Kadına yönelik şiddet 10 yılda 3 kat arttı
Fotoğraf: Cem Gül/EVRENSEL

Kadına yönelik şiddet 10 yılda 3 kat arttı

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü, kadına yönelik şiddetin son 10 yılda 3 kat arttığına dikkat çekti.

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü, Türkiye’de kadına yönelik şiddetin son 10 yılda 3 kat arttığına dikkat çekti. Kadın cinayetlerinde artış gösteren bir eğilim olduğuna işaret eden Güllü, buna bağlı olarak şiddet boyutunun yaralanmalardan ölüme doğru kaydığını vurguladı. Kadına yönelik şiddeti önleme konusunda İstanbul Sözleşmesi’ni esas aldıklarını belirten Güllü, erkek şiddetinin kadına karşı beslediği kin ve intikam duygusunun çocuk ölümlerine neden olmaya başladığını ifade etti. Türkiye’de yaşanan kadına yönelik şiddet, taciz, istismar olaylarının çocukları öldürerek kadına ders verme yöntemine dönüştüğüne dikkat çeken Güllü, “Çocuklar bir intikam aracına dönüştürülmek isteniyor. Bir an önce tedbir ve önleyici yasaların çıkarılması lazım. Şu an yaşanan bu durum çok vahim bir tablodur ” diye konuştu.

Fotoğraf: MA

‘KADIN CİNAYETLERİNİN KESİN VERİSİ YOK'

Türkiye’de kadına yönelik şiddetin bir travma sürecine geldiğini yineleyen Güllü, hükümete seslenerek kadına yönelik şiddet ve istismar dosyalarının kayıtlarının neden bugüne kadar tutulmadığını sordu. Bu sorunun sadece sivil toplum örgütlerinin verileriyle sınırlı tutulamayacağını dile getiren Güllü, “Türkiye’de bugüne kadar işlenen kadın cinayetlerinin tam olarak verisini henüz kimse bilmiyor. Bakanlık da böyle bir şeyi açıklamıyor. Sadece elimizde sivil toplum örgütlerinin verileri mevcut. Bu veriler de toplumsal cinsiyet eşitliği açısından bakıldığı için miras kavgasından ölen, iş kazasında ölen ya da trafik kazasıyla ölen kadınların oranı var. Şiddette uğrayarak ölen kadınların oranı ile kazada ölen bir kadının bir birine karıştığı için net oran ortaya çıkmıyor” ifadelerini kullandı.

'TECAVÜZ ÖNERGESİYLE KARŞI KARŞIYA KALAN BİR ÜLKEDE YAŞIYORUZ'

Ülkede giderek artan cinsel istismar olaylarının bu süreçte artmasının kadına bir meta gözüyle bakılmasından kaynaklandığını ifade eden Güllü, “Kadını ve çocuğu meta gören bir anlayışla karşı karşıyayız. Birleşmiş Milletlerin '18 yaş altı çocuktur' sözleşmesine imza atmış bir ülke olarak 'o çocukları 12 yaşında evlendirelim, erken yaş evlilikleri olsun, onların evlilikleri geçerli olsun' diye bir tecavüz önergesiyle de karşı karşıya kalan bir ülkede yaşıyoruz. İstanbul Sözleşmesi aslında tüm bunların hepsini engelleyebilecek bir yapıya sahip. Bütün kadınların çıkarılan bu yasalar ışığında korunması lazım” dedi.

‘15 TEMMUZ KADINA CİDDİ ZARARLAR VERDİ’ 

15 Temmuz sonrası yaşananların en çok kadınları etkilediğinin altını çizen Güllü, “Darbeyle birlikte hem üniversitelerden alınan kadınlar hem belediyelerin kadın danışma merkezlerinin, sivil toplum örgütlerinin kapatılması, bunların her biri ciddi anlamda darbelerdir. Şu an en çok yaşanan sorunlardan biri de karakola giden kadınların sorunlarına ciddi yaklaşılmaması konusudur. Şiddet gören bir kadın karakola başvurduğunda ‘İşimiz var, size yardım edemeyiz’ diyorlar. Bu yüzden önlenebilir bir vakanın ölümle sonuçlanabiliyor olması büyük bir sorundur. Ülkede kadına yönelik şiddeti önleme noktasında kadının şikâyet için başvurduğu kurumlarda aldığı cevaplar, ‘Şu an darbe var, sana yardım edemem’ cümlesine gelmiş durumdadır. Kadın mevzusu siyaset üstü bir mevzudur ve hiçbir siyasetin arka bahçesi olamaz. Hiçbir kurum da şiddetin artmasından dolayı rahat olmamalıdır. Hükümetin buna yönelik önleyici tedbirler alması elzemdir” ifadelerini kullandı.

'ÇOCUKLARA MÜDAHALE ETMEYİ BIRAKIN'

Son zamanlarda kadına yönelik çıkarılan yasaların çocukların da hayatını olumsuz bir biçimde etkileyen düzenlemeler olduğuna işaret eden Güllü, "Önleyici tedbirler olarak başta resmi olmayan evliliklerin anayasanın iptal ettiği 103'üncü maddenin din adamının resmi nikah olmadan kıydığı ve artık geçerli herhangi bir cezaya tabi tutulması maddesi söz konusudur. Acilen bu yasanın yeniden elden geçirilerek düzenlenmesi gerekiyor. Öte yandan yaş sınırı dediğimiz bir sınır var. 12 yaşta adalet sisteminde 12-15’inde taciz edersen şu kadar ceza alırsın 15’inden sonra yaparsanız demeniz, otomatikman 15 yaşındakini çocuk statüsünden çıkarırsınız. Birleşmiş Milletler’de imzaladığımız çocuk hakları sözleşmesi gereği, 18 yaşın altında olan herkes çocuktur. Yani yasalarla kız çocuklarının kadın olarak gösterilmesi kabul edilemez. Biz kadınlar olarak bunu kabul etmeyeceğiz. Kadın kadındır, çocuk çocuktur ve artık çocuklara müdahale etmeyin diyoruz” şeklinde konuştu. (Diyarbakır/MA)

Son Düzenlenme Tarihi: 01 Mayıs 2018 12:42
www.evrensel.net