Gazeteci Ragıp Duran Çanakkale'de ifade verdi 

Gazeteci Ragıp Duran Çanakkale'de ifade verdi 

Özgür Gündem Gazetesi Nöbetçi Yayın Yönetmenliği yaptığı için yargılanan Ragıp Duran 'Gazetecilik suç değildir' dedi.

Seçkin SAĞLAM
Çanakkale
 

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmekte olan, “Özgür Gündem Gazetesi Nöbetçi Yayın Yönetmenliği” davası kapsamında, 14 Mayıs 2016 tarihli gazetenin Nöbetçi Yayın Yönetmeni Gazeteci Ragıp Duran, Çanakkale Ağır Ceza Mahkemesi heyetine talimatla ifade verdi. Duran, “Gazetecilik suç değildir” dedi.
 
Gazeteci Ragıp Duran, Çanakkale Adliyesi Ağır Ceza Mahkemesi heyetine, Nöbetçi Yayın Yönetmeni olduğu Özgür Gündem Gazetesi’nin 14 Mayıs 2016 tarihli bazı haberleri ile ilgili olarak “Suç işlemeye alenen tahrik etme, suçu ve suçluyu övmek, terör örgütü propagandası yapmak” gerekçelerinden hakim karşısına çıktı.

Duran, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dava ile ilgili yazılı ifadesinde, “Savcının suçlamalarına kesinlikle katılmadığım gibi, İddianamede yer alan suçlamaların yerleşik izan ve insaf kavramlarıyla çeliştiğini düşünüyorum. 1992 yılında yayınlanmaya başlayan Özgür Gündem, muhabirleri, yazarları, dağıtıcıları öldürülmüş bir gazete. Muhalif bir yayın çizgisi var, Türkiye’nin en önemli sorunu olan Kürt Meselesine özel bir önem atfediyor. Bir gazetenin Genel Yayın politikaları, kamuoyunda, meslek örgütlerinde, medya kuruluşlarında, iletişim akademilerinde tartışılır, değerlendirilir. Adliye bu tür bir tartışmanın mecrası olamaz. Düşünce, ifade ve basın özgürlüğü, esas olarak sadece devletin, toplumun, adliyenin uygun bulduğu fikir, görüş, yazı, karikatürler için değil, tam aksine devletin, toplumun, adliyenin hemfikir olmadığı, sarsıcı, rahatsız edici, aykırı, yeni fikirler için geçerli ve gereklidir. Fikirler, yazılar, görüşler polis, mahkeme ya da hapishane marifetiyle engellenemez. Fikirler, yazılar ancak karşıt görüşlerle ve zaman içinde hakikatin ortaya çıkmasıyla tekzip edilebilir ya da doğrulanır. Bu gazete, gerek siyasi iktidar gerekse adli mekanizmalar ve gerici, ırkçı çevrelerin yoğun baskı ve saldırısı altında. Bu nedenle, Özgür Gündem’le mesleki dayanışma amacıyla Nöbetçi Eş Genel Yayın Yönetmenliği kampanyası başlatıldığında, tereddüt etmeden, hem mesleki hem de vicdani olarak bu gazete ile dayanışmanın bir görev olduğuna inandım. Geçmişte de, gazeteci olarak, gazete ya da dergiler, meslektaşlarımız yargılandığında, mahkum olduğunda, yayın organları yasaklanıp toplatıldığında, saldırıya uğradığında  ya da kapatıldığında da çeşitli dayanışma etkinliklerine katılırız. Zaman gazetesi ya da Samanyolu Televizyonu kapatıldığında, Charlie Hebdo çevirisi nedeniyle Cumhuriyet gazetesi linç edildiğinde, Hürriyet gazetesinin ana binası basıldığında… Gazeteci olarak, geçmiş olsun mesajı göndermek, yazı yazmak, meslektaşlarımızı ziyaret etmek gibi çeşitli dayanışma etkinlikleri gerçekleştiririz. Bu eylemler, sadece doğal değildir, meslek dayanışmasının zorunlu bir gereğidir. Semboliktir. Hukuki bir sorumluluğu yoktur. Özgür Gündem’deki Nöbetçi Eş Genel Yayın Yönetmenliği bu tür bir dayanışma faaliyetidir. Bir tür gazeteciliktir. Gazetecilik de suç değildir. Ben sadece gazetecilik yapıyorum. Ben sadece mağdur bir gazete ile dayanışma içindeyim. Gazetecilik de dayanışma da suç değildir” sözlerine yer verdi. 

Son Düzenlenme Tarihi: 07 Kasım 2016 14:12
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.