Adalet Yürüyüşü'ne kadınlar ve işçiler talepleriyle katıldı

Adalet Yürüyüşü'nün 22. gününe kadınlar ve işçiler damgasını vurdu. Kadınlar 'gerçek adalet' isterken işçiler 'iş ekmek adalet' talebiyle yürüyüşteydi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun başlattığı Adalet Yürüyüşü 22. gününde devam ediyor. Adalet Yürüyüşü'nün 22. gününde kadınlar 'Erkek değil gerçek adalet' talebiyle yürüyüşe destek verirken, işçiler de 'İş ekmek adalet' sloganıyla yürüyüşteydi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Adalet Yürüyüşü'ne ilişkin Türkiye'nin en barışçıl eylemini yaptıklarını ifade ederek, " Bazı çevreler yürüyorsunuz ama biz izin veriyoruz diyor. Adalet istemek ne zamandan beri birilerinin iznine tabi oldu. Bu bizim hakkımız" diye konuştu.

80'e yakın kadın örgütünün imzasıyla kadınlar bugün, Pippa Bacca'nın öldürüldüğü yer olan Gebze çevresinde yürüyüşe katılıyor. Kadınlar "Erkek adalet değil gerçek adalet için bizler de yürüyüşe katılıyoruz" dedi. 

Sendikalar; Tekgıda-İş, Belediye-İş, Kristal-İş, Tümtis, Deriteks, Basın-İş ve TGS yarın Adalet Yürüyüşü'ne katılıyor.

KILIÇDAROĞLU YAHYA KAPTAN'IN MEZARINI ZİYARET ETTİ

Başlattığı 'Adalet Yürüyüşü'nde Kocaeli'nin Dilovası İlçesi Tavşancıl Mahallesi'nde konaklama alanında geceye geçiren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, güne Tavşancıl'da bulunan Kurtuluş Savaşı kahramanlarından Yahya Kaptan'ın mezarını ziyaret ederek başladı. Kemal Kılıçdaroğlu ve yanındakiler Yahya Kaptan'ın mezarı başında dua etti.

Kemal Kılıçdaroğlu Yahya Kaptan’ın mezarını ziyaret etti.

'Adalet Yürüyüşü'nün 22'nci gününde olduklarını belirten Kılıçdaroğlu, "Yahya Kaptan'ın mezarını ziyaret ettim. Yahya Kaptan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün nutkunda uzun uzun söz ettiği bir milli kahramanımız. Duamızı ettik, Allah rahmet eylesin. Bu ülkenin bağımsızlığı için mücadele eden, hayatını veren herkese şükran borçluyuz. Onları rahmetle anmak, onları her zaman her ortamda, her yerde anmak bizim temel görevlerimizden birisidir" dedi.

Irak'ta IŞİD'in Türkmenlere yönelik saldırısına değinen Kılıçdaroğlu, "Bu arada bizi üzen bir başka olay daha var. Telafer'de IŞİD'in saldırısı sonucu 200 Türkmen'in katledilmesi. Kadın yaşlı herkesi katletmeleri gerçekten hepimizi üzüyor. Ama bir başka sevindirici olay daha var. Bizim gençlik kollarımız şu anda Irak'taki Türkmenlere yardım TIR'ları götürüyorlar. Şuanda Telafer bölgesindeler ve dolayısıyla biz yardımlarımızı bu Adalet Yürüyüşü'nü yaparken yine yurt dışındaki Türkmenleri düşünerek onlara da her türlü yardımı yapmayı sürdürüyoruz" diye konuştu.

