Mahallenin ortasında nükleer atık ayrıştırılmaz

Mahallenin ortasında nükleer atık ayrıştırılmaz

İzmir Gaziemir’deki nükleer atıkların ayrıştırılması ve geri kazanımı ile ilgili İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu Toplantısı Ankara’da yapıldı.

Özer AKDEMİR

İzmir Gaziemir’de eski bir akü fabrikasının bahçesinde gömülü olarak ortaya çıkarılan nükleer atıkların ayrıştırılması ve geri kazanımı ile ilgili İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu Toplantısı Ankara’da yapıldı. 

EGEÇEP avukatı ve mahalle temsilcisinin yer aldığı toplantıya komisyon üyesi olmasına rağmen İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İl Afet Müdürlüğü yetkilileri katılmadı. 

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü’nde gerçekleştirilen toplantıya mahalle halkından Mehmet Kurt’un ve EGEÇEP avukatı Arif Ali Cangı’nın yanı sıra fabrika arazisinde geri dönüşüm tesisi kurmak isteyen firma yetkilileri ve bakanlık temsilcileri de katıldılar. ÇED Raporunun özetlenmesinin ardından konuşan EGEÇEP Hukuk Komisyonu üyesi Av Arif Ali Cangı, ÇED raporuna yönelik eleştirileri sıraladı. 

NÜKLEER ARKEOLOJİ KAZISI YAPILMALI

Fabrika bahçesinde gömülü olan nükleer atıkların bir nükleer reaktörden çıkan, yüksek derecede radyoaktif, yanmış yakıt elemanları olduğunu aktaran Cangı, Europium 152 gibi son derece tehlikeli radyoaktif bir maddenin de olduğu atıkların nereden, nasıl getirildiğini henüz tespit edilmediğini söyledi. Bunun için alanda bir “nükleer arkeoloji” kazısı yapılması gerektiğine vurgu yapan Cangı, “Sonra, bu alanın karantinaya alınması gerek. En son da, atıkları buradan alıp neresi olacaksa artık, oraya taşımak ve dikkatli biçimde gömmek gerekiyor” dedi. Firmanın ilk ÇED dosyasında tesislerde dışarıdan getirilecek atıkların da işleneceğine yönelik düşüncesinden yoğun eleştiriler üzerine vazgeçmesinin olumlu bir gelişme olduğunu kaydeden Cangı, bununla birlikte alandaki atıkların içinde yer alan kurşun, çinko vs metallerin geri kazanımını sırasındaki risklere de dikkat çekerek bundan da vazgeçilmesi çağrısında bulundu.

YERLEŞİM ALANINDA BU İŞLETME OLMAZ

İşletmeyi kimin denetleyeceği konusunu da soran Cangı, “Kimyasal tozların, zehirli gazların ve etrafında yaratacağı sağlık sorunları ve psikolojik rahatsızlıklar nasıl çözülecektir? Bir bağımsız izleme komisyonu oluşturulmadan sorunun çözümlenemeyeceğini düşünüyoruz. Daha da önemlisi, ne kadar önlem alınırsa alınsın, yerleşim alanında böyle işletmeye izin verilemez.  O nedenle;  atıkların bu bölgeden kontrollü bir şekilde, meskun olmayan bir mahalle taşınmasını, ayrıştırma ve bertaraf işleminin çevresel etkileri en aza indirecek tesiste bağımsız bilim komisyonlarının denetiminde yapılmasını öneriyoruz” dedi. 

MAHALLELİ HERKES KARŞI

Toplantı da yörede yaşayan vatandaşlar adına konuştuğunu söyleyen Mehmet Kurt, 40 yıldır aynı mahallede oturduğunu ve bu nükleer atıkla iç içe yaşamak zorunda kaldıkların belirterek, ne önlem alınırsa alınsın atık bertaraf tesisinin sağlıklarına zarar vereceğini bu nedenle de bu tesisi mahallelinin istemediğini söyledi. Cangı’nın ve Mehmet Kurt’un toplantının sonuna kadar kalma istekleri toplantı başkanı tarafından “usulde böyle bir şey yok” diye reddedilirken, bu durum tutanak altına alındı.
Cangı komisyon üyesi oldukları halde İzmir Büyükşehir Belediyesi ile İl Afet Müdürlüğünden yetkililerin toplantıyı önemsemeyerek katılmamasının “İzmir açısından büyük talihsizlik” olduğunu söyledi. (İzmir/EVRENSEL)

www.evrensel.net