Sait Ağdacı: Kocaeli sorunlarla boğuşuyor ama çözüm var
Fotoğraf: Hasret Gültekin Kozan/EVRENSEL

Sait Ağdacı: Kocaeli sorunlarla boğuşuyor ama çözüm var

Çevre Mühendisleri Odası Kocaeli Şube Başkanı Sait Ağdacı, Kocaeli’de çevre alanında neler yaşandığına dair konuştu.

Hasret Gültekin KOZAN
Kocaeli

Kocaeli, yine çevre sorunları ve kirlilikle gündemde. Son olarak Evsel Katı Atık Yakma ve Enerji Üretim Tesisi, kurulmak istenen ormanlık ve su havzalarının bulunduğu alan ile gündeme gelen Kocaeli’de çevre alanında neler yaşandığını Çevre Mühendisleri Odası Kocaeli Şube Başkanı Sait Ağdacı ile konuştuk. Kocaeli’de sanayinin artmasıyla birlikte sorunların büyüdüğünü vurgulayan Ağdacı, “Sorun çok ama çözüm yok değil. Bilgi edinme kanunu kapsamında yazıyla istediğimiz bilgiler bize verilmiyor. Biz sorunlarla beraber çözümleri de sunuyoruz yardımcı olmak istiyoruz” diye konuştu.

‘YETKİLİLER KULAK VERSİN’

Yetkililerin uyarılarına kulak vermesini isteyen Ağdacı  “Kocaeli sorunlarla boğuşuyor, boğuşmaya da devam edeceğe benziyor. Kocaeli Türkiye’nin ikinci büyük sanayi kenti, kentte irili ufaklı 5 bin sanayi kurulu var. Bunların büyük bir kısmı da ağır sanayi. Demir-çelik, metal, petro-kimya, çimento, tersaneler gibi. Dolayısıyla sanayinin bu kadar yoğun olduğu bu kentte çevre sorununun olmaması mümkün değil. Biz sorunlara  çözüm önerileri getiriyoruz. Yetkililer buna kulak versin istiyoruz” dedi. 

Kocaeli’de bugünlerde halkı endişelendiren ‘Çöp Fabrikası’ olarak anılan Evsel Katı Atık Yakma ve Enerji Üretim Tesisi için Kocaeli Akademik Odalar Birliği’nin (KOAB) çeşitli girişimleri olduğunu belirten Ağdacı, “Burada ısrar bana göre siyasi ranttan kaynaklanan bir korku. Onlara göre yapılması düşünülen alan dağ başı, kimse yok. Diğer bölgelerde tepki çekmemek için burayı tercih ediyorlar. Avrupa’da birçok tesis kentin içinde.Demek ki zararsız da yapılabiliyor. O zaman neden ormanları yok etmeye, su havzalarını batırmaya çalışıyorsunuz?” diye konuştu. 

TESİS KANSERE YOL AÇABİLİR

“Çevre mühendisliğinde en önemli şeyin olayı kaynağında çözmek” olduğunu belirten Ağdacı, bertaraf sıralamasında yakma işleminin en son sırada geldiğini ifade etti. Atık ayrıştırma işi için eğitimlerin verilmesi gerektiğine vurgu yapan Ağdacı, “Bertaraf yöntemlerinde yakma en son sırada geliyor. İsveç atığının yüzde 5’ini bertaraf ediyor. Önce atığını önlüyor, yakmak için çok az bir atık bırakıyor. Biz tam tersini, hepsini yakmaya kalkıyoruz. Atık ayrıştırma işi için eğitimler verilmeli ama bunun üzerine durulmuyor” dedi. Körfez’de okullarda, evlerde proje başlattıklarını ama yapamadıklarını ifade eden Ağdacı “Avrupa’da halk ayrıştırdığı çöpünü tesise kendisi götürüyor, ona küçük miktarda çeşitli bonuslar veriliyor. Bizde tam tersi. Biz kimseye yapmayın etmeyin demiyoruz, yapılacaksa yapılsın ama yapılacağı koşullarda yapılsın. İlkel teknoloji ile yapılırsa bu tesis, halkı hasta etmiş olursunuz. Gerekli tedbirler alınmadığında da bu tesisin etkisi kansere kadar gider”

