LC Waikiki sömürüde işçiyi katılımcı hale getiriyor

Fotoğraf: Pixabay

LC Waikiki sömürüde işçiyi katılımcı hale getiriyor

LC Waikiki’de kota ve çipten sonra şimdi de kaizen uygulamasına başlandı.

Sinan CEVİZ
İstanbul

Gazetemizde LC Waikiki (LCW) markasının ne kadar çok kâr ettiği ve işçilerine ise tam tersi, düşük ücretler verdiğine dair defalarca haberler yapılmış ve çalışma koşulları eleştirel bir gözle ele alınmıştı. Sürekli mağazalar açan ve sektörün en büyüğü olan bu firmaya ilişkin basında iki türlü haber çıkıyor. Bir yandan LCW’nın başarı öykülerini anlatan haberler ve bunu destekleyecek reklamlarla karşılaşıyoruz. Bu haber ve reklamlarda ne yazık ki işçilere dair bir ize rastlamıyoruz. “Waikiki Waikiki Waikiki” diye sık sık tekrarlanan sözlerle sunulan bu reklamların görsel ve yazılı olanlarında hep aynı tını var: “Aman ne güzel büyüdü, aman da nasıl çok kâr elde etti.” Bu tonda sunulan ve tüketicileri ‘ucuz ve kaliteli’ olduğuna ikna etmeye çalışan bu söylemler aslında hep bir şeyin üstünü örttü, örtmeyi hedefledi.

LCW markası ile elimize aldığımız, dokunduğumuz, beğendiğimiz, alıp giydiğimiz ürünlerin üretim sürecinde yaşananlar ise başka bir haberciliğin konusu oldu: Üretim esnasında işçiler neler yaşıyor? İşlerinden edilenler acaba haklarını alıyorlar mı? Binlerce işçinin çalıştığı bu firma Anayasal hak olan sendikaya ne kadar tahammüllü? Yani artı değer üreten işçilerin hikayesini paylaşan ve seslerini duyuran haberler... Bugün okuduğunuz bu yazıda da yaşananlardan sadece bir yönünü sizlere aktarmaya çalışacağız. Daha önce gazetemizde LCW’nın depolarında esnek üretim modellerinin uygulandığına dair haberler yayınlanmıştı. Özellikle Toyota modeli diye de bilinen uygulamaların başladığını duyurmuştuk. Bugün de esnek üretim modellerinin uygulamasında durum nedir, bunu aktarmaya çalışacağız.

LCW’da en belirgin olan kota uygulaması... Sayıyı tamamlayıp tamamlamamasının yanı sıra ne kadar rapor kullanılıp kullanmadığına kadar, işçinin sözde verimliliği üzerinden prim miktarı belirleniyor.

En ilginç uygulamalardan biri ise işçilerin kullandığı LCW’nın tanıtım kartlarına yerleştirilen çiplerle, işçilerin depolar içerisindeki hareketlerinin izleniyor olması. Yani koli kaldırdığınız yerde misiniz, su içmeye ya da lavaboya mı gittiniz? Buralarda ne kadar zaman geçirdiniz? Tüm bunlar üzerinizdeki kartlara takılı çiplerden izleniyor.

İŞÇİ ÖNERİ YAPMAYA ZORLANIYOR

Kota, çip, tutanak derken şimdilerde en ‘revaçta’ olan muhabbet konusu ise kaizen. Nedir kaizen diye merak edenler LCW işçilerine sorabilir. Hemen size anlatacaklardır, “Kai değişim, zen daha iyi anlamında” diye. Çünkü depo çalışanlarına sık sık bu anlatılıyor ve deniyor ki: “Kaizen uygulaması ile önerilerde bulunarak çalışma alanını daha güvenli hale getirecek ve aynı zamanda daha verimli hale getireceksiniz.” Kaizen, namı diğer öneri sistemi kapsamında, LCW’da tüm bölümlerde konulan kutular vasıtası ile öneriler toplanmaya çalışılıyor. Amaç ise işçilerin çalışma koşullarında dikkatlerini çeken önerilerle daha hızlı ve daha çok üretim seviyesini yakalamak. Biliyorlar ki bir bant daha iyi nasıl işler, bunu en iyi işçi görür. Bu nedenle işçileri bu önerileri yapmaya zorluyorlar.

