Tuzla’da işçiler sendikaları göreve çağırdı

Tuzla’da işçiler sendikaları göreve çağırdı

Tuzla’da örgütlü ve örgütsüz işyerlerinden işçiler kıdem tazminatı ve fon için sendikaları göreve çağırıyor.

Ali DOĞAN 
İstanbul 

Tuzla’da örgütlü ve örgütsüz işyerlerinden işçilerle konuştuk. İşçiler, fon konusunda bilgilendirilme yapılması ve birlikte mücadelenin örgütlenmesi için sendikaları göreve çağırıyor.

Tuzla Organize Sanayi Bölgesi’nde Birleşik Metal-İş’in örgütlü olduğu bir fabrikada çalışan metal işçisiyle konuşuyoruz. Daha önce deri iş kolunda çalışmış, Kazlıçeşme ve Tuzla’da deri direnişlerinde yer almış bir işçi. “DİSK genel grev sebebidir diyor ama bizim fabrikada bu meseleye dair tek bir ses çıkmıyor. Çalıştığımız fabrikanın çoğunluğu genç işçiler, bu hakların nasıl kazanıldığını bilmiyor. Normal koşullarda sendikanın, özellikle de Kartal Şube’nin eğitim vermesi lazım ki fabrika örgütlü olsun ve hakları savunabilelim” diyor. Sendikaların kıdem tazminatı mücadelesinin işin başına geçmesi ve bir an önce sokağa çıkılması gerektiğini söylüyor; “Çünkü kıdem tazminatı ortadan kalkarsa işçinin hiçbir güvencesi kalmaz. İşyeri temsilcileri ve bilinçli işçiler olarak önce kendi fabrikalarımızda, ardından organize sanayi bölgelerinde örgütsüz işçilere anlatarak birleşik bir mücadeleyi yaratmalıyız.” 

BİRLİK OLMALIYIZ

15 yılı aşkın süredir metal iş kolunda çalışan bir işçi, çevresindeki diğer işçilerin eğilimlerini şöyle aktarıyor: “Bu yasayı bir punduna getirip geçireceklerdir diyen de, kesinlikle olmaz, buna bütün çalışan insanlar karşı çıkar, cesaret edemezler diyenler de var. Öte yandan zaten bir işyerinde altı aydan fazla çalışamıyoruz, işsizlik var, bari 10 yıl sonra toplu para alırız deyip savunan arkadaşlar da var.” Mevcut sistemin güvencesiz, kayıt dışı ve düşük ücretle çalışmaya prim verdiğini, patronların işçileri bölerek kârını artırdığını, bunun üzerine bir de işbirlikçi sendikal anlayış eklendiğinde faturanın hep kendilerine çıktığını dile getiren işçi, “İşçinin hali ortada. Biz emeğimizle üretiyoruz, onlar dünya çapında milyoner üretiyor. Bu çarkı çevirenlerin nalıncı keseri gibi kendine yontan zihniyetine güvenilmez” diyor. Aldıkları ücretle geçinemediklerini, hayat pahalılığının artarken kazandıklarının vergilere gittiğini anlatan işçi, “Kıdem tazminatı da kaldırılırsa patronlar canları istediği gibi işçileri işten çıkaracaklar. Bizler de elimizden geldiği kadar bunu teşhir etmeli ve birlik olmalıyız” çağrısı yapıyor. 

BÜTÜN SANAYİYİ ÖRGÜTLEMELİYİZ

DERİTEKS üyeleri olarak Türk-İş’in “Kıdem tazminatına dokunulması genel grev sebebidir” kararını uygulamaya hazır olduklarını dile getiren bir deri işçisinin “bunun için ne yapılması gerektiği” sorusuna yanıtı şöyle: “Sendikamıza güvenimiz tam. Eminim ki bu meseleye dair ortaya bir mücadele hattı koyacaktır. Ama deri işçilerinin çabası tek başına yetmez, bu çalışmayı bütün bir sanayi bölgesine yaymak, İstanbul’da diğer sendikalarla birlikte yapılacak işleri de planlamak lazım.” 

ÖRGÜTSÜZ İŞÇİLER DE İŞİN İÇİNE KATILMALI

Tersane işçisi Ramazan Yılmaz yıllarca taşeronda çalıştığını, kıdem tazminatı alamadığını belirtiyor. Bu çalışma düzeni nedeniyle neredeyse hiçbir hakları olmadığını dile getiren Yılmaz, kaygılı: “Devlet fonla birlikte kıdem tazminatını herkes alacak diyor. Bu söz herkes tarafında olumlu karşılanıyor. Ama bu nasıl olacak bilgi verilmiyor. Bir de yevmiyeci adamın kıdemi olur mu diye bir söz var. Bu olacaksa iyi ama KEY paraları gibi olacaksa izin verilmemeli. Açıksa bu konuda yetkililer, sendikalar ve siyasi partiler biz işçileri bilgi vermelidir.”

Namık Kara da tersane işçisi. İşyerinde konuştuklarını ama kimsenin bilgisi olmadığını söylüyor: “Çoğunlukla biz zaten tazminat alamıyoruz, fon da birikirse en azında emekli olursak toplu para alırız ya da hükümet yaparsa bildiği vardır diyorlar. Kimi de tazminatı giderse iş güvencesi ortadan kalkar diyor. Ben güvence olarak görüyorum. Ortadan kaldırılmasına izin vermemeliyiz. Ancak bunun olması için işçilerin bilinçlenmesi ve birliğinin sağlanması lazım. Burada da sendikalara görev düşüyor. Sadece üyelerini değil örgütsüz işçileri de işin içine katmalılar. Mesele doğru anlatıldığında hangi partiye oy vermiş olursak olalım kendi hakkımız için mücadele edeceğimize inanıyorum.”

www.evrensel.net