Katalonya’da çözüm yok zor kullanma var

Katalonya’da çözüm yok zor kullanma var

Katalonya yönetimine el koyarak zorla seçim yaptıran İspanya hükümeti, seçilmiş yöneticilerin yönetmesine izin vermiyor. Her seçilen engelleniyor.

Hilal ÜNLÜ
Jesus de la ROZA

Katalan hükümetinin bağımsızlık ilan etmesi üzerine yönetime el koyarak yaptırdığı 21 Aralık seçimlerinin üzerinden üç aydan fazla bir zaman geçti ve Katalonya hâlâ hükümetsiz. Dolayısıyla Katalonya bölgesinde sular durulmadığı gibi durum daha da karmaşık bir hal alıyor. En son seçimlerde bağımsızlık yanlıları, oyların olmasa da  parlamentodaki sandalyelerin çoğunluğunu elde etmişlerdi ancak hükümet kurulamadı.

YENİ SEÇİLENLER DE CEZAEVİNDE

İspanya merkezi hükümeti zor kullanıyor ve “isyan, isyana teşvik” türünden suçlamalarla bağımsızlık yanlısı vekillere adli kovuşturmalarla saldırılarını sürdürüyor. Madrid, önceki Katalan hükümetininin üyelerini ve sivil toplum mensuplarını hapse tıkmakla yetinmeyip aralarında bağımsızlıkçı partilerin ortak adayı olan Jordi Turull’un da bulunduğu yeni seçilen Katalan milletvekillerini de cezaevine gönderdi. Katalan politikacıların bir kısmı da tutuklanma ihtimaline karşı yurt dışına çıkmak zorunda kaldı. 

Bunlar yetmemiş gibi son olarak da Generalitat’ın (Katalan hükümeti) son başkanı Carles Puigdemont, İspanya merkez hükümetinin talebi üzerine Almanya’da gözaltına alındı ve ayrıca Puigdemont’un İspanya’ya iade olasılığı söz konusu. Bu da ateşe körükle gitmek anlamına geliyor. Puigdemont’un gözaltına alınmasından sonra Katalonya’nın farklı bölgelerinden binlerce insan sokağa çıktı. Bu protesto gösterilerine yönelik polis saldırısıyla 100 kişi yaralandı, dokuz kişi gözaltına alındı.

MADRİD, KATALANLARI RADİKALLEŞTİRİYOR

Muhafazakar sağcı lider Mariano Rajoy

İspanya merkez hükümeti, yani muhafazakar sağcı lider Mariano Rajoy hükümeti müzakere yoluyla çözüm bulma yolunu değil zor kullanmayı tercih ediyor ki bu da bağımsızlık yanlısı Katalanları daha da radikalleştiriyor. Rajoy hükümeti ise İspanya’yı “bölmek isteyen” sapkın bağımsızlıkçılara karşı duran güçlü devlet oyununu ortaya koyarak ülkenin diğer bölgelerinde bu durumdan yarar sağlıyor. Rajoy’un Halk Partisinin (Partido Popular-PP) 135 sandalyeli Katalonya parlamentosunda yalnızca 4 milletvekili var. Dolayısıyla o Katalonya’ya değil ülkenin diğer bölgelerine oynuyor.

Öte yandan Katalonya’daki bağımsızlık yanlısı partiler ilk başta yurt dışına çıkan Carles Puigdemont’u aday gösterdiler. İspanya merkez hükümeti, yurt dışında olan birinin aday olmasının yasalara aykırı olduğunu ileri sürerek buna karşı çıktı. Bağımsızlıkçılar daha sonra Jordi Sanchez’i aday gösterdiler; ancak merkezi hükümet, Jordi Sanchez cezaevinde olduğu için buna da izin vermedi. Sonrasında Jordi Turull aday gösterildi; bu kez de savcı Turull’un hapse atılmasını emretti. 

