Sultangazi'de çocuk istismarı ile ilgili bilgilendirme söyleşisi

Sultangazi'de çocuk istismarı ile ilgili bilgilendirme söyleşisi

İstanbul Sultangazi'de düzenlenen söyleşide, çocuk istismarı hakkında ebeveynler bilgilendirildi. (Fotoğraf: EVRENSEL)

Sultangazi'de düzenlenen “Çocuklarımızın hayatının karartılmasına izin vermeyelim” başlıklı söyleşi, velilerin yoğun katılımı ile gerçekleşti.

İstanbul Sultangazi ilçesi Gazi İlkokulu Okul Aile Birliği, Eğitim Sen 4 No’lu Şube ve Sultangazi Ekmek ve Gül Grubunun ortaklaşa düzenlediği söyleşiye İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkan Yardımcısı Avukat Ayşenur Demirkale katıldı.

Söyleşide söz alan Gazi İlköğretim Okulu rehber öğretmeni, yaptığı konuşmada ailelerin çocuklarına yönelik bilgilendirme yapmaları ve bunu yapmadan önce ebeveynlerin kendilerinin de bir eğitimden geçmeleri gerektiğini söyledi. toplumda gelişen algıdan dolayı öğretmen olarak kendilerinin de çok rahatsız olduklarını, öğrencileri ile iletişim kurarken daha tedirgin ve kısıtlayıcı davrandıklarını söyleyen rehber öğretmen, sosyal medyanın kullanımının bilgi kirliliği oluşturduğunu bunun önüne geçmek için doğru ve güvenli bir aydınlatma ve bilgi paylaşımının olması gerektiğini vurguladı.

'İSTİSMAR DEDİĞİMİZ ŞEY ÇOK KAPSAMLI'

Avukat Ayşenur Demirkale ise konuşmasında çocuk istismarı konusunun çok kapsamlı olduğunu, bunların ekonomik istismar, duygusal istismar, fiziksel istismar, cinsel istismar olarak ayrı ayrı kategorilendirilebileceğini ifade etti. Çocuklara yönelik suçlar ve çocukların işlediği suçların cezai yaptırımlarının da değişebileceğini aktardı. Demirkale şöyle devam etti: Ülkemizde 18 yaşından küçük her birey çocuktur. Çocuklara yönelik suçlar bu kapsamda değerlendirilmelidir. Çocuklara yönelik suçların emniyet ve adli sürecinde gizlilik esas olmalıdır, çocuğun yüksek menfaati gözetilmelidir. Çocuğun çocuğa karşı işlemiş olduğu suçlar ile yetişkinin çocuğa karşı işlemiş olduğu suçlarda yargılama biçimleri de cezai işlem de farklıdır. Ancak gizlilik esas olmalıdır.

Ekonomik şiddetten de bahseden Demirkale 'çocuk işçiliği' hatırlatarak “Çocuk işçi çalıştırmak yasak olmasına rağmen ülkemizdeki çocuk işçi sayısı giderek artıyor ve bu durum toplum olarak kanıksanıyor. Çocuk işçiler çok düşük ücretle uzun saatler çalıştırılıyor” dedi. Demirkale, çocuğu sevgisiz bırakmak veya bununla tehdit etmenin de duygusal şiddet ve istismara örnek olarak verilebileceğini söyledi.

'ÇOCUĞUN BEYANI DİKKATE ALINMALI'

Cinsel istismarın bir şiddet biçimi olduğunu ve bunun sonuçlarının da çocuk üzerinde uzun yıllara yayılan bir travmaya yol açtığını ifade eden Demirkale, istismarla mücadele için toplumda psikolojik, sosyolojik bir eğitim ve bilgilenmeye ihtiyaç olduğunu belirtti. Çocuklara cinsel istismarda bulunan kişi veya kişilerin 'hasta' diye nitelendirilmemesi gerektiğini, bu düşünecnin onların suçlarını hem toplum önünde hem de yasalar önünde hafiflettiğini, oysa ki bu kişilerin oldukça normal hayat sürdüklerini ve yaşamsal aktivitelerini gayet doğal bir biçimde devam ettirdikletini anlatan Demirkale, “Bu durumla karşılaşıldığında mutlak suretle şikayetçi olunması gerek. Sevme biçimleri farklılık gösterebilir ancak çocuk, rahatsızlık hissettiğini belirttiği ve gösterdiği anda ebeveynler tarafından mutlaka dikkate alınmalı. Çocuğun beyanına itimat edilmeli. En kısa sürede uzmanlardan yardım alınarak konunun takibinin yapılmalı” dedi.

Hadım konusuna da değinen Demirkale, kimyasal kastrasyona ilşkin de şunları dile getirdi: Hadım uygulaması çok yaygın değil. Bunun tespiti ve uygulanması çok fazla teknik prosedür gerektiriyor ve failler açısından engelleyici de değil. Mevcut yasalar dahi uygulanabilirse daha caydırıcı olur. İstismarı önleyici bir başka tutum da kişilerin (suçu işleyen kişinin) çocukların olduğu ortamlardan (okullardan, yurtlardan, servislerden vb.) uzak tutulması ve çocukların olduğu alanlarda çalıştırılmaması.

Veliler panele oldukça yoğun ilgi gösterirken sorular sorarak bilgilenmeye çalıştı. Aydınlatma, bilgilendirme çalışmalarının okullarda sıkça yapılmasını, hem pedagog/psikolog ile hem de hukukçularla bir araya gelerek şiddetin farklı yönlerden ele alınmasını, eğitimler yapılması veliler tarafından talep edildi. Bir veli ailenin önemli bir etken olduğunu ve çocuğu isitmardan korumanın ailede bittiğini söylerken başka bir veli de devletin ceza konusunda çok esnek davranıp, istismarı önlemek için çaba sarf etmediğini belirtti. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net