Kaboğlu: OHAL komisyonuna başvuracağız

Kaboğlu: OHAL komisyonuna başvuracağız

Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu yaptığı açıklamada hukuka olan inancından kaynaklı OHAL Komisyonu'na başvuracağını söyledi.

Eylem NAZLIER
İstanbul

Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu DİSK Genel Merkezi'nde, "OHAL Komisyonu emekçilerin gasp edilen hakları için çözüm olabilir mi" konulu basın toplantısı düzenledi.

Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu tarafından, DİSK Genel Merkezi'nde "OHAL Komisyonu emekçilerin gasp edilen hakları için çözüm olabilir mi" konulu basın toplantısı düzenlendi. Toplantıya DİSK Genel Başkanı Kani Beko, DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu, DİSK Eski Başkanı Süleyman Çelebi, DİSK'e bağlı sendikaların şube başkanları ve yönetim kurulu üyeleri katıldı. 

OHAL Komisyonu'na ilişkin konuşan Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, hukuka olan inancından kaynaklı haksız yere ihraç edilen emekçiler için kurulan OHAL Komisyonu'na başvuracağını söyledi. 

"Yeni devlet kuruyoruz” tartışmalarına değinen Kaboğlu, " AK Parti cenahındaki ‘Devletin yeniden kuruluşu’ söylemi, hukuk düzleminde de ele alınmalı. Hukuk devleti, ‘hukuk kuralları bütünü’ olarak tanımlandığına göre, aslında devletin bu yönüyle ortadan kalkmış olduğu öne sürülebilir. 15 Temmuz öncesi, anayasasızlaştırma kavramı sıkça gündeme gelmekte idi; OHAL KHK yoluyla yönetim döneminde ise, sadece Anayasa değil, hukuk düzeni bütünüyle ortadan kaldırıldı. Bu anlamda Türkiye ülkesi üzerindeki siyasal örgütlenme, hangi adıyla nitelenmeli? Türkiye Devleti mi, Türkiye Cumhuriyeti mi? Madde 2’ye göre, hukuk devleti, Cumhuriyetin ana ekseni. Hukuk devleti askıya alındığına göre, Türkiye Cumhuriyeti adı, kâğıt üstündeki tanımı yansıtır daha çok. O nedenle, Türkiye Devleti demek, daha gerçekçi" diye konuştu. 

Anayasa ve OHAL çerçevesinde gerekli önlemlerin alınması yerine bir yıllık OHAL yönetiminde çıkarılan 26 adet KHK yoluyla Anayasa kurallarına aykırılıklar zincirinin oluştuğuna dikkat çeken Kaboğlu, aykırılıkları şöyle sıraladı: 

" * OHAL KHK, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından çıkarıldığı halde toplantı tarihi ile kararnamenin Resmi Gazete'de yayımlanma tarihi çoğu zaman birbirinden ayrı oldu. Kolektif ve eşzamanlı işlem özelliği ihlal edildi. 

* Anayasa madde 120 çerçevesinde OHAL ilanı neden, konu, amaç ve süre ile sınırlı olduğu halde; KHK'ler nedene bağlı kalınmadan hemen her konuda kalıcı amaçlar için kullanıldı. 

* KHK niteliği ile bağdaşmayan birel (idari) işlemler düzenlendi. Adından da anlaşıldığı üzere 'kanun hükmünde' yani genel ve kişilik dışı düzenlemeler için kullanılması gereken bir hukuki işlem olduğu halde binlerce kişinin adının yer aldığı ek listeler, yasal düzenlemeye tamamen yabancı. Bu usul, KHK metninde imzası bulunan kişiler ile ek listeleri hazırlayan kişilerin farklılaşmasını da teşhir etmekte ve madde 121'e açıkça aykırı. 

* Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen' kaydı Anayasa'ya aykırı, çünkü MGK karar alma değil tavsiye makamıdır. 

* Hak ve özgürlükleri yok etme: Durumun gerektirdiği ölçü ve uluslararası hukukun gerekleri ötesinde; belli hak ve özgürlükler için mutlak dokunulmazlık güvencesi geçerli. Uygulama ise tam tersine, ölçülülük ilkesi veya uluslararası hukukun gereklerine saygı bir yana 'her zaman her yerde ve bütün hak ve özgürlükler için geçerli yasaklar' dizisi haline getirilerek madde 15, sürekli katledildi. 

* Yaşam hakkının ihlalinin 3’üncü boyutu: Yaşam hakkı, devlet açısından iki ana yükümlülük yaratır. İnsanları öldürmekten kaçınmak ve insanların yaşamını korumak. Ödürmeme ve öldürtmeme yükümlülüğü bir yana devletin en üst katındaki kişi, KHK ek listelerinde adları yer alanları 'terörist yaftası' kullanarak, sürekli teşhir etti. Özellikle, düşünce ve ifade özgürlüğü nedeniyle 'yargısız infaz' edilen öğretim üyeleri için 'üniversiteleri teröristlerden temizledik' nakaratı, kan içici silahlı çetelere hedef göstermek değil mi?"

'HUKUKA OLAN İNANCIMIZDAN DOLAYI BAŞVURACAĞIZ'

OHAL Komisyonuna Ankara'da KHK ile ihraç edilenlerin başvurmayacağını; ancak İstanbul'dakilerin başvuracağını belirten Kaboğlu, "Ankara'daki arkadaşlarımız komisyon 15 Temmuz darbesi için kuruldu. Ancak, biz darbeci değil aksine hükümetten farklı düşündüğümüz için ihraç edildik. Bundan kaynaklı da başvurmayacağız. İstanbul'daki ben ve benim gibi düşünenler ise hukuka olan inancımızdan kaynaklı başvuracağız" diye konuştu. 

BEKO: KABOĞLU'NUN GİRİŞİMİNİ ÖNEMLİ BULUYORUZ

KHK'ler ile binlerce insanın mağdur edildiğini kaydeden DİSK Genel Başkanı Kani Beko da, "Kaplumbağa hızıyla ilerleyen bir komisyon olmasına rağmen Kaboğlu'nun girişimini önemli buluyoruz.
Karanlığa küfür etme, aydınlığa bir mum yak. İbrahim Kaboğlu destekliyoruz" diye konuştu.  İhraç edilen birçok kişiden bazıların referansla işe geri döndüğünü belirten Beko, "Ancak mevcut tabloda iktidarın Kürtlere, solculara ve Alevilere savaş açmış olduğunu gördük" dedi. 

Toplantı konuşmaların ardından soru cevap kısmı ile son buldu. (İstanbul/EVRENSEL)

Son Düzenlenme Tarihi: 10 Ağustos 2017 16:49
www.evrensel.net