3+3

3+3'ten fazlasını verirsek Yunanistan oluruz

AKP grup toplantısında konuşan Başbakan, Suriye'den süt krizine, Galatasaray-Fenerbahçe maçından ekonomiye pek çok konuya değindi. Grup toplantısı sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Erdoğan, memura yüzde 3+3'ten fazla zam verilirse Türkiye'nin ekonomik açıdan Yunanistan gibi olacağını savundu. Gazetecileri

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında konuştu. Konuşmasına ekonomik değerlendirmeler ile başlayan Erdoğan, uluslar arası şirketlerin yatırımlarını sıraladı. Erdoğan, yurtdışında yaşayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının oy kullanabilmelerini sağlamak amacıyla çalışmalar yürüttüklerini söyleyerek, "Bu çabamız çeşitli nedenlerle engellendi. Yaptığımız yasa değişikliği ile artık bu engelleri kaldırdık. Yurtdışındaki vatandaşımız, bulunduğu şehirde kurulan sandığa giderek oy kullanabilecek" dedi. Erdoğan, "Sıfır sorun" politikasının devam ettiğini ileri sürdü.

"Sıfır sorun, haksızlığa uğrayanlara tepkisiz kalmak değildir" diyen Erdoğan, kendilerinin zulmü ve haksızlığı görmezden gelemeyeceklerini söyledi. Erdoğan, "Kardeşlik ve komşuluk hukukunu çiğneyen yönetimlere hak ettiği şekilde muamele yaparız. Hiçbir halka kin ve nefret beslemeyiz. Ama fesatlık peşinde koşan yönetimlere anladığı dilden konuşuruz. Biz kim olursa olsun zalime karşı çıkarız" dedi.

Suriye'de yaşananları mezhepsel olarak değerlendirmenin yanlış olduğunu savunan Erdoğan, Suriye'de yaşananların insani bir mesele olduğunu söyledi. Erdoğan, kendilerinin sorunlara mezhep ve etnik pencereden bakmadıklarını ileri sürerek, "Bu bölgedeki tahribatı büyük bir yangına çevirir. Herkes bu meseleye kardeşlik hukuku içinden bakmak durumundadır" ifadesini kullandı. CHP'ye "Suriye konusunda dilinizin altındaki baklayı çıkarın" diye seslenen Erdoğan, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile geçtiğimiz yıl boğazda yaptığı tekne turunu unutmuşçasına "Suriye yönetimine neden sempati duyduğunuzu ima etmeden cesaretle söyleyin" dedi. Erdoğan, Almanya'da alacağı insan hakkı ödülünü iptal gerekçesinin ise Afganistan'da Türk askerlerinin yaşadığı helikopter kazası olduğunu söyledi. Erdoğan, "O zaman orada Avrupa'daki PKK ve Ermeniler protesto düzenlediler. Onlarla birlikte isminin başında Alevi sıfatı olan bazı dernek ve federasyonlar o gösteriyi birlikte yaptı. CHP Genel Başkanı da aylardır bu baklayı dilinin altında saklıyor. Bizim gösterilerden gitmediğimizi söylüyor. Bu tavır tehlikelidir. Bu tavır Türkiye düşmanı örgütlere cesaret verir" ifadesini kullandı.

2 BİN ÇOCUK AZMIŞ!

Suriye'de alıkonulan gazetecilerin İran'ın yardımı ile getirildiğini söyleyen Erdoğan, "Türkiye'yi gazeteci düşmanı gibi haksız yere karalayan bir CHP Genel Başkanı, Türkiye'nin ne büyük bir ülke olduğunu anlayamaz" dedi. Çocukları zehirleyen sütleri yeniden savunan Erdoğan, "Bilimsel raporlar sütün zehirlenmeye yol açmadığını söylüyor. Bazı çocuklar bunlar toplamda 2 bine de ulaşmadı süt hassasiyeti nedeniyle rahatsızlandı" savunmasını yaptı. Erdoğan, yeniden ailelere çağrıda bulunarak, çocuklarına rahatlıkla sütü içirmelerini istedi. Erdoğan, Galatasaray-Fenerbahçe maçı sonrasında yaşananlara değinerek, "Geride kalan sezon tahammül ve hoşgörüden ziyade şiddet ve kavga ile anılan bir sezon oldu. Şampiyon oluyorlar kupasını soyunma odasında vereceksin böyle saçmalık olur mu" dedi. Erdoğan, il kongrelerini tamamladıktan sonra AKP'nin büyük kongresini gerçekleştireceklerini söyledi.

GRUP TOPLANTISI SONRASI SORULARI YANITLADI

Grup toplantısı sonrasında basın mensuplarının tutuklu vekillere ilişkin sorusunu yanıtlayan Erdoğan, üç muhalefet partisinin, tutuklu milletvekillerinin tahliyesi amacıyla CMK'nın 100. maddesinde değişiklik önerileriyle ilgili olarak, ''Bu işin formülü olmaz, yargı kararı beklenmeli'' diyerek, tutuklu vekiller konusunda kapıyı kapattı.

Erdoğan, gazetecilerin ''Memur zam oranını beğenmedi. Greve gideriz diyor'' şeklindeki sorusuna da, ''Memurun grev hakkı yok'' yanıtını verdi.

İşçi ve memuru bugüne kadar ezmediklerini öne süren Erdoğan şöyle konuştu: ''Verdiğimiz zamları da her zaman enflasyonun üzerinde vermişizdir. Türkiye'yi bir bütün olarak ele almak zorundayız ve bu ülke eğer bir zaafa uğrarsa, bizim akıbetimiz de Yunanistan, İspanya'nın akıbetine uğrar. Biz Türkiye'yi, böyle bir akıbete düçar bırakamayız. Şu anda bir mali disiplin içinde yürüyorsak, eğer ekonomik büyümemiz şu anda başarılı bir şekilde sürdürülüyorsa, bu, hesaplar iyi yapıldığı içindir. Yoksa sendikalar, anlar olmuştur ki, yüzde 30, yüzde 50, yüzde 100 zam istemiştir. Şu anda bu işin ekonomik sorumluluğunu, yükünü kendileri hissetmesi lazım. Eğer bunu hissetmezlerse, bu ülkeye de yanlış yaparlar. Onun için burada aklı selimi öne çıkarmak suretiyle, karşılıklı görüşmelerle 9.5 seneyi nasıl yönettiysek, bundan sonrasını da böyle yöneteceğiz.'' (HABER MERKEZİ)

www.evrensel.net