Adalet Yürüyüşü ile Türkiye'nin en barışçıl eylemini yaptıklarını söyleyen Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"450 kilometreyi kimsenin burnu kanamadan, kimseye kötü söz söylemeden, herkesi kucaklayarak, bizim gibi düşünmeyen insanları alkışlayarak yolumuza devam ediyoruz. Provokasyonlar yapılmak isteniyor, onları alkışlıyoruz. En barışçıl eylemimiz bazı çevrelerde ciddi kaygılar, endişeler yaratıyor. Hiç kimse şunu unutmasın biz bu yürüyüşü 'adalet' adı altında yapıyoruz. Toplumun 80 milyonu için yapıyoruz bu yürüyüşü, adalet ihtiyacı hepimizin ortak ihtiyacıdır. İnsanlığın ortak değeridir adalet. Yine bazı çevreler 'efendim yürüyorsunuz ama işte biz izin veriyoruz', ne demek izin veriyoruz? Bu bizim anayasal hakkımız, insan olarak hakkımız, adalet istemek ne zamandan beri birilerinin iznine, birilerinin lütfüne bağlı oldu. Bunu anlamakta gerçekten zorluk çekiyorum. Pazar gününe yaklaşıyoruz. İnşallah hiç kimsenin burnu kanamadan hep birlikte Maltepe'de olacağız. Türkiye'ye ve dünyaya sesleneceğiz. Bu yürüyüşü niçin yaptık, hangi gerekçelerle yaptık, ne istiyoruz biz, bunu anlatacağız."

Taşvancıl'dan Gebze'ye doğru yürüyüş başlarken, dün olduğu gibi bugün de D-100 karayolunun İstanbul yönü ulaşıma kapatıldı. D-100 karayoluna bağlanan yan yollar kamyon, TIR ve çekicilerle kapatıldı. Kılıçdaroğlu'nun geçeceği güzergahta polisler ve jandarmalar güvenlik önlemleri aldı. Polis helikopteri ise güzergahta uçarak kontrollerde bulundu.

MARŞLAR VE TÜRKÜLER SÖYLEDİLER

Yürüyüşe katılanlar Tavşancıl Mahallesi'ndeki kamp alanında geceyi geçirdi. Yürüyüşe katılanlara yemek ve çay ikram edildi.

Kamp alanında çadırlarını kuranlar uyuyarak dinlenmeye çalışırken, kimileri ise çimlerin üzerine serdikleri kilimlerin üzerinde uyudu. Gençler ise gece geç saatlere kadar marşlar ve türküler söyleyerek eğlendi.

DİLOVASI'DA MOLA VERİLDİ

Bu sabah başlayan yürüyüşte 13 kilometre yürünerek Dilovası Rampası Mevkii'ne ulaşılarak mola verildi. Saat 15.00'te yürüyüş yeniden başlayarak Gebze'ye ulaşılacak. 

Mola yerinde bulunanlara karpuz, su ve çay ikramında bulunuldu. Yürüyüş sırasında yorulanlar çimenlerin üzerine yatarak dinlendi. 

Yürüyüş sırasında fabrikalarda çalışan bazı işçilerin 'Rabia' ve 'Bozkurt işareti' yaptıkları görülürken, yol kenarında bulunanlar sevgi gösterilerinde bulundu. 

İŞÇİLER YÜRÜYÜŞE KENDİ TALEPLERİYLE KATILDI

Adalet  Yürüyüşü’nün 22. gününde işçiler kendi talepleriyle yürüyüşe katıldı. Dilovası’na bağlı Tavşancıl mevkiinden başlayan yürüyüşe DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş, Sosyal-İş ve Nakliyat-İş üyeleri katıldı. Vergi adaletsizliğine, işten atmalara, sendikasızlaştırmaya, iş cinayetlerine karşı adalet, demokrasi ve özgürlük talep eden pankart ve dövizler taşıyan yüzlerce işçi, üzerlerine “İşçiler adalet arıyor” yazılı tişörtler giydiler. 

Fabrikalar bölgesinden geçilirken, fabrikaların önlerine çıkan işçiler alkış ve sloganlarla yürüyen işçilere desek verdiler.  

Yürüyüşe katılan işçilerden biri de Birleşik Metal-İş Sendikası’na üye olduğu için 96 arkadaşıyla birlikte işten atılan Diam Stand işçisi Bülent Akar. Akar “Biz toplusözleşme istedik, sendika istedik. Ama bizi işten attılar. İşçiler için adalet yok, zaten Cumhurbaşkanı OHAL’in patronlara yaradığını da açık açık söyledi. Ben işten atılan bir işçi olarak daha iyi bir yaşam ve daha iyi koşullarda çalışmak istiyorum. Emeğimizi, ekmeğimizi istiyoruz” diye konuştu. İşten atılan Diam Stand işçilerinden Serpil Parlak da “Adalet hep patrona işliyor. Çalıştığımız yer AKP’lilerindi, bize kimse sahip çıkmadı. Bugün çok sayıda haksızlığa uğrayan insanlar var, biz işçilere de sahip çıkılsın, biz bunu istiyoruz” dedi. 

Birleşik Metal-İş İstanbul 1 No’lu Şube Temsilcisi Ali Kabak da, grevlerin yasaklanmasına, sendikalaşma nedeniyle yaşanan işten atmalara karşı yürüyüşe katıldığını belirterek, “Kıdem tazminatının ve memurların iş güvencesinin ortadan kaldırılmak istenmesine karşı işçi memur el ele hepimizin sokakta olmalıyız. Artık mahkemelerde adalet aranmıyor, o yüzden adaleti sokakta aramalıyız” çağrısında bulundu. 

Birleşik Metal-İş’in örgütlü olduğu AKS Otomotiv İşyeri Temsilci Alişan Ergün de “Bu ülkede haksızlığa ve zulme karşı işçiler olarak adalet arıyoruz. Bu zulmü ancak beraber yenebiliriz. Barış içinde, özgürce, insanca yaşamak istiyoruz. Din, dil, ırk ayrımı yapmadan insanca bir arada yaşamak istiyoruz. Haksızlıklar almış başını gidiyor, o yüzden hep beraber olmalıyız” dedi

İŞ EKMEK ADALET!

Sevda KARACA
Gebze

Adalet yürüyüşü 22. gününde Kocaeli-Gebze hattında fabrikaların arasından ilerliyor. Bir kamyonetin gölgesinde 8 işçi, ellerinde “İşçi hak ve özgürlükleri için adalet” dövizi, üstlerinde Birleşik Metal-İş önlükleriyle yürüyenlere selam veriyor. Onları görenler coşuyor. Fotoğraf çektirmek isteyenler, “Ben de işçiyim, izin aldım da geldim” diye selam verenler... Cavo Otomotiv Fabrikası’ndan gelmişler. “Yürüyüşün fabrikanın önünden geçeceğini biliyorduk. 8 arkadaş sendikal izin kullandık. Buradayız” diyor 13 yıllık işçi Aytekin Tunç. 5 yıl önce 9 aylık bir sendikalaşma mücadelesinin ardından örgütlenmişler. “Ben o zaman anladım adalet, hak hukuk ne demek” diyor. Sohbet ettiğimiz 4 işçinin her biri ayrı partiye oy veriyor ama dördünün de sözü bu.

Tayfur Dursun “Ben mesela AK Partiliyim. Ama bu yürüyüşü destekliyorum. Aslında AK Partiliydim demem lazım. Adında adalet var ama memlekette adalet yok bence” diyor. Gülüşüyorlar. Çünkü bu değişim HDP’ye oy vermiş olan Rıza açısından “Hep sonradan gelir aklım başıma” şarkısı gibiymiş.

MEMLEKET GİBİ

Fabrikada nasıl karşılanıyor bu yürüyüş diyorum; “Memleket gibi” diyor Tayfur, “Destekleyen de var, karşı çıkan da. Ama çok konuşuluyor. Bizim aramızda parti ayrımı yoktur. Kimse kimseyle sen şucusun, ben bucuyum diye konuşmaz. Neyse fikri, fikriyle konuşur. Ben oy verdiğim partiyle konuşsaydım o zaman şimdi bu yürüyüşü desteklemek için fabrikadan çıkıp gelmezdim. Ben ekmeğime bakarım. Küçülüyor mu, büyüyor mu ona bakarım. Çocuklar aç mı susuz mu ona bakarım. Fikrime uyanı desteklerim. Desteklediğim değişirse ben de onu değiştiririm” diyor.

Bedri Ayaz işyeri temsilcisi. “Adalet herkese lazım” diyor. Ona da fabrikada nasıl konuşulduğunu soruyorum yürüyüşün. “Adalet işçiye lazım. Ama dile getirmek kolay değil” diyor. Sendikanın yürüyüşü desteklemesi önemli olmuş fabrikadaki tartışmalar açısından.

Arada laf, ellerindeki dövize geliyor; “İşçi hak ve özgürlükleri için adalet.” “Sendikalı olunca burada bunu söylemek kolay. Sendikasız olan, ama bunu söylemek isteyen için zor. Nasıl gelsin buraya” diyor içlerinden biri. “İsteyen gelir, hafta izninde katılsın ne olacak” diyor öteki. “Çoluk çocuk, 100 saat mesai, millet evden dışarı adımını atmıyor izin gününde” yanıtını veriyor öbürü. Biz sohbet ederken hep işçilerle fotoğraf çektirmek isteyenlerle bölünüyor sohbetimiz. Ben de hepsine fotoğrafçı oluyorum, cep telefonlarını alelacele uzatıp fotoğraf çektirip, sarılıp, koşar adım ilerleyen yürüyüşe katılıyorlar. “Siz yürümüyor musunuz?” diyorum. “Mola bitti hadi devam” diyorlar. İşçiler yürüyor, bu sefer slogan “İş, ekmek, adalet” oluyor onlarla birlikte...

KADIN ÖRGÜTLERİ ADALET YÜRÜYÜŞÜ'NDE: ERKEK DEĞİL GERÇEK ADALET

Adalet Yürüyüşü devam ederken 80'e yakın kadın örgütünün imzasıyla kadınlar bugün, Pippa Bacca'nın öldürüldüğü yer olan Gebze çevresinde yürüyüşe katılıyor. Kadınlar "Erkek adalet değil gerçek adalet için bizler de yürüyüşe katılıyoruz" diyerek bir açıklama yayınladı. 

Kadınlar açıklamasında "Tüm kadınları, mor rengimizle 6 Temmuz’da Pippa Bacca’nın katledildiği yerde, yani Gebze’de Adalet Yürüyüşü’ne katılmaya; erkek adaletin ve OHAL hukuksuzluklarının değil gerçek adaletin, demokrasinin tesis edildiği, herkesin ve özellikle de kadınların eşit ve özgür oldukları bir dünya için yürümek üzere buluşmaya çağırıyoruz" denildi. Yürüyüşteki kadınlar görüşlerini Evrensel'le paylaştı.

'EŞİTLİK VE ÖZGÜRLÜK OLMADAN ADALET OLMAZ'

HDP İstanbul Milletvekili Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu: Gerçek adalet istiyoruz diyoruz. Toplumun her alanında kadınların aleyhine binlerce eşitsizlik var. Eşitlik ve özgürlük olmadan adalet olmayacak. Uzun yıllar mücadelelerle yasal değişiklikler kazandık ama eksiklikler var tabi. Bunların hayata geçirilmesi lazım ve artık herkesin sözünü söyleyebileceği demokratik bir ülkede yaşamak istiyoruz. Bunu da kadınlar başaracak.

'HERKES İÇİN ADALETİ TALEP EDİYORUZ'

Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Adile Doğan: Bugün kadınlar olarak gerçek adaleti, eşitliği, kadın cinayetlerinin önlenmesini, herkes için adaleti talep ediyoruz. Her gün 'Bu da oldu' dediğimiz şeyleri yaşıyoruz. Ne yazık ki bunların karşısında adaleti göremiyoruz. Adalet olsaydı muhtemelen bunlar olmayacaktı. 

Kadınlar emek alanında da sömürülüyor. Eşitsiz ücrete çalıştırılıyoruz, esnek çalıştırılıyoruz. Ekonomiyi bile kadınların iş aramasına bağlayan bir zihniyet var. Toplumun hiç bir alanında bizler için adalet yok, biz bu yüzden buradayız. Bizim bu sistem ve yönetimden bir beklentimiz yok. Tek çare örgütlenmemiz, ancak yan yana gelirsek bir şeyleri değiştirebiliriz. 

9 Temmuz'dan sonrası için de mücadele edilmeli, birliktelik sürdürülmeli. Adaleti böyle sağlayabiliriz. Bütün kadınları dayanışmaya, mücadeleye çağırıyoruz.

KANUNLAR ERKEKLERDEN YANA...

İstanbul Kadın Orkestrası'ndan Necla Demirli: Kadınlar için adalet yok. Kanunlar bile erkekten taraf. Kadını öteleyen bir sistem içerisindeyiz. Ben adaletin yanına eşitliği koyuyorum. Kadın erkek eşitliğini sağlamadan hangi adaletten bahsedebiliriz.

KADINLAR EŞİTLİK İSTİYOR...

Bakırköy Kadın Dayanışması'ndan Oya Güngör: Kadınlar adalet istiyor, eşitlik istiyor, özgürlük istiyor, iyi davranılmak istiyor. Çünkü Türkiye'de kadınlar eziliyor, üzülüyor, işkence görüyor, daha yeni 3 gün önce Yasemin'in davasındaydık. Gördüğü işkenceleri duydum, alabora oldum. Kadınlar inanılmaz haksızlıklara uğruyorlar, biz eşitlik istiyoruz  Gerçek bir adalet istiyoruz . 

Bakırköy Kadın Dayanışması'ndan Oya Erakıncı: Kadınlar her alanda eziliyor, öldürülüyor. Adalet istiyoruz bizler ama yalnızca adalet yetmez. Eşitlik olmadan adalet olmaz diyoruz, gerçek adalet istiyoruz biz.

BİRLİKTE HAREKET EDECEK ALANLARI ÇOĞALTMALIYIZ

Filiz Çay: Ben bağımsız sosyalist feminist bir kadın olarak buradayım. Erkek adalet için değil, gerçek adalet için yollara döküldük. Her gün cinayetlerin, tecavüzleri yaşandığı bir ülkedeyiz. Artık hukuksuzluğun hukuk sayıldığı bir memlekette yaşıyoruz. Kadınlar bunun bedelini ödemek istemiyor, bunun mücadelesini veriyor. Önce kadınların talepleri muhatap alınmalı, kadınlar yıllardır sokakta, ses verilmeli. Adalette kulaklarını, gözlerini yumuyorlar kadınlara. Adalet herkes için gerçekleşmeli, bugün hayati bir öneme sahip. Birlikte hareket edilecek alanları çoğaltmamız lazım.

Sisan Görgü: Ben de adalet için buradayım. Kadınların neler yaşadığı yeterince ortada. Öldürülüyoruz, şiddete uğruyoruz, hakaret görüyoruz. Herkes kendi giyimine baksın, kimse kimsenin giyimine karışmasın. Kadınlar güvende değil, sadece biz değil erkekler de güvende değil. Bir kadın olarak ben özgürlük talep ediyorum.

‘BİZİM ÇOCUKLARIMIZ İÇERDE'

Ayten K: Hava Harbiyesi 3. sınıf öğrencisi velisiyim. Oğlum şuanda Silivri Cezaevinde ama sadece onun için değil, bütün çocuklarımız için konuşacağız. Çocuklarımızın hiç bir şeyden haberi yokken, tatbikat adı altında onları alıp götürüyorlar. 16 Temmuz sabahından beri cezaevinde, iddianamesini henüz göremedik. Bizim çocuklarımız suçsuzdur, daha öğrenciler. AKP içinde birine dokunmadan binlerce insanı cezaevine aldılar, ben bunu doğru bulmuyorum. Sayısız yere gidip başvurmama rağmen sonuç alamadım, o yüzden şimdi adalet yürüyüşündeyim, sesimi burada duyurmak istiyorum. Herkes için adalet eşit olmalıdır. Yargılamalar da eşit olsun, bizim çocuklarımız tutuksuz yargılansın, ben artık çocuğumu evimde istiyorum.

YÜRÜYÜŞÜN BAŞINDAN BERİ KADINLAR EN ÖNDE 

Türkiye’de en büyük adaletsizliği yaşayan kesimlerin başında gelen kadınlar, ilk günden bu yana kortejin ilk sıralarında yerini alıyor. Kimi ilk günden kimisi de daha sonra yürüyüşe dahil olmuş; kimi de kırık koluna rağmen adalet yollarını arşınlıyor. Yaşlısından gencine, emeklisinden işçisine, çocukları ve torunları ile yürüyüşe katılan kadınlar “Adalet” yazılı dövizler taşıyor.

‘YÜRÜYÜŞLE BİRAZ DAHA CESARET ALDIK’

Yürüyüşe Kocaeli ilinden katılan ve bir kadın olarak Türkiye’de yaşamanın zorluklarına dikkat çeken 40 yaşındaki Yeter Şiret, “Artık kimliğimizi saklamaya başlayacağız gibi geliyor. Giyimimizde, kuşamımızda, kendimizi ifade etmemizde hatta iktidarın istediği gibi düşünmüyorsak; yani biraz daha hem kadın olarak hem insan olarak kendimizi saklıyoruz. Bu yürüyüş iyi oldu, biraz daha cesaret aldık, biraz daha bir arada olunca güçlü olduğumuzu fark ettik” dedi.

Yürüyüşün üçüncü gününde olan ve sadece kadınlar için değil çocuklar, hayvanlar için de yürüdüğünü söyleyen 35 yaşındaki Nurcan Kuşçu, “Muhalefeti kabul etmeyen, yönetimi tek başına diktaya götüren biri var başımızda. Git gide kadına şiddetin arttığı, taciz ve tecavüz gibi, üzerinizdeki kıyafetten dolayı başınıza birçok şeyin geldiği bir ülkede yaşıyoruz artık. Buna karşı yürümek istedim ve tabi ki yürümeye de devam edeceğim. Giyiminden dolayı tacize uğrayan ve dayak yiyen kadınlar için yürüyorum. Düşüncelerinden dolayı şu anda cezaevlerinde yatan kadınlar için yürüyorum. İşinden atılan ve şu an açlık grevinde ölüme yatan kadınlar için yürüyorum. Haksızlığa uğrayan bütün kadınlar için yürüyorum" dedi.

‘ZORLA EMEKLİLİĞE TEŞVİK EDİLDİĞİM İÇİN YÜRÜYORUM’

Çocukluk arkadaşları ile yürüyüşe katılan belediye çalışanı ve işinden çıkarılan 52 yaşındaki Dilek Ağırkaya da, “Oradan oraya sürüldüğüm ve zorla emekliliğe teşvik edildiğim için yürüyorum. Adalet istiyorum. Adaletli bir ülkede yaşamak istiyoruz. Yürüyüşe bugün katıldım. Harika görüyorum ve çok hoşuma gitti” diyerek taleplerini sıraladı. 

‘ÇOCUKLAR İÇİN YÜRÜYÜŞTE YER ALDIM’

Halkevci Kadınlar’dan Cemile Gültepe, bir kadın olarak hakları ve kadına karşı şiddetin son bulacağı bir ülke umut etmek adına yürüyüşe katıldığını dile getirerek, “Tecavüzcülerin bir an önce gerekli cezaları alması adına, kadının konuşma ve hatta kahkaha atma özgürlüğünün engellenmesine karşı olduğum için yürüdüm. Kadınlar şuanki iktidar tarafında kapalılar ve açıklar diye ikiye ayrılıyor. Herkes tercihinde özgürdür, ancak kimse tercihini karşısındakine dayatmamalıdır. Bugün çocuklar için de yürüyüşte yer aldım ve yer almaya da devam edeceğim” dedi.

‘KENDİMİZİ SAVUNABİLMEK İÇİN YÜRÜYÜŞE KATILDIM’

Yürüyüşe 3 gündür eşlik eden mühendis Neşe Okur, kadınların böylesi bir yürüyüşe katılmasının son derece önemli olduğunu söyleyerek, “Kadınlar madem adaletsizliğe uğruyor, en çok kendilerini onlar savunmalılar. Haklarımızı başkaları değil biz kendimiz savunmalıyız. O yüzden bu yürüyüşte yer aldım” diye konuştu. 

Nefes nefese kalırken yakaladığımız 32 yaşındaki Ekonomist Zübeyde Yalçın ise, son süreçte ülkede yaşanan ekonomik krize dikkat çekti. Gelirler arasındaki adaletsizliğe değinen Yalçın, erkek ile özdeşleştirilen ekonominin aksine ilk kurucusunun kadın olduğunu söyledi. Yalçın son olarak, ekonomik eşitlik ve özgürlük için yürüdüğünü belirtti.

‘HAYVANLARIN UĞRADIĞI ŞİDDETE KARŞI ADALET İSTİYORUM’

Yürüyüşe Antalya’dan katılan ve 10 gün boyunca üzerinde “Hayvanlara adalet” yazılı döviz ile yürüyen 35 yaşındaki yaşam hakkı savunucusu Sinem Aksoy ise, “Hayvanların uğradığı şiddete karşı adalet istiyorum. Kadınların şort giydiği için acı çektiğini, dövüldüğünü biliyorum. Parka gittiği için dövüldüğünü biliyorum. Bunun için adalet istiyorum. Biz aslında adalete susadık. Adaleti özledik. Bu ülkenin acılarının dinmesini istiyorum ve bu yüzden de bu özlemimizi ve hasretimizi gideceğiz. Yolun sonu özgürlük ve adalettir” diye konuştu.

AYVALIK’TA KADINLARDAN ADALET YÜRÜYÜŞÜ’NE DESTEK

Ayvalık Bağımsız Kadın İnisiyatifi, kadınların katıldığı 22’nci günde Adalet Yürüyüşü’ne Ayvalık’tan destek verdi.

Yapılan açıklamada: "Adaletin' erkek' yüzünü ortaya çıkarmak için yıllardır mücadele eden kadınlar olarak hukuksuzluğun ve keyfiyetin ‘olağan’ hale getirildiği bu zamanda gerçek adalet için sokakta olmayı önemsiyoruz.

Kadınlar için adaletin yasa önünde ve hayatın her alanında, sokakta, işte, mecliste eşitlik olmadan ve demokratik bir ortam sağlanmadan gerçekleşmeyeceğini söylüyoruz.
Biliyoruz ki, hayatın her alanında, erkeklerle eşit haklara ve fırsatlara sahip olana kadar: Eşitlik yoksa adalet de yok" denildi
 

İRFAN DEĞİRMENCİ: ÖNCE MEDYA SUSTURULDU...

Gazeteci İrfan Değirmenci: Adalet, memleketin en önemli ihtiyacı, ekmek gibi su gibi. Bunu burada milletin kendisinden görüyoruz, millete rağmen yürünmez diyorlar ama millet burada, mağdurlar burada. Herkes birbirinin yarasını paylaşıyor, paylaştıkça azalırmış derler ya hani. Bu yüzden bu yürüyüş bence amacına çoktan ulaştı, insanlara tünelin ucunda bir ışık gösterdi, umut oldu. Bu cesur adımın devamının gelmesi gerekiyor. Ben bugün katıldım yürüyüşe, benim de kendi içimde CHP ile hesaplaşmam biraz uzun sürdü açıkçası. Ama nihayetinde buradayım, geçmişe değil, geleceğe bakmalıyız. 

Herkes mağduriyet yaşadı ama biz gazetecilerin mağduriyeti bir başka. Çünkü önce özgür medya, farklı sesler susturuldu. En büyük mağduriyeti cezaevinde gökyüzünü göremeyen meslektaşlarımız yaşıyor. 6 aydır televizyona çıkmayan biri olarak burada bir kaç saatte yüzlerce fotoğraf çektirdim. İnsanlar unutmuyorlar. O yüzden adaleti tüm ülke için hep beraber inşa edeceğiz. 

