Geleneksel tıbbın en büyük zararı hastalara
Fotoğraf: Pixabay

Geleneksel tıbbın en büyük zararı hastalara

Tıp Tarihi ve Tıp Etiği Uzmanı Dr. Cemal Güvercin, geleneksel tıbbın gelişimi sürecinde denenmiş ve vazgeçilmiş bir yöntem olduğunu belirtti.

İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen ‘Uluslararası Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp’, sempozyumuyla kıstasları ve bilimsel kriterleri belli olmayan ‘geleneksel ve tamamlayıcı tıp’, Sağlık Bakanlığı ve devlet erkanın da desteğiyle arzı endam yaptı. Kongrede konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, bilim insanlarımız bu meseleye önyargısız yaklaşmalı telkininde bulunurken, Sağlık Bakanı Ahmet Demircan ise yeni mevzuatlarla geleneksel uygulamaları sağlık sistemimize entegre ediyoruz diye konuştu. 

‘BİLİMSEL HİÇBİR VERİSİ YOK’

Kongreyi ve ‘geleneksel tıbbı’ Evrensel'e değerlendiren Tıp Tarihi ve Tıp Etiği Uzmanı Dr. Cemal Güvercin, geleneksel tıbbın aslında tıbbın gelişimi sürecinde denenmiş ve vazgeçilmiş bir yöntem olduğunu belirterek, sağlık sisteminin ulaşamadığı kırsal kesimde hâlâ bu yöntemlerin sembolik olarak devam ettiğini belirtti. Hekimlik hayatında insanların bu yönteme başvurup sonuç alamayınca yine doktora başvurduğuna tanık olduğunu anlatan Güvercin “Bu tür yöntemler için bilimsel hiçbir veri yok. Tıbbın kanıtlarını dikkate almıyorlar. Kendilerini tamamlayıcı olarak tanımlıyorlar. Ama neyi tamamlıyorlar? Modern tıbbın onlardan böyle bir talebi ve ihtiyacı yok” dedi.

‘MODERN TIP KABUL ETMİYOR’

Güvercin, bu tür yöntemlerin bırakın yararını zarar verme riskinin daha yüksek olduğuna işaret ederek “Dolasıyla modern tıp içinde kabul edilen uygulamalar değil. Uygulamalarınız kanıtlanmadığı sürece insan bedenine dokunmak için çok dikkatli olmalıyız” diye konuştu. Bir ilacın geliştirilmesinin 10-15 yıl sürdüğünü ve bu süreçte çok titiz çalışmalar yapıldığına vurgu yapan Güvercin “Son dönemde dinselleşme ile kendilerine ortam buluyorlar. İşin kolayına kaçılması da tüm bunlara neden oluyor” dedi. Devletin sadece tarihin bir döneminde kullanılmış olan bir yöntemi, gerici tıp anlayışını karşımıza çıkarmasının garip olduğunu ifade eden Güvercin “Bu alanda denetlenebilir kurumlar yok. Herkesin kendine göre yöntemleri var. Burada en önemli zararı hastalar görecek. Bir de devletin kaynakları bu alana aktarılacak” diye konuştu.

ÖN YARGISIZ YAKLAŞIN TELKİNİ

2016 yılından bu yana artık devlet hastanelerinde de kendine yer bulan geleneksel tıp yöntemleri için artık devlet eliyle kongreler de düzenleniyor. Önceki gün İstanbul Kongre Merkezi’nde yapılan ‘Uluslararası Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Kongerisi’nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, geleneksel ve tamamlayıcı tıp için Sağlık Bakanlığı bünyesinde ‘Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Daire Başkanlığı’  kurduklarını hatırlatarak “Üniversitelerimizde merkezler açıldı. Hastanelerimizi şifahaneye dönüştürecek bir zihinsel değişimi gerçekleştirmek durumundayız. Bilim insanlarımız  bu konuya önyargısız yaklaşmalı, yetkililerimiz suiistimalleri önlemelidir” dedi. Sağlık Bakanı Ahmet Demircan ise, “Sağlık Bakanlığı olarak yaptığımız mevzuat düzenlemeleriyle geleneksel uygulamalarını sağlık sistemimize entegre ediyoruz. Kongreyi ve kongreden çıkacak bilimsel sonuçları gelecekte yolumuzu aydınlatması açısından önemsiyoruz” diye konuştu. (İstanbul/EVRENSEL)

Son Düzenlenme Tarihi: 20 Nisan 2018 17:52
www.evrensel.net