Tanrıkulu: Sorunlar kindarlıkla  değil, sağduyuyla çözülür

Tanrıkulu: Sorunlar kindarlıkla değil, sağduyuyla çözülür

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu saldırıları değerlendirdi: Kan davası mantığıyla da çözülmez. Türkiye sağ duyuyla yeni bir sayfa açmalıdır

Tamer Arda ERŞİN
Ankara

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Beşiktaş’ta gerçekleşen bombalı saldırı sonrası yaratılan ortama dair, “Öteden beri Kürt meselesinin şiddet ve çatışmayla çözülmeyeceğini ifade ettik. Kan davası, kindarlık mantığıyla da çözülmez. Bu sadece terör meselesi değil, çok uzun yıllara dayanan, tarihi geçmişi olan, uzun yıllara dayanan bir mesele. Türkiye sağ duyuyla yeni bir sayfa açmalıdır” değerlendirmesi yaptı. 

Türkiye’de art arda yaşana bombalı saldırlar ve Anayasa değişikliğiyle ilgili Evrensel’e değerlendirmelerde bulunan CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, AKP’nin 7 Haziran seçimleri sonrasında uyguladığı politikaların aynısını Cumhurbaşkanlığı referandumu öncesinde de uygulayabileceğini belirterek şunları söyledi: “7 Haziran’da yüzde 40’a düşmüş bir AKP vardı. Kaos ve ölümü işaret ederek, 1 Kasım’da yeniden oylarını konsolide ettiler.  Şimdi aynısını Başkanlık seçimi öncesi yapmayı planlıyorlar. Biz bu halkın sağ duyusuna güveniyoruz. Türkiye’yi diktatörlük rejimine götürecek birşeye izin vermeyeceklerini düşünüyoruz.”

ÇATIŞMA ÇÖZÜM DEĞİL

Beşiktaş’ta yaşanan bombalı saldırıyı kınayan Tanrıkulu, “Öteden beri Kürt meselesinin şiddet ve çatışmayla çözülmeyeceğini ifade ettik. Kan davası, kindarlık mantığıyla da çözülmez. Bu sadece terör meselesi değil, çok uzun yıllara dayanan, tarihi geçmişi uzun yıllara dayanan bir mesele. Türkiye sağduyuyla yeni bir sayfa açmalıdır” dedi. 

Saldırı sonrasında Cumhurbaşkanlığı sistemini eleştirenleri terörle bağlantılı göstermeye çalışanlara yanıt veren Tanrıkulu, “Herkes hükümet gibi düşünmek zorunda değil. Onun dediğini kabul etmek zorunda değil. Demokrasi çoğulculuğa dayanan bir rejimdir ve eleştirel yaklaşımları içinde tutar. AKP ve Erdoğan demokrasinin bu değerlerini ayaklar altına aldı. Her ölüm ve terörü de kitlesel lince dönüştürmenin aracı olarak kullanıyorlar. Şiddet ve çatışmaya karşı olduğumuz gibi AKP’nin bu yaklaşımına da karşıyız. Eleştirel yaklaşan herkesi terör yandaşlığıyla suçlamak Türkiye’nin sorunlarını çözmez. Aksine içinde bulunduğumuz durumu ağırlaştırır” şeklinde konuştu. 

TUTUKLANMALARI HUKUKA AYKIRI

HDP’li vekillerin tutuklanmasının hukuka aykırı olduğunu belirten Tanrıkulu, “Milletvekillerinin milletvekilliği sıfatı devam ederken, haklarında kesin hüküm yok ve yargılama devam ediyorken, hele ki dava açılmadan, hazırlık soruşturmasında tutuklanmaları son derece hukuka aykırıdır. Seçme ve seçilme hakkına aykırıdır. Sonuçta Anayasa Mahkemesi’nin Mustafa Balbay’la ilgili verdiği karar var. Orada  çerçeve ortaya konuldu. Tutuklama kararları Anayasa Mahkemesi içtihadına aykırı ve siyasidir” dedi.  

‘BÖLDÜRTMEYECEĞİZDEN KASIT KÜRTLER DEĞİL’

Demokrat çevrelerden eleştiri alan CHP’nin “Böldürtmeyeceğiz” mitinglerini savunan Tanrıkulu, “Türkiye’yi bir bölünme sürecine girmiş mi? Nasıl zihinlerde, duygularda bir bölünmüşlük var. Bir coğrafi bölünme yok. Peki kim iktidarda? Bizim ‘böldürtmeyiz’ mitinglerimizi Kürtlerin kendilerine karşı anlamalarının bir anlamı yok” dedi. Tanrıkulu, şunları söyledi: “Beraber yaşam şartlarını ortadan kaldırıyor. Kullanılan şiddet yöntemleri de AKP’nin yöntemine hizmet ediyor. Yeni Türkiye’de beraber hazırladıkları ortam bölünmeye götürüyor. Bunu iyi anlatılması lazım. Bölünme sürecinin yolunu açan şiddet, terör ve çatışma ve AKP’nin politikalarıdır. Şiddeti terörü ve AKP’nin demokrasi dışı davranışlarını mahkum etmeliyiz. Duygusal bölünmenin coğrafi bölünmeye dönüşmesini engellemek gerek.  Bizim ‘böldürtmeyiz’ kavramımız duyguda, sevinçte, üzüntüde bir araya gelemeyen toplumu tekrar bir araya getirmeye yönelik. Yoksa biz böyle bir ortamda Kürtlere karşı neden söylem geliştirelim?  Tam tersine onlarla birleştirici dil geliştirmeye çalışıyoruz.”  

‘AKP VE MHP’YE OY VERENLERİN DE SAĞDUYUSU VAR’

Cumhurbaşkanlığı sistemine neden karşı olduklarına dair Tanrıkulu, “Mesele parlamenter rejimin kötülüğü değil. Mesele AKP'nin çoğulculuğa izin vermeyen ve demokratik mekanizmaları reddeden anlayışıdır.  14 yıllık iktidarları döneminde parlamenter rejimin içini çürüttüler. Kusuru kendilerinde değil parlamenter rejimde arıyorlar” değerlendirmesi yaptı. Olası bir referandumda halkı rejim değişikliğine izin vermeyeceği görüşünde olan Tanrıkulu, “Söz konusu referandum bir seçim değil Ahmet'e Mehmet'e oy verilmeyecek. Dolayısıyla bunu halka anlatmak daha kolay olur. AKP ve MHP 'ye vermiş seçmenlerin sağ duyusu vardır. Türkiye'yi başka bir yere taşıyacak bir sisteme oy verecekler. Sadece Erdoğan şahsında değil kim seçilirse seçilsin Türkiye'yi diktatörlük rejimine götürecek bir başkanlık sistemi oylanacak” diye konuştu. 

Tanrıkulu, Meclis'te partiler arasında uzlaşma olmadan toplumda uzlaşma olmayacağını belirterek, “Her parti bir adım geri atıp uzlaşmayı sağlayacak. Yoksa biz toplumda çatışma ve kutuplaşmayı önlemeyiz. Bütün siyasi partiler bulunduğu durumu gözden geçirmeli ve gerekirse uzlaşmayı sağlamak için bir adım geri atmalı” dedi.  

www.evrensel.net