Brexit ve emekçilerin rolü tartışıldı

Brexit ve emekçilerin rolü tartışıldı

İngiltere'de emekçiler arasında Brexit'in nasıl gerçekleştirileceğine dönük tartışmalar sürüyor.

Arif BEKTAŞ
Londra

İngiltere, Kuzey İrlanda, Galler ve İskoçya’dan oluşan Birleşik Krallık’ın, geçtiğimiz yıl 23 Haziran’da yapılan referandumla Avrupa Birliği’nden çıkış kararı (Brexit) almasının ardından, bu çıkışın nasıl olacağına dair tartışmalar devam ediyor.

Parlamento Brexit süreci için hükümete yetki verdi. Muhafakar Parti hükümetinin ve Başbakan Theresa May’in Brexit ile ilgili planı, daha çok patronların ve sermaye çevrelerinin çıkarlarını koruma üzerine kurulu. Birleşik Krallık emekçilerin bu süreçten nasıl etkileneceği ise gündemde değil.

NASIL BİR BREXIT?

Önceki gün Türk ve Kürt Toplumu Dayanışma Merkezi (Day-Mer) tarafından düzenlenen toplantıda ise emekçiler, “Nasıl bir Brexit?” sorusuna yanıt aradı.

Londra Toplum Merkezinde yapılan toplantıya Morning Star Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Ben Chacko da katıldı. Kapatılan Hayatın Sesi Televizyonu İngiltere Temsilcisi Orhan Dil ve Day-Mer Sekreteri Oktay Şahbaz’ın da konuşmacı olarak katıldığı toplantıya ilginin yoğunluğu dikkat çekti.

Toplantıda ilk sözü alan Oktay Şahbaz, Avrupa Birliği’nin oluşum tarihini özetledi ve 2. Dünya Savaşı sonrasında, özellikle de Sovyetler Birliği’ne karşı oluşturulmaya çalışılan  sermayenin emperyalist birliği olduğuna dikkat çekerek, ekonomik çıkarların ve tekellerin çıkarlarının her zaman AB’nin ilk hedefi olduğunu hatırlattı.

Şahbaz, sermayenin bu birliğinin dağılmasının işçi ve emekçiler için olanak yaratacağına dikkat çekti.

‘EGEMEN SINIFLARIN İSTEDİĞİ OLMADI’

Daha sonra söz alan Gazeteci Orhan Dil, 23 Haziran referandumu öncesi AB ile, dönemin Birleşik Krallık Hükümeti Başbakanı olan David Cameron arasında yapılan pazarlıkların ‘AB’de kalma’ doğrultusunda bir çaba olduğunu hatırlattı.

Dil, aynı süreçte tüm sermaye kesimleri, egemen sınıf temsilcileri ve partilerinin de AB’de kalma doğrultusunda çalışma yapmasına rağmen halkın AB’den çıkış yönünde oy kullanmasının bir anlamı olduğunu ve halkın sermaye sınıfı ve temsilcilerinin saldırıları; kemer sıkma politikaları karşısında tutum aldığını belirtti.

Referandumda ‘hayır’ oyunun çıkmasından sonra yapılan propagandanın gerçekleri yansıtmadığını, kullanılan 17 milyon oyun ırkçı olmadığını, saldırı ve kemer sıkma politikalarını savunanlara halkın bir tepkisi olduğunun altını çizen Dil, AB ve Birleşik Krallık’taki egemen sınıfların işçi ve emekçilerin yaşamlarını kolaylaştırmak için bir çaba içinde olmayacaklarını, bu koşulların emekçi halkların ve işçi sınıfının mücadelesi ile elde edilebileceğini belirtti.

ZAFER IRKÇILARIN DEĞİL EMEKÇİLERİNDİR’

Dil, “Referandumda tüm partiler ‘evet’ çalışması yaparken ‘hayır’ çıktı. Yani hükümet, ana muhalefet, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda’daki büyük partilerin hepsi AB yanlısı çalışma yaptı ve kaybettiler. Zaferi ise sanki ırkçı UKİP kazanmış gibi ona teslim ettiler. Halbuki emekçiler ‘artık yeter’ diyerek, bu partilerin kemer sıkma ve saldırı politikalarına karşı kazandığı bir zaferdir. Zafer ırkçı UKİP’in değildir” dedi.

CHACKO: ORTAK PAZAR PATRONLARIN PAZARIDIR

Morning Star Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Ben Chacko da konuşmasına, AB’den çıkma kararının emekçilerin kararı olduğunu söyleyerek başladı. AB’nin, kendi çıkarları için Yunanistan, İrlanda, Portekiz ve İtalya gibi ülkelerde antidemokratik uygulamaların hayata geçmesi için hükümetlere baskı yaptığını ve özellikle Yunanistan’a her şeyi özelleştirmesi için dayatmada bulunduğunu hatırlattı. Chacko, oluşturulan ortak pazarın bir patronlar pazarı olduğuna dikkat çekti, “Böyle bir pazarda olmanın işçi ve emekçiler için saldırıların devam etmesi anlamına gelecektir” dedi.

AB’den çıkışın, belki bazı iş kollarında işsizlik yaratabileceğini fakat bir çok iş kolunda da olanaklar yaratacağını ve AB yasalarına dayanmadan işçilerin mücadelesinin de önünü açacağını söyleyen Chacko, bu vesile ile sendikaların da sahaya çıkacağını belirtti.

Birleşik Krallık’ta süren Brexit yöntemleri konusunda tartışmalar devam ederken, Brexit’in yeni olanaklarla, yeni bir mücadele dönemine girilmesine de vesile olacağı belirtilen toplantıda, sol hareketin de kendi talep ve yöntemleri ile kamuoyunun karşısına çıkmasının gerekliliği üzerinde duruldu.

www.evrensel.net