Zorluyorlar diyoruz, çünkü olan tam da bu. Bütün bölümlerde kurulu kutulara işçilerin öneri atması isteniyor ve deniyor ki herkes bir ay içerisinde mutlaka öneride bulunmalı. Bununla ilgili her bölümde işçiler içerisinde temsilciler belirleyen işveren vekilleri, belirlenen işçilere eğitimler veriyor. Eğitimin konusu ise “Kaizen nedir?” Kaizen ile ilgili bilgilenen işçi temsilcileri, bölümlerde arkadaşlarına eğitim veriyor: “Kai değişim zen daha iyi anlamında, anladınız mı arkadaşlar?” LCW depolarında bugünlerde bu trajikomik bir ‘oyun’ devam ediyor.

Kaizen sistemi ile ilgili binlerce işçinin çalıştığı depolarda, her ay binlerce önerinin toplandığını söyleyebiliriz. Bu önerilerde başarılı olanlara ise şimdilik puan veriyorlar, öneri yapmayanların ise puanları düşüyor. Bu puanlarla ne alınır ne satılır orası henüz net değil. Yani bu kaizen fırtınası kapsamında öneride bulunan işçilere bir ödül var mı, henüz belli değil. Aslında belli, ödül yok, puan var puanın da bir karşılığı henüz yok.

İşçiler “İçeride kutulara öneri attık” ya da “Öneri verdim” demek yerine esen rüzgarın da etkisiyle mi bilinmez, “Kaizen verdim” diye tarif ediyor içinde bulundukları durumu.

- Kardeş sen kaizen verdin mi?

- Bu hafta kaizen vermedim ama vereceğim.

Ola ki birisi “Kaizen ne la” derse, o an LCW işçisi hazır cevap bir şekilde, “Kai değişim zen daha iyi anlamında, Japonlar bulmuş abi bunu” diyor.

Kaizen uygulandığından beri bazı değişiklikler de olmaya başlamış. Örneğin depolardaki bazı bölümlerde israf olmasın diye eski ve yırtık kolilerin tekrar bantlanarak kullanılması gibi.

‘BİR DE ZAM İÇİN KAİZEN VERELİM’

Öte yandan LCW’da geçici işçi alınıp çıkarılmaya devam ediliyor. Bugünlerde de sözleşmeli işçiler alındı ve işçilerin yılbaşı yoğunluğu aşılınca arkadaşlarının işten çıkarılacağını öngörüyor. Keza sözleşmeler de 2 aylık yapılmış durumda. Ve elbette LCW işçisi yıl sonu yaklaştıkça zam taleplerini dillendiriyor. Asgari ücretin yeterli olmadığını belirten işçiler ücretlerine zam yapılmasını ve bunun için yılbaşının beklenmemesini istiyor.

“Bu öneriyi acaba kutulara atsak mı?” diye de düşünmüyor değiller. “Kaizen verirken bir de zam için verelim ne olacak” diyorlar.   

Önümüzdeki günlerde neler yaşanır bilinmez, ancak LCW işçileri birliklerini kurdukları ve korudukları oranda esnek üretim modelinin bedenlerinde ve ekonomilerindeki yıkımdan kurtulabilirler.

AMAÇ ÜRETİMİ HIZLANDIRMAK VE ARTIRMAK

Kaizen, Japoncadaki kai (değişim) ve zen (daha iyi) anlamına gelen kelimelerin birleşimi ile oluşan, sürekli iyileştirme anlamına gelir. Öncelikli amacı üretimdeki süreci küçük ama etkili değişikler ile daha fazla hale getirmektir. Kaizenin fabrikalarda uygulanmasındaki esas amaç, işçiyi mesai saatleri içerisinde daha hızlı ve daha fazla çalıştırarak üretimi artırmaktır.

Son Düzenlenme Tarihi: 01 Kasım 2018 19:26
www.evrensel.net
ETİKETLER LC Waikikikaizen