Anayasa Mahkemesi'nden Selahattin Demirtaş'a ret

Anayasa Mahkemesi'nden Selahattin Demirtaş'a ret

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, tutuklu HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın yaptığı bireysel başvuruyu reddetti.

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu tutuklu HDP Eş Genel başkanı Selehattin Demirtaş’ın ‘kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı, ifade özgürlüğü ile seçilme ve siyasi faaliyette bulunma haklarının ihlal edildiği’ gerekçesiyle yaptığı bireysel başvuruyu reddetti.

Alican Uludağ’ın haberine göre, ‘Terör örgütü yöneticiliği’ iddiasıyla 4 Kasım 2016’da Diyarbakır’da tutuklanan ve Edirne F Tipi Cezaevi’ne konulan HDP lideri Demirtaş, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunmuştu. AYM 2. Bölüm, 6 Aralık’ta görüştüğü Demirtaş’ın başvurusunu Genel Kurul’a sevk etmişti. Bütün üyelerin katılımıyla bugün toplanan Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, Demirtaş’ın kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı, ifade özgürlüğü ile seçilme ve siyasi faaliyette bulunma haklarının ihlal edilip edilmediğini değerlendirdi. Mahkeme, tutukluluk nedeniyle milletvekilliği görevinin yerine getirilememesi nedeniyle ifade özgürlüğü ile seçilme ve siyasi faaliyette bulunma haklarının ihlal edildiği iddiasını açıkça dayanaktan yoksun bularak kabul edilemezlik kararı verdi. 

AYNI GEREKÇE 

AYM’nin Demirtaş kararını da tutuklu HDP Mardin Milletvekili Gülser Yıldırım’ın yaptığı hak ihlali başvurusunu reddederken açıkladığı gerekçeye dayandırdığı öğrenilidi. Yüksek mahkeme, Yıldırım kararında “İlk olarak yasama dokunulmazlığına istisna getirildiği veya bu dokunulmazlığın kaldırıldığı durumlarda milletvekillerinin tutuklanamayacağına ilişkin anayasal bir kural bulunmamaktadır. Anayasa Mahkemesi’nin de milletvekillerinin tutuklanamayacağına dair bir kararı yoktur” demişti. 

Yüksek Mahkeme, 2014’te KCK davasında tutuklu olan Gülser Yıldırım’ın hakkının ihlal edildiği kararı verirken bugünkü görüşünün aksine “Aslolan halkın siyasi iradesinin engellenmemesidir. Serbest seçimlerde halkın adına karar alma yetkisi verilen milletvekillerinin asli görev alanı parlamentodur” yorumunu yapmıştı. Bu kararla birlikte o dönem tutuklu olan vekiller tahliye edilmişti. 

AYM GEREKÇELİ KARARINI AÇIKLADI

Anayasa Mahkemesi, tutuklu HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın reddettiği başvurusuna dair gerekçeli kararını açıkladı. Gerekçeli kararda, Adalet Bakanlığı'nın görüşlerini olduğu gibi kabul ederek kararda yer verdiği görüldü. AYM Başkanı Zühtü Aslan'ın başkanlığında iki başkanvekili ve 14 üye ile birlikte alınan kararda bir üyenin karşı oy kullanması da dikkat çekti.
 
Kararda, Demirtaş'ın gözaltına alındığı iddiasıyla ilgili olarak yargısal başvuru yolları tüketilmeden bireysel başvuru yapıldığı anlaşıldığından başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerektiği kaydedildi. 
 
Adalet Bakanlığı'nın başvuruya dair "Anayasa Mahkemesi’nin ve AİHM'in tutukluluğa ilişkin benzer kararları hatırlatılarak mahkemenin karar verirken bireyselleştirmede bulunduğu, kişinin suç işlemiş olabileceğinden şüphelenilmesi için inandırıcı delilleri ortaya koyduğu, tutuklama nedenlerini açıkladığı, somut delillerle ilişkilendirmede bulunduğu ve tutuklamanın ölçülülüğü konusunda da bir değerlendirme yaptığı belirtilmiştir" görüşü de hatırlatıldı. 

6-7 EKİM KOBANÊ EYLEMLERİ KUVVETLİ SUÇ ŞÜPHESİ SAYILDI

Gerekçeli kararda bakanlık görüşü olarak yer alan bir başka bölüm ise şöyle: "Bakanlığın ayrıca başvurucunun özellikle 6-7 Ekim olayları nedeniyle yaptığı açıklamalarla terör örgütü mensupları tarafından kazılan hendekleri ve çukurları savunduğunu, hendek ve çukurları kapatmaya çalışan güvenlik güçlerine karşı halkı direnmeye çağırdığını belirtmiştir. Bu çağrıların sonrasında meydana gelen eylemlerde ise çok sayıda vatandaşın yaşamını yitirdiği, yaralandığı, ayrıca kamu binaları ve özel işyerlerine zarar verildiğini ifade etmiştir. Tutuklama gerekçesinde belirtilen bu eylemlerin kuvvetli suç şüphesi nedeni olarak gösterildiğini, dolayısıyla başvurunun belirtilen bu açıklamalar çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir." 

KAÇMA ŞÜPHESİ NEDENİYLE TUTUKLU!

Kararda, "Başvurucunun yasama dokunulmazlığı nedeniyle tutuklanamayacağı söylenemez. Bu yönüyle başvurucu hakkında uygulanan tutuklama tedbirinin kanuni dayanağı bulunmaktadır. Kanuni dayanağı bulunduğu anlaşılan tutuklama tedbirinin meşru bir amacının olup olmadığı ve ölçülülüğü incelenmeden önce tutuklamanın ön koşulu olan suçun işlendiğine ilişkin kuvvetli belirtinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekir. Sonuç olarak başvurucu yönünden suç şüphesini doğrulayan kuvvetli belirtilerin bulunmadığının kabulü mümkün değildir. Diğer taraftan başvurucu hakkında uygulanan ve kuvvetli suç şüphesinin bulunması şeklindeki ön koşulu yerine gelmiş olan tutuklama tedbirinin meşru bir amacının olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir. Sonuç olarak başvurucu hakkında verilen tutuklama kararında açıklanan kaçma şüphesine ilişkin tutuklama nedenlerinin olgusal temellerinin bulunduğu anlaşılmaktadır" ifadelerine yer verildi. 

BALBAY KARARI AYRI BU AYRI

AYM'nin tutuklu milletvekilleri olan Mustafa Balbay hakkında verdiği kararının da hatırlatıldığı gerekçeli kararda, Balbay kararının Demirtaş'ın başvurusuyla aynı kapsamda ele alınamayacağı ifade edildi. Kararda ilgili bölümde şöyle denildi: " Anayasa Mahkemesi, bugüne kadar bir milletvekilinin milletvekili olarak görev yaptığı sırada tutuklanmasının hukuki olmadığı yönünde herhangi bir karar vermemiştir. Bu bağlamda tutuklandıktan sonra milletvekili seçilen kişiler tarafından yapılan başvurulara ilişkin olarak Kemal Aktaş, Selma Irmak, Faysal Sarıyıldız, İbrahim Ayhan, Gülser Yıldırım kararlarında bu yönde bir iddia dile getirilmediğinden (ilk) tutuklamanın hukuki olup olmadığı yönünde bir inceleme yapılmamıştır. Ancak mahkeme (tutuklandığı tarihte akademisyen ve tıp doktoru olup sonradan milletvekili seçilen) Mehmet Haberal ve (tutuklandığı tarihte gazeteci olup sonradan milletvekili seçilen) Mustafa Ali Balbay tarafından yapılan başvurularda, başvurucuların kuvvetli suç şüphesi ve tutuklama nedenleri bulunmadığı halde özgürlüklerinden mahrum bırakıldıkları -tutuklamanın hukuki olmadığı- iddialarını açıkça dayanaktan yoksun bulmuş ve başvuruların bu kısmına ilişkin olarak kabul edilemezlik kararları vermiştir."

'TUTUKLAMADA İHLAL YOK'

"Diğer yandan yasama dokunulmazlığına istisna getirildiği veya bu dokunulmazlığın kaldırıldığı durumlarda milletvekillerinin tutuklanamayacağına ilişkin anayasal bir kural bulunmamaktadır" diyen AYM, kararında şunlar kaydedildi: "Anayasa Mahkemesi, yukarıda yer verilen kararlarında milletvekillerinin tutuklanamayacağına dair bir değerlendirme yapmamıştır. Dolayısıyla milletvekilliği, başlı başına tutuklamaya engel teşkil etmemektedir. Bununla birlikte şüphesiz milletvekillerine isnat edilen eylemlerin siyasi faaliyette bulunma hakkı kapsamında olduğuna ilişkin ciddi iddiaların bulunduğu hallerde tutuklamaya karar veren yargı mercileri kuvvetli suç şüphesini belirlerken daha özenli davranmalıdır. Ölçülülüğe ilişkin somut olayın yukarıda belirtilen özellikleri dikkate alındığında Diyarbakır 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, isnat edilen suçlar için öngörülen yaptırımın ağırlığını ve işin niteliğini de göz önünde tutarak milletvekili olan başvurucu hakkında uygulanan tutuklama tedbirinin ölçülü olduğu ve adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağı sonucuna varmasının keyfi ve temelsiz olduğu söylenemez. Ayrıca tutuklamanın hukuki olmadığı iddiasına ilişkin olarak yukarıda yer alan tüm açıklamalar karşısında başvurucu hakkında uygulanan tutuklama tedbirinin Anayasa'da öngörülenin dışında siyasi bir amaçla gerçekleştirildiği iddiasının incelenmesini gerektiren bir durum söz konusu değildir. Açıklanan nedenlerle başvurucunun tutuklamanın hukuki olmadığı iddiasına ilişkin olarak bir ihlalin bulunmadığı açık olduğundan, başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir." 

