Bilgen: Saldırgan sefer görev emrini yerine getirmek istemiş

Bilgen: Saldırgan sefer görev emrini yerine getirmek istemiş

HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen, HDP Genel Merkezine yönelik saldırı ile ilgili 'saldırgan sefer görev emrini yerine getirmeye çalışmış' dedi.

HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında HDP Genel Merkezi’ne yapılan saldırı, Halep’te yaşananlar ve Anayasa değişiklik teklifi gündemlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bilgen, şöyle konuştu: 

HALEP, İKİNCİ MAVİ MARMARA OLAYIDIR 

“Halep’te bugün yaşananlar, yaşanan insanlık dramı bir sonuçtur. Bütün uyarılara ve eleştirilere rağmen Suriye politikasının büyük bir insanlık dramına dönüşme potansiyelini görmeyen, dikkate almayan bir siyasetin sonucu ile karşı karşıyayız. 

Putin’in bu gün bir açıklaması var. Erdoğan’la görüşüldüğü ve anlaşıldığı şekilde her şeyin geliştiğini söylüyor. Halep’le ilgili ricada bulunmuşlardı, oranın terk edilmesi ile ilgili. Sayın Cumhurbaşkanı da, "Arkadaşlara söyledik" demişti.

Elbette ki tüm insanlık dramlarında, sivillere yönelik her türlü saldırıda samimi olmak ve tutarlı davranmak gerekir. Halep için gösterilen duyarlılığın Cizre için Sur için, Nusaybin için, Şırnak için gösterilmemiş olması bir utançtır. Halep’te bugün yaşanan tablo, ikinci Mavi Marmara olayıdır. İkinci kez, daha önce destek verilenlerin, yanında olunanların yarı yolda bırakılmasıdır.

İdlib’e yerleşme, Minbiç’e operasyon yapma, El Kaide uzantısı Nusra gibi grupların Türkiye’ye taşınması gibi daha büyük yanlışlar… Umut ederiz ki bugün yapılan yanlışların bedelini önümüzdeki günlerde aylarda hep birlikte ödemek zorunda kalmayız.” 

HDP GENEL MERKEZİ’NE SALDIRI

HDP Genel Merkezine pompalı tüfekle yapılan saldırıya ilişkin Anadolu Ajansı’nın web sitesi ve Twitter adresinde yer alan başlığa dikkatinizi çeken Bilgen. “HDP binası önünde havaya ateş açan kişi gözaltına alındı” deniliyor. Havaya ateş açılmadı, genel merkezinize ateş açıldı. Hiç olmazsa “saldırgan” ifadesini kullanmasını beklerdik. 

SALDIRGAN SEFER GÖREV EMRİNİ YERİNE GETİRMEK İSTEMİŞ 

Bu saldırı, son sürecin bir parçasıdır. Cumhurbaşkanı’nın, “özgürlük, demokrasi, bunlar hikaye” ifadesi ve “kurşun adres sormaz” ifadesi, milli dayanışma değil, hedef göstermeye dönüşmüştür. Saldırgan kişi seferberlikten bunu anlamış belli ki; eline tüfeği almış, sefer görev emrini yerine getirmeye çalışmış” dedi.

Milletvekili tutuklamalarını, genel merkeze saldırının HDP’ye yönelik tahammülsüzlüğün bir göstergesi olduğunun altını çizen Bilgen şunları söyledi: “Eğer TBMM Genel Kurulundan çıkan milletvekillerimizin izlenip binadan çıktıktan sonra hangi araca bindikleri, nereye gittikleri tespit ediliyor ve gerekli yerlere bildiriliyor ama genel merkeze gelip pompalı tüfekle ateş eden birisi önceden belirlenemiyorsa burada bir sorun vardır. Bunun okumasını iyi yapmak zorundayız.

Şimdiye dek bize ulaşan bir kınama mesajı yok. Sokağın her iki tarafında güvenlik güçleri olmasına rağmen, bir partinin genel merkezine yapılan saldırıyı hiçbir parti kınama zahmetinde bile bulunmuyorsa iktidar, ülkeyi yönetenler azmettiricidir, sorumludur.”

