12 Ekim 2018 19:01
Son Düzenlenme Tarihi: 13 Ekim 2018 10:56

Ölmemek için öldürmek zorunda kalan Namme Öztürk’e 12 yıl hapis

Boşanmasına rağmen şiddetten kurtulamayan, yaşayabilmek için eski eşini öldürmek zorunda kalan Namme Öztürk davasında karar açıklandı: 12 yıl hapis!

Ölmemek için öldürmek zorunda kalan Namme Öztürk’e 12 yıl hapis

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Elif Ekin SALTIK

Kendisine sistematik şiddet uygulayan, en son da öldürme teşebbüsünde bulunan boşandığı Kazım Aydemir’i öldüren Namme Öztürk’ün yargılandığı davanın karar duruşması görüldü. Mahkeme heyeti Namme Öztürk’e “insan öldürmek” sucundan müebbet hapis cezası verdi. Namme’nin öldürme eylemini korku ve heyecan içinde işlemiş olması nedeniyle de ceza 12 yıla düşürüldü. Karar oy çokluğuyla alındı, mahkeme heyetinin bir üyesi karara muhalefet şerhi koydu,

Temmuz 2016’da İstanbul Tuzla’da yaşanan olayda Namme Öztürk, boşandığı Kazım Aydemir’i bıçaklayarak öldürmüştü. Aydemir’in evliliği boyunca kendisine şiddet uyguladığını, tecavüz ettiğini ve boşandıktan sonra da tecavüz etmeye devam ettiğini mahkeme boyunca dile getiren Namme Öztürk, kocasının evlilik boyunca sürekli kendisini aldattığını, ancak çocukları olduğu için Aydemir’in çocuğu görme bahanesiyle sürekli eve geldiğini söylemişti. Öztürk, olay günü Kazım Aydemir’in eve geldiğini, kendisine silah doğrultarak öldürmekle tehdit ettiğini, buna karşın Öztürk’ün kendisini korumak için Aydemir’i öldürmek zorunda kaldığını, cinayeti tasarlamadığını belirtmişti.

‘MEŞRU MÜDAFAA KOŞULLARI OLUŞMUŞTU’

Bugün Anadolu Adliyesi 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen karar duruşmasında savcı mütalaasında Namme’nin müdafaa sınırını aşması ancak korku ve endişe ile bunu yapmış olması nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesini istedi.

Maktulün ailesinin avukatı ise kıskançlıktan kaynaklı cinsiyetin tasarlandığını söyleyerek cinayetin “canice ve hunharca hisle” işleğini iddia etti.

Namme’nin avukatları ise yaptığı savunmada maktulün yanında namlusu çekilmiş silah olduğu, meşru müdafaa koşullarının oluştuğu ve Namme’nin ölmemek için saldırıya eş zamanlı ve orantılı olarak meşru müdafaada bulunduğunu söyledi.

Namme’nin evlendiği günden itibaren ve boşandıktan sonra da cinsel, fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kaldığının raporlarla kanıtlandığını hatırlatan avukatlar bu sürede içinde Aydemir’in birden fazla kez aldatma hikayesi de olduğuna belirttiler.

Avukat Diren Cevahir Şen savunmasında şunları ifade etti: “Tasarlayarak öldürmek isteyen birisi neden basit bir bıçakla bunu yapsın? Namme daha önce boşanmak istediğini beyan etmiş ancak ailesine söylemediği için gizlice boşanmak durumunda kalmış, maktul de bu durumu kullanarak şiddeti sürdürmüştü. Namme’yi boğarak öldürülmeye çalışmış, kemerle dövmüş, sürekli çocukları tarafından kurtarılmıştı. İşkence içinde bir hayatı vardı. Namme canını kurtarmasaydı bugün aramızda olmayacaktı. Bu hiçbir kadının kaldıramayacağı bir şey. Tüm bunlar göz önünde bulundurularak Namme’nin beraatını istiyoruz.”

NAMME ÖZTÜRK: BEN KENDİMİ KORUDUM

Son sözleri sorulan Namme ise şunları söyledi: “Ben yıllarca kayınpederimi, kayınvalidemi anne, baba olarak gördüm ve hep onlar için sustum. Ama onlar telefonumda oğullarının ölü fotoğrafını onlara gösterdiğimi söylüyorlar. Ben konuştum ve artık hiçbir şeyin iddia olarak kalmasını istemiyorum, her şeyin ispat edilmesini istiyorum. Olay günü çocuklarımı okula göndermek için hazırlamıştım, 3+1 evde oturuyorum, olay mutfakta ya da herhangi bir odada değil, kapı önünde oldu. Eğer bunu tasarlayarak yapsaydım orada yapmazdım. Ben tasarlayarak yapmadım, sadece kurtulmak için elimden geleni yaptım.

Çok agresif biriydi, kimse onunla baş edemiyordu, kimse elini taşın altına koymadı. Karşı koymasaydım ölmüş olabilirdim, o zaman arkamda kalan iki çocuk için ‘yazık oldu’ diyeceklerdi. Beraatımı istiyorum.”

MAHKEME MÜEBBET HAPİS VERDİ, İNDİRİM YAPTI: 12 YIL 6 AY HAPİS

Savunmaların ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, Namme Öztürk’ün 55 bıçak darbesiyle kasten insan öldürme suçunu işlediği gerekçesiyle müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, evlendiği günden bu yana gördüğü sistematik şiddet nedeniyle cezasının 15 yıla düşürülmesine, maktulü öldürülmeden önce silahının namlusuna kurşun sürerek Namme’yi öldürmeyi hedeflediği göz önünde bulundurularak cezasının 12 yıl 6 aya düşürülmesi karar verdi.

28 ay tutukluluk halini göz önünde bulunduran mahkeme, bu sürenin de cezasından düşülmesine ve tutukluluğunun devamına hükmetti. Mahkeme heyetinin bir üyesi Namme’nin meşru müdafaa hakkını kullanıldığı gerekçesiyle karara muhalefet şerhi koydu.

‘NAMME ÖLMEDİĞİ İÇİN CEZALANDIRILDI’

Kararı değerlendiren Avukat Diren Cevahir Şen şöyle konuştu: “Namme canını kurtardığı için yargılandı. Dava sürecinde, boyunca evlilik hayatı boyunca sistematik her türlü işkenceyi yaşamış bir kadının, Namme’nin şiddet dolu hayatını anlatmaya çalıştık. Daha önce iki defa polise gittiği halde polis çözüm olmadı ve şiddet katmerlenerek devam etti. Namme, gizlice boşandı. Hem ailesi hem de eski eşinin ailesi tarafından şiddete itildi. Olay günü yine şiddete uğradı, kocası ölümle tehdit etti. Bu kadar işkence gören birinin canını kurtarmaktan başka şansı yoktur. Mahkemenin kadın üyesi Namme’nin meşru müdafaa hakkını kullandığı yönünde karar verdi ama 2 erkek üyenin oyuyla Namme cezalandırıldı. Erkekler söz konusu olduğunda indirim uygulayan yargı Namme’yi ölmediği için cezalandırdı.”

Avukat Gülhan Kaya da “Namme’yi korumayan devlet bugün bir kere daha Namme’yi cezalandırdı. Yargı bu kararla kadınlara ‘yaşamınızı korumayın’ demiş oldu. Hayatı boyunca işkence görmüş bir kadına sadece haksız takdir indirimi yapıldı. Erkek adalet değil gerçek adalet gelene kadar yaşamı savunmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

ÖNCEKİ HABER

MHP- İYİ Parti gerilimi tırmanıyor

SONRAKİ HABER

Keşan'da eğitime kar engeli

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa