İstanbul’da kimyasal felaket

İstanbul’da kimyasal felaket

İstanbul Büyükçekmece'de otoyol kenarında otlayan koyunların ve tavukların zehirlenerek ölmesi, kimyasal sızıntı tartışmasını gündeme getirdi.

TMMOB Kimya Mühendisleri Odası İstanbul Şube Yönetimi, İstanbul Büyükçekmece’de Kamiloba Mahallesi TEM Otoyolu’nun bitişiğindeki arazide koyunlarını otlatmakta olan bir yurttaşın koyunlarının ve tavuklarının zehirlenerek ani bir şekilde ölmesi nedeniyle yeni bir kimyasal sızıntı tehdidiyle karşı karşıya olunduğunu belirtti. Odadan yapılan açıklamada AFAD’ın olay yerindeki sıvıdan numuneler aldığını ve yapılan analizlerde hidrojen siyanür (HCN) bulgusuna rastlandığına dikkat çekildi. 

Hidrojen siyanürün (bilinen diğer adlarıyla hidrosiyanik asit ve prussik asit) hem canlılar hem de çevre için son derece tehlikeli bir kimyasal olduğuna vurgu yapılan açıklamada  “Büyükçekmece’de yaşanan bu olay ne ilk ne de maalesef son olacaktır. Bu olay bize 27 Aralık 2017 tarihinde Tuzla’da yaşanan çevre felaketini anımsatıyor. Tuzla’da da o tarihlerde çevre ve insan sağlığı için ciddi tehlikeleri olan kimyasallar yine çevreye boşaltılmış çok sayıda yurttaş çeşitli sağlık sorunları nedeniyle hastanelik olmuştu” denildi. 

MEMLEKET ATIK ÇÖPLÜĞÜ GİBİ

Ne yazık ki daha fazla kâr uğruna memleketin her tarafının kimyasal atık çöplüğüne dönüşmüş durumda olduğuna vurgu yapılan açıklamada “Bu gibi basit vakaları dahi önleyemiyorken muhtemel bir sızıntıda ülkeyi felakete sürükleyecek olan nükleer santralleri yapmaya cüret edebiliyoruz” denildi. Daha önce yaşanan kazalarda olduğu gibi bu kazada da ‘Tehlikeli Kimyasalların Yönetimi’  konusunda ciddi eksikliklerin olduğunun görüldüğü belirtilen açıklamada  bu tür vakaların önüne geçilmesi için öneriler sıralandı:

  1. Suda ve toprakta bulunan kimyasalların ölçüm sonuçları, çevreye boşaltan kişi veya kurumların isimleri kamuoyu ile ivedilikle paylaşılmalı, caydırıcı olabilmesi için sorumlular en üst sınırdan cezalandırılmalıdır.
  2. Pek çok ülkede örneğini gördüğümüz gibi, özerk bir “Kimyasal Kazaları Araştırma Kurumu” kurulmalıdır. Bu kurum, kimyasallardan kaynaklı kazalardan sonra yapacağı araştırmalarla, ulusal kimyasal güvenliği standartlarının geliştirilmesini sağlamalıdır.
  3. Kimyasal madde üreten ve kullanan işletmelerde, 15.02.1954 tarih ve 6269 sayılı Kimyagerlik ve Kimya Mühendisliği Hakkında Kanun’a uygun olarak ‘sorumlu müdür’ bulundurulması zorunludur. Bu hayata geçirilmelidir.  Artık işverenlerin ve yerel yönetimlerin bu zorunluluğun ne kadar önem arz ettiğini anlamaları ve kanunda yazanı hayata geçirmeleri gerekmektedir.
  4. Kimyasal atık bertarafının, 2 Nisan 2015 tarih ve 29314 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan yürürlüğe giren Atık Yönetimi Yönetmeliği’nde atık bertaraf yöntemlerine uygun şekilde ıslah edilmesi ve denetiminin yapılması zaruridir. (HABER MERKEZİ)
Son Düzenlenme Tarihi: 06 Nisan 2018 17:48
www.evrensel.net