ETUC'dan Türkiye çağrı: KHK'leri uygulamadan kaldırın

ETUC'dan Türkiye çağrı: KHK'leri uygulamadan kaldırın

Paris'te İcra Komitesi Toplantısı'nı gerçekleştiren ETUC, Türkiye hükümetine KHK'leri uygulamadan kaldırma çağrısı yaptı. 

Selman GÖZELYUZ

Avrupa Birliği'ne (AB) üye ve aday ülkelerden yüzlerce konfederasyonun üye olduğu Avrupa Sendikalar Konfederasyonu (ETUC), 14-15 Aralık 2016 tarihinde Paris'te, İcra Komitesi Toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıya, Türkiye'den sadece Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Eşbaşkanı Şaziye Köse katıldığı toplantıda, OHAL süreciyle birlikte Türkiye'de çalışma yaşamında yaşanan hak ihlallerine dair özel maddeler açıldı ve bir bildirge hazırlandı.

Bildirgede, 15 Temmuz darbe girişimi ardından Türkiye hükümetinin büyük ölçüde herhangi bir delil ve kanıta dayanmaksızın işçileri ve kamu emekçilerinin kitlesel olarak işten çıkarmasına dair kaygılar dile getirildi: "Kasım ayı sonunda, kamu görevlileri başta olmak üzere, öğretmenler ve akademisyenler, gazeteciler, polisler, askerler ve sağlık-adalet-içişleri bakanlıklarından, yerel yönetimlerden ve iş dünyasından 120 binden fazla sivil işten çıkarılmış veya açığa alınmıştır. Bunlardan yaklaşık 35 bin kişi gözaltına alınmış ve tutuklanmıştır. Uluslararası Af Örgütü, işkence yapıldığını raporlamıştır. İşten atılanlar (tahminen 75 bin) ve aileleri hükümetten herhangi bir para almamaktadır. 170'ten fazla basın kuruluşu, binden fazla STK, sendika konfederasyonu, vakıf ve özel şirket dahil olmak üzere pek çok kurum kapatılmıştır."

Bildirgede, Türkiye'den ETUC'a üye olan konfederasyonlar (Türk-İş, Hak-İş ve DİSK) arasında en fazla KESK üyelerinin açığa alındığı vurgulandı.

'KHK'LER YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILSIN'

Bildirgede, OHAL sonrası çıkartılan KHK'lerin İLO sözleşmeleri ve AB şartlarına uygunluğunun gözden geçirilmesi gerektiği vurgulandı ve şu maddeleri gerçekleştirme uyarısında bulundu: 

* KHK'lerin ILO sözleşmelerine ve AB Şartlarına uygunluğu derhal gözden geçirme.

* Üyemiz olan tüm konfederasyonlar ve açığa alınan veya işine son verilen 120 bin kişi için adil, objektif ve şeffaf yargılama/temyiz prosedürleri tanıyarak keyfi işten çıkarma, soruşturma, yargılama ve tutuklamalara son verme.

* OHAL Kararnamelerini yürürlükten kaldırmaya başlama; masumiyet karinesi, cezai sorumluluk ve cezanın bireyselliğini ve eşit savunma hakkını ima eden normal mevzuata geri dönme.

* Düşünce ve ifade özgürlüğü haklarını kullandıkları için cezaevinde tutulan sendikacıları ve tüm diğerlerini derhal serbest bırakma; Tutuklu bulunan herkesin bu haklardan faydalanmasını sağlama.

* ILO'nun temel çalışma standartlarını, özellikle de sendikal haklara ilişkin 89 ve 97 sayılı Sözleşmeleri tanıma ve gereğini yerine getirerek uygulama.

AB'YE TÜRKİYE UYARASI

ETUC, bildirgede AB ülke ve kurumlarına da şu konularda uyardığını ifade etti:

* Türk Hükümetine, son altı ayı aşkın bir süredir temel hak ve özgürlüklerin ihlal edilmesini kınayan, hukukun üstünlüğü, demokrasiye ve adalete saygı göstermeye doğru bir dönüş yapma konusunda uyarıda bulunan ve AB'ye aday bir ülke olarak Türkiye'yi Avrupa sözleşmeleri ve şartlarına uygun davranmaya çağıran net, güçlü ancak yapıcı bir mesaj verme. 

* Sadece gerek duyulduğu takdirde, AB-Türkiye üyelik müzakerelerinin-son çare olarak- ya da AB-Türkiye ticaret ilişkilerinin modernizasyonuna ilişkin görüşmelerin geçici olarak durdurulması gibi eylemlerde bulunmayı öngörme.

TÜRKİYE'YE DAİR İLO'DAN İNCELEME TALEBİ

Öte yandan ETUC, Türkiye'deki duruma dair Uluslararası Çalışma Örgütü'nden (İLO) de bazı taleplerde bulundu. Bildirgede, İLO Örgütlenme Özgürlüğü Komitesi ve 2017 yılı Haziran ayında yapılacak olan Uluslararası Çalışma Konferansı'nda Türkiye'ye dair olası şikayetlerin incelenmesi talebinde bulunuldu.

TÜRKİYE'YE HEYET VE SENDİKAL AĞ

* Ankara'ya yeni bir heyet gönderme hazırlığı yapacaktır (bu heyette ulusal konfederasyonlar ve Avrupa Sendika Federasyonları/Küresel Sendika Federasyonları da yer alacaktır); heyetin 12-13 Ocak tarihinde gönderilmesi planlanmıştır. 

* Durumun gelişimini takip etmek üzere ulusal konfederasyonlar ve Avrupa/Uluslararası federasyonların da içinde yer alacağı bir sendikal ağa yer verecektir.

DAYANIŞMA FONU VE HUKUK DESTEK SAĞLANACAK

* Avrupa ve Küresel Sendika Federasyonları ve konfederasyonlarla işbirliği içinde üyeleri hukuk süreçlerinde desteklemek üzere ETUC mali dayanışma fonu oluşturulacaktır.

* Avrupa Parlamentosu'nda OHAL ve OHALin sendikalara etkileri hakkında özel bir oturum hazırlayacaktır.

* BM özel raportörü ile birlikte çalışarak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Avrupa Konseyi/insan Hakları Komisyoneri ile birlikte sendika üyelerine en iyi nasıl destek verileceği konusunda incelemelerde bulunacak; devam eden davalara Uluslararası Hukukçular Komisyonu ve Uluslararası Barolar Birliği'ni (sendikal gözlemci talebinde bulunarak) dahil edecektir;

* OHAL süresinin uzatılması halinde yerel üyelerini Türk hükümetine, ülkelerindeki Türkiye elçiliklerine ve Türkiye'deki kendi elçiliklerine mektup ve mesaj göndermeye teşvik etmek gibi başka pratik eylemler planlayacaktır.

* ETUC Sekreterliği üyelerimizin farklı bakış açılarını kapsayan mevcut açıklama temelinde Ocak ayında Yönetim Kuruluna ortak heyet hakkında rapor verecek ve gerekli görülmesi halinde üyeleri ile gerçekleştireceği tartışmaların sonuçları ışığında yukarıda bahsedilen tedbirlere ilave tedbirler alacaktır. 

'AİHM'E BAŞVURU YAPACAĞIZ'

Toplantıda bulanan KESK Eşbaşkanı Şaziye Köse, ETUC'un uyarı ve kararlarını dihaber'e değerlendirdi. Bildirgenin önemine dikkat çeken Köse, "ETUC bizim üst kuruluşumuzdur. Türkiye'de ki mevcut durum, OHAL ve KHK rejimi uzatıldığı takdirde yaptırımların devreye sokulsun önerisi var. Bunlar itiraz da görmedi. Tam tersine çeşitli sendikaların mücadele eden konfederasyona destek olması çağrısı yapıldı. Biz isteriz ki bu konuda ortak adım atılsın" dedi.

Köse, şunları ifade etti: "Biz iç hukuk tüketiyoruz. Danıştay'a dava açtık, geri döndü. İdari mahkemeye başvuru yaptık, 'yetkisizim' dedi. Biz iç hukuk sürecini tamamladıktan sonra AİHM'e başvuru yapacağız. AİHM süreci için de destek ve dayanışma istedik. Onlar da bize fon oluşturacak. Hukukçular gönderecekler. İhraç edilen kamu emekçileri açısından bunlar olumlu adımlardır." (DİHABER)
 

www.evrensel.net