Alpay ve Altan'ın avukatı Ok: AYM'nin kararı bağlayıcıdır

Alpay ve Altan'ın avukatı Ok: AYM'nin kararı bağlayıcıdır

Mehmet Altan ve Şahin Alpay için AYM'ye başvuruyu yapan Avukat Veysel Ok, yerel mahkemenin ve AYM'nin kararını Evrensel'e değerlendirdi.

Meltem AKYOL
İstanbul

Anayasa Mahkemesine Mehmet Altan ve Şahin Alpay için başvuruyu yapan Avukat Veysel Ok, yaşanan gelişmeleri Evrensel'e değerlendirdi. AYM’nin kararının bağlayıcı olduğunun altını çizen Ok, iki gazetecinin tahliye edilmesi gerektiğini belirtti. Kararın tüm gazeteciler için emsal niteliğinde olduğunun altını çizen Ok, “Deniz Yücel için yerel mahkemeye tahliye başvurusunda bulunacağım. Benim gazeteci arkadaşların avukatlarına tavsiyem bu kararla beraber herkes tahliye talebinde bulunsun. Bu karar, 150’ye yakın gazetecinin haksız yere tutulduğunun bir tescilidir” dedi.

AYM ‘TAHLİYE’ DEDİ, YEREL MAHKEME ‘TUTUKLULUK’

Anayasa Mahkemesi (AYM) tutuklu gazeteciler Şahin Alpay, Mehmet Altan ve Turhan Günay’ın bireysel başvurularını değerlendirdi. Hak ihlali olduğu kararı veren AYM, Altan ve Alpay’ın tahliyelerine hükmetti. Karar 6’ya karşı 11 üyenin oy çokluğuyla alındı.

AYM’nin hak ihlali kararı verdiği Şahin Alpay ve Mehmet Altan hakkında mahkemeler tutukluluğun devamı kararı verdi. Alpay hakkındaki karar İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince verilirken Mehmet Altan’ın kararı İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verildi. Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ ise AYM’nin bu kararla ‘sınırını aştığını’ savundu. Anayasa Mahkemesine Mehmet Altan ve Şahin Alpay adına başvuruyu yapan Avukat Veysel Ok tüm bu gelişmeleri Evrensel'e yorumladı. 

KARAR GAZETECİLİĞİN SUÇ OLMADIĞINI SÖYLÜYOR

Veysel Ok, Şahin Alpay başvurusunun 15 Temmuz darbe girişimi sonrası AYM'ye yapılan ilk başvuru olduğunun ve bu kararın da çıkan ilk karar olduğunun altını çizdi. Anayasa Mahkemesinin kararında iki temel ihlal olduğunu vurguladığını belirten Ok, “Kararda, bir, ifade özgürlüğü hakkının ihlal edildiği, iki, kişi güvenliği ve özgürlüğünün ihlal edildiği yazıyor. Bu şu anlama geliyor: İfade özgürlüğü anlamında söz, yazı ve haberleri siz tutuklamaya delil gösteremezsiniz. Başka da delil yoksa sadece haberden, sadece makaleden tutuklama gerekçesi yapamazsınız."

Kararın gecikmiş olduğunu aktaran Ok, "Çünkü biz yaklaşık bir, bir buçuk yıl önce başvuru yaptık. Ama nihayetinde bu karar içerik itibariyle gazeteciliği ve ifade özgürlüğünü suç olmaktan çıkaran, tutuklama gerekçesi olmaktan çıkaran bir niteliğe sahip” diye konuştu.

'ANAYASA MAHKEMESİNİN KARARI KESİN BAĞLAYICIDIR'

13. ve 26. Ağır Ceza Mahkemelerinin “tutukluluğun devamına” kararlarını da değerlendiren Ok, şunları söyledi:

“Anayasanın 153. maddesinde şu yazıyor: 'Anayasa Mahkemesinin kararı bağlayıcıdır; yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.' Bu yüzden AYM’nin kararı akabinde mahkemelerin buna uymama gibi bir yetkisi yok. Bu karardan sonra gazetecilerin tutulduğu her dakika, hürriyeti tehdittir, suçtur, özgürlükten alıkoymadır. Burada bir çatışmanın olması, bir devlet krizinin olması bu gerçeği değiştirmez. Bu anlamda mahkemelerin 'AYM kararına uymuyorum, gerekçeli karar açıklansın' deme hakkı yok. Çünkü Anayasa Mahkemesi kararı herkes için bağlayıcıdır.” 

YEREL MAHKEMELERİN TUTUMU YARGININ DURUMUNU GÖSTERDİ

Bu açık hükümlere rağmen iki yerel mahkemenin verdiği kararın yargı mekanizmasındaki derin çatışmanın dışa vurumu olduğunu belirten Ok, yerel mahkemenin anayasa mahkemesine aykırı davrandığını ancak buna rağmen bu kararın bir gedik açtığını söyledi. Ok, “Bir gedik açıldı, bu karar geriye alınmaz nihayetinde. Bir şekilde hukuksal mücadelede bu karar uymakla mükellefler. Bugün olmazsa yarın, değilse bir hafta sonra tahliye kararı vermek zorundalar. Anayasa Mahkemesi kararı kesindir çünkü” diye konuştu.

BOZDAĞ KARARI BEĞENMESE DE UYMAK ZORUNDA

Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ’ın “Anayasa Mahkemesi sınırını aştı” sözlerini de yorumlayan Ok, “Bırakın sınırını aşmayı, yapması gereken görevi geç yaptı. Anayasa Mahkemesi, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkını, tutuklamayı tartışmak için, kuvvetli suç süphesini elbette tartışacak. Kuvvetli suç şüphesi için insanların alehine olan deliller ne? Haber, yazı, televizyon programı konuşması... Elbette bunlarla ilgili cümle kuracak. Bu anlamda bir 'görevi aşma' yoktur. Hükümete ve sözcüsüne Anayasanın 153. maddesini hatırlatmak isterim. Herkes bu karara uymak zorundadır; beğenmeyebilirler ama uymak zorundadırlar.”

‘DENİZ YÜCEL İÇİN TAHLİYE BAŞVURUSU YAPACAĞIM’

Kararın tüm tutuklu gazeteciler için emsal olduğunun altını çizen Ok, aynı zamanda kararın yalnızca tahliye değil beraat anlamına gelebileceğinin de altını çizdi. Deniz Yücel’in tahliyesi için başvuruda bulunacaklarını belirten Ok, “Benim gazeteci arkadaşların avukatlarına tavsiyem bu kararla beraber herkes tahliye talebinde bulunsun. Çünkü bu karar 150’ye yakın gazetecinin haksız yere tutulduğunun bir tescilidir. Deniz Yücel, Ahmet Şık dahil gazeteciler bir gün daha cezaevinde kalmamalıdır” dedi. 

Son Düzenlenme Tarihi: 12 Ocak 2018 14:31
www.evrensel.net