MECLİS’TEKİ ORTAK METİN GİTTİĞİMİZDE HAZIRDI

Beşiktaş’taki saldırıya ilişkin bir bildiri hazırlayıp açıklama yaptıklarını hatırlatan Bilgen: “Meclis’te ortak bir bildiri için çağrıldığımızda hazırlanmış metne imza atmamızı istendi. Ortak bir metin hazırlanacaksa, bunun yolu bu değildir. İçeriğe tümden katılsak bile bunun usulünün uzlaşmaya uygun olması gerekir” diye konuştu.

AKP VE MHP SADECE ANAYASA’DA UZLAŞAMAMIŞ

‘Ya başkanlık ya kaos dayatması’nın somut biçimde adım adım hayata geçirildiğini vurgulayan Bilgen sözlerini şöyle sürdürdü: “Her şeye rağmen 400 vekil çıkararak bir başkanlık hedefine ulaşamama sonucunda bir gizli anlaşma ile bunu yapmaya çalışıyorlar. Her anlaşma arefesinde, partimize yönelik bir baskı başlıyor. Bu da gösteriyor ki, AKP ile MHP arasındaki anlaşma sadece Anayasa metninde değil. Aynı zamanda partimize yönelik tutumda da bir anlaşma var. Çünkü dokunulmazlıklar kaldırıldığı halde uzun bir süre gözaltı tutuklama olmadı ama Anayasa değişiklik paketi olgunlaştığında partimize yönelik saldırılar yoğunlaştı.

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KONUSUNDA MECLİS BASKI ALTINA ALINACAK 

Bu meclis baskı altına alınacak. Bunu önümüzdeki hafta komisyon çalışmalarında göreceğiz. Adeta padişaha kelle yetiştirir gibi, komisyondan 20’nin üzerinde madde usule aykırı bir biçimde komisyondan geçirilmeye çalışılacak. Genel Kurul’daki oylamada da, milletvekillerinin yargılanmasıyla ilgili oylamada olduğu gibi oylarını açık etmelerine yönelik, AKP grup yönetimi tarafından baskı sergilenecek. 

İç tüzükte çok net tarif edilmiştir. Grup kararı alınamayacağı net olmasına rağmen, AKP Grup Başkanvekili kararını deklare etmiştir. Daha metni görmeden imza atan milletvekillerinin özgür iradesinden söz edilebilir mi? Komisyonda muhalefete baskı, Genel Kurul’da iktidar milletvekillerinin iradesi üzerine baskı kurarak 330’u kotarmanın arayışına girilecek.” 

KENAN EVREN’DEN DAHA YETKİLİ BİR CUMHURBAŞKANI OLACAK 

Referandum süreci başlaması halinde çok daha yoğun baskıların gerçekleşeceğini söyleyen Bilgen: “Kenan Evren’in anayasasının içeriğine uygun ama ondan bir adım daha ileride. Kenan Evren’den daha yetkili, daha sorumsuz bir cumhurbaşkanı hedefleniyor. Tıpkı içerikteki uyum gibi, referandum ortamı da Evren’den bir adım ileride seferberlik havasında, adeta savaş ortamında yapılmak istenecek. HDP bunun önünde engel olarak görüldüğü için, HDP’nin tutumu net biçimde kendilerini rahatsız ettiği için güvenlik gerekçesi öne sürülerek, partimizin komisyona katılmaması için, referandum sürecinde Meclis’te olmaması için her türlü provokasyon yapılıyor. Yine aynı şekilde bilerek Genel Kurul'da gerilim tırmandırıldı. Bizim Meclis'te onlara engel olmamız önlenmeye çalışılıyor. Dışarıda yürüteceğimiz çalışmalar da parti yöneticilerimiz tutuklanarak, binalarımıza doğrudan saldırılarak engellenmeye çalışılıyor” diye konuştu. (HABER MERKEZİ)
 

www.evrensel.net