03 Aralık 2016 20:04

Tuzluçayır’dan kapatılan kadın derneklerine selam

"Bu dernekte bulunmak, kadın için hayatın sadece ev işleri yapmak ve eşlerimize hizmet etmek olmadığını gösteriyor bana.”

Paylaş

Burcu AKTAŞ

Erdoğan ve AKP Hükümetinin darbe girişiminden sonra “Halkın günlük yaşamını etkilemeyecek” diyerek ilan ettiği OHAL, özellikle biz kadınların günlük yaşamını büyük oranda etkilemeye hız kesmeden devam ediyor. 14 yıllık iktidarı boyunca kadınlara karşı cinsiyetçi söylemleri ile bilinen AKP şürekası, OHAL kapsamında çıkardığı KHK’lerle hem kadın yayıncılığına hem de kadın derneklerine getirdiği gerekçesiz kapatma kararlarıyla kadınlara olan düşmanlığını bir kez daha gözler önüne serdi. Kadınların iş hayatından koparılmaya çalışılıp eve hapsedildiği, taciz, tecavüz ve cinayete kurban giden kadın ve çocukların sayısının gün geçtikçe arttığı bir dönemde yükselen kadın mücadelesinden ve açılan kadın derneklerinden korkan hükümetin bu tutumunu ve kadınların örgütlenmesinin önemini Tuzluçayır Kadınları Dayanışma Derneği’nden kadınlarla konuştuk.

Dernekten Aysun Aydoğan, Panayır Kadın Dayanışma Derneği’nin kapatıldığını duyduğunda aklına dernek başkanı Filiz Tali’nin geldiğini belirtiyor. Aysun, Filiz’le tanışma ve sohbet etme fırsatı bulduğunu ve karşılıklı deneyimlerini paylaştıklarını anlatıyor: “Aslında yaptıkları etkinlikler bizim yaptıklarımızla hemen hemen aynıydı. Çocuklara, kadınlara yönelik faaliyetler yürütüyoruz. Nerede, ne yapmış olabilir ki bu kadın derneği, terör faaliyeti diye nitelendirilecek? Çocukların ders aldığı, kadınların kişisel gelişimleri için drama, tiyatro gibi kurslar aldığı, birçok etkinliğin yapıldığı bir dernek neden kapatılır?”

ONLARIN DA SESİ OLACAĞIZ

Çocuk hakları için mücadele eden Gündem Çocuk Derneğinin de kapatıldığını hatırlatan Aysun, “Mantıklı bir neden bulamıyorum, bu durum bizi de etkiliyor. Biz de bir derneğiz. Biz de aynı faaliyetleri yürütüyoruz. Şu anda dernekten korkan arkadaşlarımız var. Önceden gelip üye olanlar şimdi beni arayıp birer birer üyelikten çıkmak istediklerini söylüyor. Bize bir sebep sunumuyorlar ama korktukları belli” diyerek OHAL’in kendilerini nasıl etkilediğine işaret ediyor. Devletin, kadınların bir araya gelmesinden, örgütlenmesinden korktuğunu söyleyen Aysun, “Devlet, bizi bu şekilde engellemeye çalışıyor ve maalesef bazen başarıyor da. İnsanlar OHAL sürecinde iyice baskı altına alındı, hiçbir şeye başkaldıramaz duruma geldi” diyerek sürdürüyor sözlerini.

“Kadınların hepsi mi böyle? Değil tabii ki, 25 Kasım eyleminde bunu gördük. Daha eylem başlamadan polisler saldırdı. Ancak her şeye rağmen direnen kadınlar yine de eylemlerini yapmayı başardılar. İşte derneklere de yapılmak istenen bu, daha başındayken önüne geçmeye, daha fazla kadının bir araya gelmesinin önüne set çekmek istiyorlar” diyen Aysun, ne olursa olsun mücadeleye devam edeceklerini belirtiyor ve sözlerini mücadele çağrısıyla bitiriyor: “KHK ile kapatılan Panayır Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Filiz Hanım’a ve oradaki tüm kadın arkadaşlarıma selam olsun. Biz onların da sesi olmak için mücadeleye devam edeceğiz.”

AMAÇ KADINLARI EVE HAPSETMEK

Dernekten bir başka kadın, Yurdagül Caner de, birçok derneğe, kurum ve kuruluşlara yapılan baskınlar ve tutuklamalarla kadınların toplumdan soyutlanarak eve kapatılmak istendiğini söylüyor. AKP’nin hedefinin kendisine biat etmeyen tüm kesimleri sindirmek ve yok etmek olduğunu, özellikle de kadınların iradesinin teslim alınmaya çalışıldığını söyleyen Yurdagül, konuşmasını şöyle sürdürüyor: “Kadınların hergün şiddete uğradığı, öldürüldüğü bir ülkede gerici zihniyetin son hedefi kadın kurumlarıdır. Çocuk ve insan hakları hukuk ve demokrasi için mücadele eden kadın kurumlarının sesi kısılmak isteniyor. 2-3 çocuk, 5 çocuk diyerek kadınların hayatına müdahale eden, yaşam alanı tanımayan ve kararlarımıza saygı duymayanlara karşı kadınların bir araya gelmesini ve dernekleşmesini önemsiyorum. Biz kadınlar bütün saldırılara karşı direniş ruhuyla yılmadan, derneklerimiz açılana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz.”

KENDİM VE ÇOCUKLARIM İÇİN BU DERNEKTEYİM

Son 10 yıldır kadınların demokratik haklarının ellerinden alındığını, kadına yönelik şiddet ve cinayetlerin, çocuk istismarının ve erken evliliklerin arttığına dikkat çekerek söze giren Sevda Diyip, kadınların bütün bu yaşananlara karşı bir araya gelmesi ve örgütlenmesinin gerekliliğini dile getiriyor: “Ben bu gidişata dur demek için, kendi haklarım ve çocuklarımın haklarını savunabilmek için bu dernekte diğer kadınlarla buluşma gereği duydum. Tıpkı Nazım Hikmet’in dediği gibi ‘Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine.’ Bizler de bir araya gelerek bir orman yaratmalıyız. Ayrıca bu dernekte bulunmak benim sosyal yaşamda daha aktif olmamı sağlıyor. Kadın için hayatın sadece ev işleri yapmak ve eşlerimize hizmet etmek olmadığını gösteriyor bana.”

 

ÖNCEKİ HABER

İşte görün, yine bir aradayız!

SONRAKİ HABER

İBB Meclisi, Ekrem İmamoğlu başkanlığında 8 Temmuz'da toplanacak

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa