Uludağ Üniversitesi vekaleten yönetiliyor

Uludağ Üniversitesi vekaleten yönetiliyor

Uludağ Üniversitesi’nde son birkaç ay içerisinde yapılan atamalar, üniversitede birçok sorunu ve huzursuzluğu beraberinde getiriyor.

Uğur ÖKDEMİR

Uludağ Üniversitesi'nde fakültelerden, enstitülere, daire başkanlıklarına ve yüksekokul sekreterliklerinin tamamı vekil kişilerce yürütülmekte. Üniversite personel daire başkanlığı kadrosu dolu olmasına rağmen daire başkanının görevlendirme ile üniversite içinde başka birimlere gönderilirken yerine 'FETÖ/PDY' soruşturmasından açığa alınan Rıdvan Uslu getirilmesi tepkileri de beraberinde getirdi.

Uludağ üniversitesinde önemli görevlerin tamamı vekaletle yönetilmekte, aynı kişi üç farklı görevle görevlendirilmiş, yada ilgisi olmayan görevlendirmeler yapılmakta olup fen bilimlerinin mühendislik dalında uzman olan mevcut Rektör Yusuf Ulcay’ın aynı zamanda Hukuk fakültesi dekanlığı görevini yürütmesi gibi. 

Üniversite bünyesinde yer alan 14 fakültenin tamamı, 4 enstitü ve enstitü sekreterliklerinin tamamı, 8 daire başkanlığı ve iki yüksekokul sekreterliğinin tamamı vekillerce yönetilmekte.

ATAMALAR NEYE GÖRE YAPILIYOR

Uludağ Üniversitesinde yaşananlara tepki gösteren Eğitim Sen Bursa Şube Başkanı Atakan Erdağı; “ Üniversite dışardan atamalarla yönetilmekte ve bilimden her geçen gün uzaklaşmaktadır. Son aylarda yaşananlar bunu bize bir kez daha göstermektedir” dedi.

Üniversite personel daire başkanlığına atanan Rıdvan Uslu hangi liyakate göre yapılmıştır? Bu görevi liyakatle ve deneyimle yapacak yüzlerce personel varken neden Rıdvan Uslu bunun açıklanması gerektiğini vurgulayan Erdağı; “Sorun sadece Uludağ üniversitesi personel daire başkanlığı ataması da değildir. Yaklaşık iki ay önce bir benzer atamaya daha şahit olundu. Üniversite Sağlık Bilimleri Enstitüsü Sekreterliğine Şükran Mercan Misci’nin atanması da liyakatsiz-deneyimsiz bir atamadır ve çalışanları rahatsız etmiştir. Aynı göreve atanacak yüzlerce çalışan varken akademik-üniversite ortamın da daha önce bulunmamış ve üniversite kültürü olmayan emekli bir memurun dışarıdan atanması manidardır. Diyanette kurs öğretmenliği yaparken Orhaneli Belediyesinde memurluk kadrosuna atanan sonrada emekli olan biri hangi gerekçelerle bu kadroya atanır anlam vermek mümkün değil. Üniversite içinde yıllarca çalışmış bu görevi layığı ile yapacak onlarca çalışanlar dururken dışarıdan atamalar neyin nesi? Üniversite bünyesinde özellikle unvanlı kadrolara dışarıdan bu şekilde yapılan atamaların olması çalışma barışını bozmakta, iş verimliğini zedelemekte, kurum aidiyet duygusunu zayıflatmaktadır” dedi.

REKTÖRÜN İŞİ GÜCÜ ADAM KAYIRMA VE KADROLAŞMA

 Uludağ üniversitesine genel baktığımızda bu durumun olağanlaştığını ifade eden Erdağı şöyle devam etti; “Rektör sekreteri İsmail Sağlam ve Rektör yardımcısı Prof. Dr. Tevfik Yücedoğru’nun görevlerinden alınması, Rektör tarafından göreve getirilen Mühendislik Fakültesi eski Dekanı Prof. Dr. Abdulvahap YİĞİT ve 7 çalışanın Fetö/PDY’den gözaltına alınması, yargılanması. Eski dekanın mevcut rektör için ‘benim yakın arkadaşımdır’ demesi birer tesadüf olamaz.İşin aslı Uludağ üniversitesinde vekaleten yönetim hakimdir, o yüzden verilen kararların, alınan kişilerin tamamı üniversiteyle ilgili değildir. Hatta rektörlük genel sekreterliği, rektör yardımcılığı ve yönetim kurulu raportörlüğünü Rektör yardımcısı Mehmet Yüce yürütmektedir.Tüm bunlar göstermektedir ki üniversite bilim üretmesi, bilimsel eğitim vermesi gerekirken Uludağ üniversitesi özelinde de mevcut rektör işi gücü bırakmış kadrolaşma ve adam kayırma ile uğraşmakta, olan bu halka ve ülke sermayesine, kamu malına ve bilimsel eğitim alarak meslek öğrenmek isteyen halkın çocuklarına olmakta.Bu böyle sürdürülemez, ileride daha vahim vakalar bizi bekliyor” dedi. (Bursa/EVRENSEL)

Son Düzenlenme Tarihi: 01 Ağustos 2017 16:44
www.evrensel.net