Af Örgütünden Gülmen ve Özakça için acil eylem çağrısı

Af Örgütünden Gülmen ve Özakça için acil eylem çağrısı

Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın serbest bırakılması için acil eylem kampanyası başlattı.

Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi, KHK ile ihraç edilmeleri nedeniyle başlattıkları açlık grevinin 76. gününde tutuklanan akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça'nın serbest bırakılması için acil eylem kampanyası başlattı.

Kampanya metninde Gülmen ve Özakça'nın tutuklanmalarına giden süreç hatırlatılarak, "Haklarında 'terör örgütü üyeliği' ve 'terör propagandası' suçlamalarının yer aldığı iddianame 25 Mayıs’ta mahkeme tarafından kabul edildi. Mahkeme 23 Mayıs’ta 'kamu davası açılmasına rağmen ısrarla eylemlerini terör örgütü DHKP-C adına yürütmeye devam ettikleri ve şüphelilere ait fotoğraf görüntüleri ve internet üzerinden yaptıkları paylaşımların içeriği birlikte değerlendirildiğinde üzerlerine atılı suçları işlediklerine dair kuvvetli suç şüphesinin var olduğu, (…) tutuklanmamaları halinde adaletin işleyişine zarar verecekleri' gerekçesiyle tutuklanmalarına karar verdi. Gerek Nuriye Gülmen gerekse Semih Özakça DHKP-C ile herhangi bir bağlantıları olduğu iddialarını reddediyor" ifadelerine yer verildi. 

Gülmen ve Özakça’nın, cezaevi yetkililerinin açlık grevindeki tutukluların zorla beslemesine imkân veren 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 82. maddesi kapsamında cezaevi doktorunun kararıyla zorla beslenmelerinden endişe duyduğunu belirten Af Örgütü, "Bunun gibi uygulamalar zalimane, insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele veya ceza şeklinde değerlendirilebilir" denildi.

Af Örgütü, Gülmen ve Özakça'nın serbest bırakılmasını gerektiğini belirterek, şunları sıraladı:

“Görünürde yalnızca sürdürdükleri barışçıl eylemleri nedeniyle tutuklanan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın hızla ve koşulsuz serbest bırakılmasını, tutuklandıktan sonra Sincan Cezaevi’ne sevk edilen Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın işkence ve kötü muamele görmemesini ve bağımsız doktorlar tarafından sağlanacak, gizlilik ve bilgilendirilmiş onay ilkeleri de dahil olmak üzere tıbbi etiğe uygun bir sağlık hizmetine erişebilmelerini talep ediyor. Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın barışçıl protesto haklarını kullandıklarını vurgulayarak Türkiye yetkililerini ifade özgürlüğü haklarına saygı göstermeye çağırıyor.”

Af Örgütü ek bilgi olarak şunlara yer verdi: 

"Türkiye’deki 100 bini aşkın kamu çalışanı gibi, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça da kanun hükmünde kararnameyle, herhangi bir bireysel gerekçe veya kanıt sunulmadan görevlerinden ihraç edildi. Uluslararası Af Örgütü bu ihraçların keyfiliğini ve etkili bir itiraz mekanizmasından yoksun olduğunu 'Gelecek Karanlık: Türkiye'de İhraç Edilen Kamu Çalışanlarına Yönelik Sonu Gelmeyen Baskılar' başlıklı raporunda ayrıntılı bir şekilde mercek altına aldı. Yetkililer bu ihraçlara kanun hükmünde kararnamelerde, ihraç edilenlerin 'terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlendiği' gibi muğlak ve genel sebepler getirdi. Nuriye Gülmen ve Semih Özakça gibi ihraç edilen kamu çalışanlarına ihraçları için de bir gerekçe sunulmamakla beraber, ihraç edilen kamu çalışanları kararlara itiraz etmek için etkili bir hukuki yola da sahip değil. Bu durumdan etkilenen kamu çalışanları görevlerinin yanı sıra aynı zamanda her türlü kamu görevinden de ihraç edildiler. Bunun sonucunda da büyük çoğunluğu mesleklerine devam edememekte ve dostlarının ya da yakınlarının yardımı olmadan geçim sağlayamayacak durumda. İhraç edilen kamu çalışanları, pasaportlarına yetkililer tarafından el konması nedeniyle yurt dışında da çalışamıyor. Uluslararası Af Örgütü keyfi ihraçlara son verilmesi ve ihraç edilenler için hızlı ve etkili bir itiraz mekanizması oluşturulması için çağrıda bulunuyor. 

Uluslararası Af Örgütü açlık grevlerini desteklememekte, ve ya açlık grevi yapan kişileri protesto eylemlerini sonlandırmaya ikna etmeye çalışmamaktadır. Uluslararası Af Örgütü, açlık grevi yapanların gıda almayı reddettikleri için cezalandırmalarına ve açlık grevlerinin zorla sonlandırılması çabalarına karşı çıkmaktadır. Bu tür uygulamalar açlık grevi yapanların ifade özgürlüğünü ihlal etmekle beraber zalimane, insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele veya ceza şeklinde değerlendirilebilmektedir. Yetkililer tutukluların yaşam hakkını ve sağlığını koruma zorunluluğuna sahiptir ve açlık grevi yapanlara, diğer tutsaklara olduğu gibi, kalifiye sağlık görevlilerine ve tıbbi değerlendirme, öneri ve yapılan değerlendirme sonucu gönüllü olarak kabul edecekleri her türlü tedaviye erişim sağlamalıdır."

Kampanyaya bu bağlantıdan ulaşılabilir. (DİHABER)

Son Düzenlenme Tarihi: 25 Mayıs 2017 17:49
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.