her 4 kadın ve kız çocuğundan 3’ü cinsel istismara uğramış.

* Kadınlara yönelik şiddet, kanser hastalığı ölüme ciddi bir ölüm sebebi, tüm dünyada trafik kazalarının ve sıtmanın toplam sebep olduğundan daha fazla sağlık sorununa neden oluyor.

Derleyen: Fulya ALİKOÇ

STOCKHOLM’DE KADINLAR ŞİDDETİ PROTESTO ETTİ

İsveç’in başkenti Stockholm'de kadınlar, düzenledikleri bir gösteriyle kadınlara yönelik fiziki ve cinsel şiddeti kınadı. İsveç Hükümeti'ne kadınlara yönelik şiddet ve saldırıların durdurulması için Birleşmiş Milletler nezdinde girişimde bulunma çağrısı yaptı.

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Uluslararası Dayanışma Günü dolayısıyla Sosyalist Feministler, Amara Kürt Kadın Meclisi, Komünist Parti, Ne Fahişe Ne Boyun Eğen Derneği, İran Halklarının Demokratik Platformu'nun çağrısıyla gerçekleşen eylemde kadınlara yönelik şiddeti kınayan pankartların yanı sıra dünyanın değişik ülkelerinde katledilen kadınların fotoğrafları taşındı. Ne Fahişe Ne Boyun Eğen Derneği'nin başkanlık görevini yürüten Sol Parti Milletvekili Amineh Kakabaveh, dünyanın pek çok ülkesinde kadınlara yönelik şiddetin yaygın olduğunu, her gün yüzbinlerce kadının ve çocuğun zorla evlendirildiğini söyledi.

‘TACİZ VE TECAVÜZLERİN DEVAM ETTİĞİ BİR İSVEÇ İSTEMİYORUZ’

Ortadoğu başta olmak üzere dünyanın pek çok yerinde süren savaşlardan en fazla kadınların zarar gördüğüne dikkat çeken Kakabaveh, “IŞİD ve Boko Haram çetelerinin kaçırıp köleleştirdiği binlerce kadından hiç kimse söz etmiyor. Günümüzde hala 3-4 bin civarında Êzidî kadını IŞİD’in seks kölesi. Dünya buna karşı sessiz kalmamalı” diye konuştu.

Kakabaveh, #Metoo kampanyasının İsveç'teki cinsel taciz ve tecavüzlerin oldukça yaygın olduğunu, işyerlerinden parlamento koridorlarına kadar kadınların tacize uğradığını gösterdiğini hatırlattıktan sonra “Taciz ve tecavüzlerin engellenmesi için hükümet ve polis başta olmak üzere tüm kurumlar sorumluluğunu yerine getirmeli. Biz taciz ve tecavüzlerin devam ettiği bir İsveç istemiyoruz” dedi.

Kakabaveh, İsveç Hükümeti'ne başta Suudi Arabistan olmak üzere kadın ve insan haklarını ihlal eden ülkelere silah satışlarını durdurması çağrısı yaptı.

‘İSVEÇ SUUDİ ARABİSTAN'A SİLAH SATIŞINI DURDURMALI’

Komünist Parti adına bir konuşma yapan Anita Salven, İsveç Hükümeti’nin kadınları ikinci sınıf insan olarak gören Suudi Arabistan'a okul ve cami açmasına ve çalışma yürütmesine izin verdiği için eleştirdi. İsveç Hükümeti'nin silah sattığı için Suudi Arabistan'ın Vahabi inançını İsveç'te yaygınlaştırmasına göz yumduğunu söyleyen Salven, “Güçlenen aşırı İslamcı güçler, banliyölerde yaşayan kadın ve genç kızlara baskı yapıyor. Buna son verilmeli. İsveç Suudi Arabistan'a silah satışını durdurmalı” dedi. (Stockholm/EVRENSEL)

ÖNCEKİ HABER

Basel’de ırkçı gösteri engellendi

SONRAKİ HABER

Donald Trump'tan Türkiye ve F-35 açıklaması: Satmayacağız

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa