Sulak alan yata kurban

Sulak alan yata kurban

İzmir Aliağa'da 200 dönümlük sulak alanda tekne ve yat imalatı yapılması için AKP'li yerel yöneticiler ve İzmir Valiliği seferber oldu.

Özer AKDEMİR
İzmir

Aliağa’nın Çaltılıdere köyündeki 200 dönümlük sulak alanın, tekne, yat, imalat bölgesi yapılması için, AKP Narlıdere İlçe Başkanı Aslan Bilgi ve İzmir Valiliği seferber oldu.

26 Ekim tarihinde İzmir Mahalli Sulak Alan Komisyonunun tartışmalı oturumunda, aralarında Vali Yardımcısı Ahmet Ali Barış ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan’ın da olduğu 8 üyenin “evet” oyuyla 200 dönümlük arazi sulak alan olmaktan çıkarıldı. Komisyonun bu kararında Ege Üniversitesi öğretim üyelerine hazırlattırılan arazinin sulak alan özelliği kalmadığı raporunun etkili olduğu dile getiriliyor.

Ancak, İzmir Mahalli Sulak Alan Komisyonunda yer alan bir üye, bölgenin sulak alan olduğuna dair Dokuz Eylül Üniversitesi tarafından hazırlanan bir rapor olduğunu, fakat bu raporun Valilik tarafından komisyon üyelerine gösterilmediğini ileri sürdü. Gazetemize konuşan komisyon üyesi, Dokuz Eylül Üniversitesi’nden istenilen rapor çıkmaması üzerine Ege Üniversitesi’nden rapor alındığını iddia etti.

SULAK ALANDA YAT İMALATI PROJESİ

İzmir’in Aliağa İlçesi Çaltılıdere köyündeki 200 dönümlük sulak alanda tekne yat imalat sanayi bölgesi projesinin yapılmak istendiği aylar öncesinden basına yansımış, projenin çizimleri bile paylaşılmıştı. Bu projenin arkasındaki ismin ise AKP’nin İzmir Narlıdere İlçe Başkanı Aslan Bilgi olduğu kısa zaman sonra basına yansıyan haberler arasında yer aldı.

İzmir Tekne ve Yat İmalatçıları Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi (YATEK) Başkanı olarak çeşitli gazetelere röportajlar veren Bilgi, yasal süreçleri beklemeden Çaltılıdere Hacıahmet Koyu sulak alanında 150 işyeri kapasiteli yat imalat tesisi yapılacağına dair demeçler verdi. Öyle ki, “Denizden Merhaba” isimli denizcilik dergisinin 14. sayısında üniversitelerden alanla ilgili rapor istendiğini, “Dokuz Eylül Üniversitesinden istenen rapor yatırım için olumlu olmazsa Ege Üniversitesinden olumlu rapor alınacağını” açıklamaktan da geri durmadı.

Adını vermek istemeyen komisyon üyesinden aldığımız bilgiye göre, Mahalli Sulak Alan Komisyonu, 11 Aralık 2015 tarihinde alana yaptığı ziyaret sonrası hazırladığı raporda alanın sulak alan olarak tescil edildiğini bakanlığa bildirdi. Ancak bakanlık, söz konusu alanla ilgili değerlendirmenin yeniden gözden geçirilmesini istedi.

‘RAPOR SÜMEN ALTI EDİLDİ’ İDDİASI

Bunun üzerine Dokuz Eylül Üniversitesinden bir rapor istendi. Ancak adını vermek istemeyen komisyon üyesi, 17 Şubat 2017 tarih ve 48354255/604/99-348 sayılı üst yazısına ulaşılan raporun komisyon üyelerine gösterilmediğini ve Ege Üniversitesinden alınan başka bir raporun komisyona sunulduğunu anlattı.

Ege Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ali Kara, Prof. Dr. Şükran Çaklı, Prof. Dr. Celalettin Aydın ve Doç. Dr. Özgür Altan tarafından hazırlanan 24 Nisan 2017 tarihli raporda ise, “Hacıahmet Koyu, başta balıklar ve su kuşları olmak üzere gerek ekolojik değeri gerekse ticari değeri yüksek bitki ve hayvan çeşitliliği ile birçok tür için bir yaşama ortamı olma ve kendi kendini koruyabilme ve yenilenebilme özeliliğini kaybetmiştir” deniliyor.

Komisyondaki akademisyenler bu raporun tamamen asılsız, bilimsellikten uzak ve imza atan akademisyenlerin konu ile ilgili hiçbir bilimsel altyapıları olmadığını dile getirerek raporun içeriğine itiraz ettiler.

İzmir Valiliği toplantı salonunda 26 Ekim günü Vali Yardımcısı Ahmet Ali Barış başkanlığında gerçekleştirilen Mahalli Sulak Alan Komisyonu toplantısında ise bir kez daha alanın sulak alan olmaktan çıkarılması konusu gündeme getirildi. 16 üyeli komisyonda 8 “evet”, 5 “çekimser” ve 3”red” oyuyla Çaltılıdere köyündeki 200 dönümlük arazi sulak alan olmaktan çıkarıldı. Gazetemize konuşan komisyon üyesi, normalde karar için salt çoğunluğun sağlanması gerektiği halde 8 oyla arazinin sulak alan olmaktan çıkarıldığını ifade etti.

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİYE ÇEKİMSER KALDI?

Komisyon toplantısında Vali Yardımcısının yanı sıra, 7 kurum temsilcisi alanın sulak alan olmaktan çıkarılması doğrultusunda oy kullandı. Aralarında İzmir Büyükşehir Belediyesi (İBB) temsilcisi olmak üzere 5 kurum temsilcisi çekimser kalırken, 3 kurum temsilcisi ise kararın aleyhinde oy kullandı. Daha alanla ilgili sulak alan tezini destekler yönde görüş oluşturan İBB’nin, bu son oylamada çekimser kalması dikkat çekti.

www.evrensel.net