Katalan Lider Carles Puigdemont

SEÇİMLER YENİLENEBİLİR

Katalan tarafında olanlara gelince; Katalan parlamentosu, merkezi İspanyol hükümetinin buna izin vermeyeceğini bilmesine rağmen onun aday olma hakkını vb. dile getirmeyi sürdürecek görünüyor. Yani durum o kadar karmaşık ki Katalonya’da hükümetin hizmetinde ve güdümünde olan savcılığın hiçbir şekilde suçlayamayacağı bir aday bulunmadığı taktirde seçimlerin yenilenme olasılığı söz konusu. Dolayısıyla da yine dönüp dolaşıp içinde bulunulan duruma dönülecek. Yani çözümsüzlük sürecek.

YOLSUZLUĞU ÖRTMEK İÇİN KATALONYA’YI KULLANIYORLAR

Merkezi İspanyol hükümeti, Katalan politikacıların yasaları çiğnedikleri için tutuklanmaları gerektiğini ileri sürüyor ve tutukluyor. Ancak gerçek şu; Avrupa’nın yolsuzluklara en fazla bulaşmış hükümeti olduğu söylenebilecek Rajoy Hükümeti, Katalonya sorununu olağanüstü yolsuzluklarının üzerini örtmekte kullanıyor. Yolsuzluk konusunda Katalan politikacıların da sütten çıkma ak kaşık olmadıkları söylenemese de İspanya’da binden fazla üyesi (Kimisi bu nedenle cezaevinde bulunan) yolsuzluğa bulaşmış olan ve  parti binasının bile kara para ile inşa edildiği ortaya çıkan bir partinin başkanının yasalardan, İspanya’nın bir hukuk devleti olduğundan söz etmesi oldukça ironik.

Hükümet Başkanı Rajoy’un Halk Partisine (PP) mensup olan ve yolsuzlukla suçlanan politikacıların geneli tutuksuz yargılanmak (Oldukça uzun süren ve bir türlü başlayamayan dava süreci var) üzere serbest bırakılıyor. Yolsuzluktan ceza alan (6 yıl 3 ay) Urdangarin (İspanya kralının eniştesi) şu anda İsviçre’de ikamet ediyor ve özgür bir şekilde kendisine verilen cezaya yaptığı itirazın sonucunu bekliyor. Oysa aynı adalet bağımsızlık yanlısı Katalan politikacılar için farklı işliyor ve onları yargılamadan içeride tutuyor.

‘KRALA VE KİLİSEYE HAKARET’ CEZALARI ARTTI

Çok sayıda insanın bireysel haklarının çiğnendiği ve birçok Avrupa ülkesinde endişe uyandıran bu duruma paralel olarak da İspanya’da demokratik haklar konusunda geriye dönüş ve baskıda olağanüstü artış söz konusu. Örneğin çok sayıda insan hükümetin istemediği konuda fikir beyan ettiği, sözde “krala ya da Katolik kiliseye hakaret”, “terörizme övgü” içeren şarkı sözü yazdığı gerekçesiyle, binlerce avro para ya da hapis cezasına çarptırılıyor.

Yaşanan kriz nedeniyle yaşam koşullarının kötüleşmesi karşısında halk kitlelerinin protestoların bastırılmasında kullanılmak üzere çıkarılan İç Güvenlik Yasası; özgürlükleri olağanüstü bir şekilde kıskaç altına aldığı için İspanya’daki demokratik kitle örgütlerince Tıkaç Yasası olarak isimlendiriliyor, uzun zaman önce normal sayılan etkinlikleri, eleştirileri suça dönüştürmüş durumda. 

Sonuç olarak İspanya merkezi hükümeti Katalan sorununu politik müzakere yoluyla çözmek yerine baskı ve zor kullanarak daha bir çıkmaza sokuyor.


 

Son Düzenlenme Tarihi: 01 Nisan 2018 04:53
www.evrensel.net