'ARTIK SANATÇININ SANATINA DEĞİL, TARAFINA BAKILIYOR'

Oyuncu Beyti Engin: Ülkede her şey birbirine girmiş durumda. Bu ortamda savunabilecek tek şey adalet, onun için buradayım. Özellikle biz sanatçıların alanında da hiç bir şey adil değil. Artık sanatçının ve sanatının değerine bakılmadan, tarafına bakılarak bir yerlere geliniyor. Bu da sıkıntılı bir durum yaşatıyor, o yüzden de her alanda adalet istiyoruz. 

Yürüyüşün bu kadar hızlı büyümesinin nedeni, ülkede çok sayıda adaletsizliğin olması. Herkes adaletin dışarıda aranması gerektiğinin farkına vardı, yapabileceğimi tek şey şu an sokakta olmak.

ARTVİNLİ YAŞAM SAVUNUCULARI ADALET YÜRÜYÜŞÜ'NDE

Adalet Yürüyüşü'ndeki Artvinli yaşam hakkı savunucuları, Cerattepe'de Danıştay’ın 'Madencilik yapılabilir' kararına 'rezalet' dedi.

Cerattepe'de Rize İdare Mahkemesinin, "Madencilik yapılabilir" yönündeki kararının Danıştay tarafından onanması ile birlikte Artvin Çevre Derneği üyeleri de Adalet Yürüyüşü'ne dahil oldu.

Artvinli yaşam savunucuları "Cerattepe'ye Adalet" pankartı açarak, "Madene hayır" tişörtleri giyindi. Artvinliler, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile de verilen karar hakkında görüştü.

SENDİKALAR ADALET YÜRÜYÜŞÜ'NE KATILIYOR

Adalet Yürüyüşü devam ederken bir açıklama yayınlayan Tekgıda-İş, Belediye-İş, Kristal-İş, Tümtis, Deriteks, Basın-İş ve TGS "Adalet ve demokrasi için, örgütlenme hakkı, sendikal hak ve özgürlükler için; Adalet Yürüyüşü'nü destekliyoruz!" diyerek yarın yürüyüşe katılacaklarını açıkladı.

Sendikalar açıklamasında "Ekmeğimize, geleceğimize sahip çıkmak için, onurlu bir yaşam ve eşit, adil ve demokratik bir Türkiye için; örgütlenme önündeki engellerin kaldırılması, baskı ve olağanüstü halin son bulması talebiyle 7 Temmuz itibariyle katılacağımız bu yürüyüşe tüm emekçileri destek vermeye çağırıyoruz" denildi. 

İZMİR'DE 12 DERNEK ADALET YÜRÜYÜŞÜNE DESTEK VERDİ

İzmir'de 12 tane Alevi ve yöre derneği bir araya gelerek CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve binlerce CHP'linin Ankara'dan İstanbul'a başlatmış olduğu Adalet Yürüyüşüne destek verdi. Yamanlar Cemevi önünde bir araya gelen dernek yöneticileri 9 Temmuz günü İstanbul'da yapılacak Adalet Mitingine katılacaklarını kamuoyuna açıkladı.

YÜRÜYÜŞE DESTEK ARTTIKÇA AKŞAM HEDEF GÖSTERİYOR

Hükümet yakın Akşam gazetesi de dün ‘Gezi kadrosu tamamlandı’ manşetiyle Adalet Yürüyüşü’nü yine hedef göstermekten çekinmedi! BBC Muhabiri Mark Lowen’in Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmesini ve haber yapmasından tahammül edemeyen gazete, görüşmeyi manşete taşımakta sakınca görmedi.

‘Gezi kadrosu tamamlandı’ manşetin alt başlığında, “CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun İstanbul yürüyüşüne, HDP ve FETÖ’cülerin ardından Gezi provokatörleri de dahil oldu. 4 yıl önce çıkan olayları adeta iç savaş gibi gösteren BBC muhabiri Lowen de aynı konvoya katıldı” ifadelerine yer verdi. (HABER MERKEZİ)

Son Düzenlenme Tarihi: 06 Temmuz 2017 20:41
www.evrensel.net