BİR ÜYE KARŞI OY KULLANDI

Demirtaş'ın yakalama ve gözaltına almanın hukuka aykırı olması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle "kabul edilemez" olduğuna oy birliğiyle karar veren AYM, tutuklamanın hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle "kabul edilmez olduğu" kararı AYM üyesi Engin Yıldırım'ın karşı oyuna rağmen oy çokluğuyla alındı. 
 
Tutuklanma nedeniyle ifade özgürlüğü ile seçilme ve siyasi faaliyette bulunma haklarının ihlal edildiği iddiasını da dayanaktan yoksun olarak değerlendiren AYM, yine Engin Yıldırım'ın karşı oyuna rağmen oy çokluğuyla aldı.

CHP’Lİ TEZCAN: AYM ‘ANADARBE MAHKEMESİ’ HALİNE GELDİ

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, “Demirtaş kararı Anayasa Mahkemesi’ni konjonktür mahkemesi durumuna düşürmüştür. ‘Anadarbe Mahkemesi’ haline gelmiştir” dedi.

Tezcan, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) tutuklu HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın bireysel başvurusunu kabul edilemez bulmasına tepki gösterdi. Twitter üzerinden açıklama yapan Tezcan, “Demirtaş kararı Anayasa Mahkemesi’ni konjonktür mahkemesi durumuna düşürmüştür. ‘Anadarbe Mahkemesi’ haline gelmiştir. Kendi kararlarını inkar etmişlerdir. Zorbalığın hukuka hakimiyetinin tescilidir. Anayasa Mahkemesi hakimleri hukuku feda ederek günü kurtarmışlardır” dedi.

Demirtaş, hakkında uygulanan yakalama, gözaltına alma ve tutuklama tedbirlerinin "Hukuki olmaması ve soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması, tutuklamaya konu suçlamaların ifade özgürlüğü ve siyasi faaliyet kapsamındaki eylemlere ilişkin olması ve tutukluluk nedeniyle milletvekilliği görevini yerine getirememesi”ni gerekçe göstererek hak ihlali iddiasıyla AYM’ye bireysel başvuruda bulunmuştu. 

HDP: AYM’NİN DEMİRTAŞ KARARINA SAYGI DUYMUYORUZ

HDP Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran Meclis’te düzenlediği basın toplantısında AYM’nin Demirtaş hakkındaki kararını sert bir dille eleştirdi

HDP Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında Anayasa Mahkemesinin (AYM), HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın bireysel başvurusunu reddetmesine ilişkin Meclis’te basın toplantısı düzenleyerek, AYM’nin kararını sert bir dille eleştirdi. 

AYM’nin nihayet bir karar verdiğini söyleyen Başaran, “AYM kararında “suçlu olduğu yönünde kuvvetli şüphe olduğu” ifade ediliyor. Objektif gözlemciler bunu ifade etmiş. Bakın, iktidarın kendi yaptırdığı anketler var. Demirtaş’a yönelik tutuklamanın hukuki olmadığını düşünüyor toplumun büyük çoğunluğu. AKP seçmenleri de böyle düşünüyor. Eğer objektif gözlemci istiyorlarsa topluma sorsunlar. Halka sorsunlar. Halkın büyük çoğunluğu siyasi bir operasyon olduğunu net bir şekilde ifade ediyor” dedi. 

AYM’nin kendi tarihine net bir leke sürdüğünü belirten Başaran, “AYM bir mahkeme olmadığını net bir şekilde ifade etti. “Ben bir mahkeme değilim, aracım” deyişinin tescilidir bu karar. Cumhurbaşkanı AYM kararına saygı duymadığını söylemişti. Bu karar, gerçek anlamda saygınlığını yitirdiğinin kanıtıdır. Bize bu kararı hukuki bir kararmış gibi yansıtmaya çalışıyorlar. Bu bir karar değil, bu bir yargısız infaz aracı. Bu kararla AYM bütün yerel mahkemelere talimat vermiştir. AYM’ye kimin talimat verdiğini de biliyoruz. Bu karar başından sonuna HDP’ye yönelik operasyonun bir parçasıdır.  Biz de AKP Genel Başkanının söylediğini tekrarlayalım: AYM’nin bu kararına saygı duymuyoruz” dedi. (HABER MERKEZİ)
 

Son Düzenlenme Tarihi: 22 Aralık 2017 17:58
www.evrensel.net