YAŞANABİLİR BİR ÜLKE İÇİN ÇABAMIZ

Zorluklarla karşılaştıklarını,bilgi edinme kanunu kapsamında yazıyla istedikleri bilgilerin verilmediğine değinen Ağdacı  “Geçen yıl Ocak ayında Körfez’de meydana gelen kirlilikle ilgili yazdığım yazıya bana Eylül ayında cevap verildi mesela. O cevapta da Bakanlığın kirlenmeden iki gün sonra yaptığı açıklama kâğıda dökülmüş, bana cevap diye verilmiş. Benim sorduğum sorulara cevap bile verilmemiş. Sorun çok ama çözüm yok değil, çözüm de var. Biz sorunlarla beraber çözümleri de sunuyoruz yardımcı olmak istiyoruz, bizim başka gidecek yerimiz yok. Hem Türkiye, hem de Kocaeli öznelinde hepimiz buraların daha yaşanılabilir bir ülke olması için çalışmalıyız, yetkililer de bizi dinlemeli” diye konuştu. 

DOLGULAR KÖRFEZ’İ TEHDİT EDİYOR

İzmit Körfezi’ne dair sorumuza “Körfez’in durumunda değişen bir şey yok. Çok söyledik. Körfez’e yapılan en büyük zara dışarıdan müdahale, dolgular” diyerek cevap veren Ağdacı “Dolgular yüzünden neredeyse yürüyerek Körfez’i karşıdan karşıya geçebileceğiz. İzmit Körfez’i askeri güvenlik bölgesi, Gölcük’te Donanma var. Denizi doldurarak bu donanmanın hareket kabiliyetini azaltıyorsunuz. Limanlar çoğaldıkça deniz trafiği de artıyor. Her limanın, 500 grostondan büyük her geminin acil müdahale planının olması lazım. Plan var, bu planı uygulayacak elemanların olması lazım. Elemanlar var, o zaman bu elemanların gerekli ekipmanların da olması lazım. Bu zincirden bir tanesi eksik kalırsa önlem alınmamış olur, kazaya ve kirliliğe sebebiyet verebilir.” dedi. 

ÖLÜMLERİN YÜZDE 33’Ü KANSERDEN

Kocaeli'nin kanayan yarası Dilovası’nda ise yıllardır bildiğimiz sorunların devam ettiğini anlatan Ağdacı, “Geçmişte Onur Hamzaoğlu’nun yaptığı çalışmalar var. Biz de halkın yüzde 33’ü kanser demedik, medyaya öyle yansıdı. Orada asıl mesele şu; ölümlerin yüzde 33’ü kanserden dolayı oluyor, bunu söyledik. Ama bu oran tabi ki yüksek, kimse aksini iddia edemez. 2011’den 2016’ya kadar Sağlık Bakanlığı çeşitli çalışmalar yaptı, bu çalışmaların sonuçları neden açıklanmıyor? Biz bir şey deyince günah keçisi oluyoruz, o zaman Sağlık Bakanlığı açıklasın. Neredeyse yakınında, çevresinde kanser hastası olmayan, KOAH olmayan kimse yok. Böyle bir şey yok denileceğine bunun önlemleri alınmalı. İnsan canı bu kadar ucuz mu?” ifadelerini kullandı.  Dilovası’nda bulunan Organize Sanayi Bölgeleri’nin  yönetmeliğe aykırı kurulduğunu belirten Ağdacı, “6 adet OSB var bölgede, bunların hepsi yönetmeliğe aykırı şekilde kurulmuş durumda. Yönetmelik diyor ki içinden akarsu geçmeyecek, üç tane dere geçiyor, başta Dilderesi olmak üzere. Meskûn mahalden en az beş yüz metre uzakta olacak diyor, 5 metre ötede mahalle var, tanklar var, orada insanlar yaşıyor. Dilovası’nda 1987’den 2000’e kadar kirlenme yüzde 67 artmış. Azalma yok, artma var, git gide de artıyor” 

{{350621}}

Son Düzenlenme Tarihi: 21 Nisan 2018 22:58
www.evrensel.net