OHAL baskısı kampüsümüzü bölmesin, bizi birleştirsin!

OHAL baskısı kampüsümüzü bölmesin, bizi birleştirsin!

'Üniversitemiz bölünmek istenirken fakülte öğrencileri olarak mümkün olan en yüksek sesle taleplerimizi haykırmamız gerekiyor.'

Anadolu Üniversitesi 2 Eylül Kampüsü Öğrencileri

Bir gencin hayatla mücadelesi çok erken başlıyor. Ülkemizde ilkokul hayatından liseye, liseden üniversiteye uzanan bir geçim ve gelecek mücadelesi bu... Gerek meslek gerek Anadolu ve fen liselerinde gençlikteki kaygı hep aynı. Hep bir gelecek kaygısı ve acaba iş bulabilecek miyim şüphesi ile geçiriyoruz gençliğimizi... Bu kaygılarımız bizi bir üniversite sınavı cenderesine sokuyor ki içindeki adaletsizlikler, meslek liseli arkadaşlarımızı fabrikalara ucuz iş gücü haline getirirken bizi de sistemin içinde eleyerek, adeta yarıştırarak yeterli olmayan iş imkanları için yalnızlaştırıyor. Bugün de ülkemizde bu zorlukların içinden gelmiş gençler üniversitelerinden koparılmak isteniyor hem de bir seçim propagandası için.

'BİRLİKTE BİR SES YÜKSELTMELİYİZ'

Bugün itibarıyla 13 üniversitenin bölünmesiyle 20 yeni üniversite kurulması planlanıyor. İçinde bizim de öğrencisi olduğumuz Anadolu Üniversitesi Mühendislik Fakültesi de var. Bu tasarının amacı net değil, akademik açıdan, kampüs imkânları açısından bizlere ne getireceği belli değil... Günlük hayatımızda önemli yer tutan Yunus Emre Kampüsü'nün yemekhanesi, atölyeleri, sosyal faaliyetleri düzenlediği alanları, ders gördüğümüz laboratuvarların yeri nasıl doldurulacak sorularının cevabı yok. Kampüs içinde hem öğrenci arkadaşlarımız hem öğretmenlerimiz bu durumdan rahatsız. Konuştuğumuz bütün arkadaşlarımız aynı kaygıyı taşıyor; mevcut okulumuzun değişmesini istemediklerini, üniversite tercihlerini yaparken seçtikleri okuldan mezun olmak istediklerini söylüyorlar. Bir grup arkadaşımız ise okulumuzun teknik üniversite olacağını söyleyerek bu kaygıların giderileceğini düşünse de bu konuları tartıştığımızda kampüsümüzün eksiklerinin bir vaatle giderilemeyeceğini görüyor ve bize hak veriyorlar. Akademisyenlerimiz Açık Öğretim Fakültesi'nden gelen döner sermaye ücretlerinin kesileceğinden rahatsız ve öğrenciler arasında bazı akademisyenlerin fakülteden ayrılacağı konuşuluyor. Okullarımızda bilimsel eğitim giderek nadirleşen bir kaynağa dönüşürken, muhalif ve barış isteyen akademisyenler fakültelerden uzaklaştırılırken böyle bir durumda kurulacak yeni kadronun bilimselliği son derece tartışmalı ve kaygılı bir durum halinde... Aynı problemlerden muzdarip 13 üniversiteden arkadaşlarımız olduğunu düşündüğümüzde bu tasarının bir OHAL tasarısı olduğu, bir dayatma üzerinden yürüdüğü sonucuna varıyoruz. Anadolu Üniversitesi'nden arkadaşlarımız, eğer bu tasarıya karşıysak diğer üniversitelerden arkadaşlarımız ile “birlikte bir ses yükseltmeliyiz” söyleminde kararlı... Bu süreçte üniversitemizin gençliğinin yükselttiği ses yalnızca bir mesele ile alakalı bir ses değil. OHAL karanlığının okullarda biriktirdiği tepki ile büyüyen gençliğin, bu baskı ve karanlığa karşı bir sesi olarak da görülebilir.

İLETİŞİM VE DAYANIŞMA GÜÇLENMELİ

Üniversitemiz bölünmek istenirken, gelecek kaygılarımız giderek artarken, fakülte öğrencileri olarak mümkün olan en yüksek sesle taleplerimizi haykırmamız gereken bir sürece giriyoruz. Fakültenin öğrencileri olarak biz her platformda bu tasarıyı istemediğimizi söyleyeceğiz ve diğer üniversitelerdeki arkadaşlarımızla iletişimimizi ve dayanışmamızı geliştireceğiz. Üniversiteden arkadaşlarımızı derinden etkileyen bu problemin aslında bir Türkiye gençliği problemi olduğunun farkındayız ve bütün üniversite gençliğinin problemleriyle gelişen bir dayanışma bizim ve bütün gençliğin taleplerini söyleyebileceği bir alan açıyor. Anadolu Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğrencileri olarak bu tasarıya karşıyız ve her alanda bu söylemimizi dile getireceğiz...

www.evrensel.net