Watsons'taki çıplak arama davasında çelişkili ifadeler

Watsons'taki çıplak arama davasında çelişkili ifadeler

İstanbul Vialand alışveriş merkezindeki Watsons mağazasında lise 3. sınıf öğrencisinin çıplak aranmasına ilişkin davanın ilk duruşması görüldü.

Cansu PİŞKİN
İstanbul 

İstanbul Vialand alışveriş merkezindeki Watsons mağazasında 2016 yılı kasım ayında hırsızlık yaptığı iddasıyla çıplak aramaya maruz kalan lise 3. sınıf öğrencisi B. C’nin şikayeti üzerine açılan dava İstanbul Adliyesi 25. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü. AVM Güvenlik Görevlisi Semiha Uğur ve Watsons Mağazası Müdürü Zuhal Akgün’ün yargılandığı dava 26 Eylül’e ertelendi. 

‘Haksız arama’, ‘basit yaralama’ ve ‘hakaret’ suçları kapsamında 5 yıl hapsi istenen mağaza müdürü Zuhal Akgün ifadesinde, olay günü kamera kayıtlarında hırsızlık tespit edemediklerini ancak mağazanın  stoklarını kontrol ettikleri sırada bir adet rujun eksik olduğunu gördüklerini, bunun üzerine mağdur çocuğu mağazanın deposuna götürdüklerini ve üst aramasının yapılması için AVM'nin güvenlik görevlilerini çağırdıklarını anlattı. Akgün, B. C'nin kuzenlerinin de mağazaya girdiğini ve onların da üst aramasının yapıldığını söyledi. Suçlamaları kabul etmeyen Akgün, B. C’ye hakaret ermediğini ve kafasına vurmadığını iddia etti. 

Mağdur çocuk B.C’yi ‘haksız arama’ suçundan yargılanan güvenlik görevlisi Semiha Uğur ise ifadesinde, karakoldaki ifadelerini kabul etmediğini, baskı altında ifade verdiğini söyledi. Uğur, kendisine arama emrini AVM’nin güvenlik müdürünün verdiğini söyleyerek: “Karakoldaki ifadem sırasında AVM güvenlik müdürünün polisleri tanıdığını anladım. Kendi adını tutanaktan çıkartarak arama emrini Mağaza Müdürü Zuhal Akgün'den aldığım şeklinde tutanağa işletti” dedi. Uğur çocuğu arama anını ise şöyle anlattı: “Tişörtün üstünden elimi sokup göğüs bölgesini kontrol ettim. Kemer bölgesini tutuyordu. ‘Orada ne var, ne saklıyorsun?’ dediğimde pantolonunu indirdi ve ‘Abla bak hiçbir şey yok’ dedi. Ben de bakıp pantolonu çekmesini söyledim." B. C’ye hakaret etmediğini ve kafasına vurmadığını iddia eden mağaza müdürü Akgün'ü yalanlayan Güvenlik Görevlisi Uğur, "Zuhal Hanım mağdura, ‘Geri zekalı neden hırsızlık yapıyorsun? Yaşın kaç? Stokta eksik kalırsa mağaza personeli ödeyecek’ diyerek mağdurun kafasına eliyle vurarak itti” dedi. Bu esnada sanık Akgün’ün avukatı Turan Öztürk salondaki gazetecileri hedef göstererek, “Hakim Bey gazeteci not alarak sanıkların ifadelerini etkiliyor” dedi. Hakim ise not almakta bir sakınca olmadığını hatırlatarak sanık Uğur'a, özel güvenlik görevlisi olarak nasıl arama yapılacağını bilip bilmediğini sordu. Uğur, “Polis olmadan biz arama yapamayız diye bilgim var” yanıtını verdi.

'2 SAATE YAKIN DEPODA TUTULDUM'

Mağdur çocuğun annesi Meliha C. ise çocuğuna çirkince arama yapıldığını ifade ederek sanıklardan şikayetçi olduğunu tekrarladı. B. C’de ifadesinde şunları anlattı: “Mağazaya girdim, kendime ait bir adet ruj üzerimde vardı. Ona benzer bir şey alacaktım. Biraz bakındım. Tek girdim. Sonra kuzenlerim kafedeydi çıktım. O sırada çalışanlardan biri yanıma gelip ‘Elinizdeki ürünleri ne yaptınız?’ dedi. Ben de ‘Hepsini yerine bıraktım isterseniz kamera kayıtlarına bakabilirsiniz’ dedim. Bu konuşma mağaza dışında oldu. Sonra beni çağıran bayan depoya götürdü. Sandalyesine oturdu, yanına doğru yaklaştım kamera kayıtlarına bakmak için. ‘Ne geliyorsun git’ diye bağırıp hakaret etti, ben de geri çekildim. Sürekli içeri çalışanlardan biri geliyordu. Ben de korktum. Stoklarda eksiklik var dediler. Ben ilk başta üzerimden çıkan rujun kendime ait olduğunu söyledim. Sürekli üzerime gelip ‘Hırsızsın sen’ diye hakaret ediyordu. Ağlamaktan kendimi ifade edemedim. 2 saate yakın orada tutuldum ve artık bıraksınlar diye ‘Yaptım’ diyerek bu işten kurtulmak istedim. Sonra kuzenlerim geldi. Kuzenim S. B. omzuma dokundu. Zuhal Hanım, ‘Dokunma ona, hırsız o’ diye kafama vurarak itekledi. ‘Geri zekalı’ dedi. Güvenlik görevlilerine ‘Arayın şunu’ diyen de Zuhal Hanım’dı. Görevlilerin bir şey söylediğini duymadım. Güvenlik görevlisi tişörtümü kaldırıp göğüs bölgemi aradı utandığım için ellerimi karın bölgesine bağladım. Pantolonumun düğmesini açıp dizimin üstüne kadar indirdi. Eliyle iç çamaşırımın üzerinde arama yaptı herhangi bir şey bulamadı. Kuzenimi de içten aradı aynı şekilde. Alt tarafını aramadı. Erkek kuzenlerimin bir şeyden haberi yoktu onlar da erkekler tarafından üstleri yoklanarak arandı. Daha sonra mağazadan dışarı çıkıp eve gittik. Şikayetçiyim.”

'MAĞAZA MÜDÜRÜ HAKARET ETTİ'

Üstü aranan mağdur çocuklardan B. C’nin kuzeni S. B. de duruşmada tanık olarak dinlendi. S. B. ifadesinde, kuzenleriyle birlikte AVM’ye gittiklerini, B. C'nin bir şeyler bakmak için Watsons'a girdiğini, kendilerinin de kafeye gittiğini anlattı. “B.C'yi aradık bekledik ulaşamadık. Bir daha aradığımızda telefonu Watsons mağazasının müdürü açtı ve 'Mağazaya gelin’ dedi. Gittik kalabalıktı ne oldu diye sorduk ‘Hırsızlık yaptı’ deyip depoya aldılar. Mağaza müdürü ‘Bunları da arayın’ dedi. Benim üstümü Semiha Hanım aradı, önce çantama baktı sonra tişörtümü açıp iç çamaşırıma baktı. B. C. ağlıyordu köşede oturup. Erkek kuzenler ve erkek güvenliğin arkası döndürüldü, beni aradılar. Erkek kuzenler de arandı. Elleriyle yokladılar dedektör yoktu. Beni de cihazla aramadılar. Mağaza müdürü B. C’nin kafasına vurdu hakaret etmeye başladı ‘Hırsız, geri zekalı’ diye. Sonra adlarımızı alıp bizi çıkardılar. Güvenlik dışarıdayken bizi durdurup ‘Kolunuzu bacağınız kırmadan gönderdi dua edin’ dedi.” 

B. C'nin avukatı Ezgi Duman, iddianamede eksiklikler olduğunu S. B’nin de mağdur olduğunu bu nedenle ek iddianame istediklerini beyan etti. Duruşma 26 Eylül’e ertelendi. 

Son Düzenlenme Tarihi: 23 Mayıs 2017 18:00
www.evrensel.net