14. Gençlik Yaz Kampı engellemelere rağmen gerçekleşti

14. Gençlik Yaz Kampı engellemelere rağmen gerçekleşti

14. Gençlik Yaz Kampı, Jandarma Komutanlığı ve İzmir Valiliğinin engelleme çabalarına rağmen coşkuyla gerçekleştirildi.

14. Gençlik Yaz Kampının düzenlendiği alan olan İzmir Dikili’deki Sotes Tatil Köyü’nün ruhsatsız olduğu gerekçesiyle encümen kararı ile mühürleneceği ilan edildi. Encümen kararının 14. Gençlik Yaz Kampı’nın başladığı tarih olan 10 Ağustos’ta ilan edilmesi dikkat çekerken, ilan edilen karar hakkında yürütmeyi durdurma davası açıldı. Sotes Tatil Köyü ile aynı bölgede bulunan ve ruhsatsız olduğu gerekçesiyle tebligat gönderilen 15 işletme hakkında ise mühürleme kararı gönderilmedi. Kampın, Jandarma Komutanlığı ve İzmir Valiliği tarafından engellenmek istendiği iddia edildi.

YASALARI ÇİĞNEYEN BİR TUTUM

Yaşananların ardından kampa devam etme kararı alan kamp komitesi tarafından yapılan açıklamada ise, “Kampımızın başladığı ilk  gün itibari ile yetkililer tarafından kamp alanının 2 gün içinde mühürleneceği ve boşaltılması gerektiği bildirildi. Daha önce Eylül ayı sonuna kadar kullanılabileceği ifade edilip, uyarı dışında herhangi bir resmi tebligat da gönderilmemişti. Ama bu sürecin yasalar çerçevesinde yapıldığı ifade edilmiş olsa da, bir hak mağduriyeti ve yasalara uygun olmadan işletilen bir durum olduğu da söz konusudur. Bazı devlet yetkilileri, gerçekle bağlantılı olmayan terör vb. söylemlerle bu alanın kullanılmaması gerektiğini ifade etmiştir. Diğer yandan bu alanın belediye veya başkaca yerlere kiralanabileceğine dair de iddialar var. Bütün bunları sıraladığımızda aslında bu alınan kararın, kampa dair olduğunu ve doğrudan üst makamlarla ilişkili olduğunu anlayabiliriz. Bu sebeplerle yaratılmak istenen panik ve korku havası , düşünülenin aksine gençler arasında tepki ve dayanışmayla karşılandı. Bütün engellemelere rağmen gençler, tüm coşkusuyla kamplarını gerçekleştirdi” denildi.

DOĞRUDAN MÜDAHALE

“Bu süreç içerisinde birçok festival, gençlik kampı iptal edilmişti. Sanırım bizim kampımız için devletin de iptal edileceği beklentisi vardı” diyen Kamp Komitesi Üyesi Pınar Çetinkaya ise, “Bu da gerçekleşmeyince doğrudan müdahale edilmeye çalışıldığını düşünüyoruz. Durumu öğrendikten sonra çok şeffaf bir şekilde bütün arkadaşlarımızla bunu paylaştık. Kendilerine biat eden bir gençlik grubu istedikleri için bizim gibi bilimi, birlikte yaşamayı ve üretmeyi , başka bir dünyanın mümkün olduğunu gösteren yerleri, kurumları engellemeye çalışıyorlar. Biz buna rağmen kampımızı gerçekleştirdik” dedi.

‘GENÇLER OHAL’İ ÖĞRENDİ’

Çetinkaya, “Gençler OHAL’in hayatlarına nasıl girdiğini ilk defa gördüler. Pek çok arkadaşımız, ‘Bu alanda kimseye bir zararımız yokken, bir arada olmamız bile rahatsızlık verdi ve OHAL’in özgürlüklerin engellenmesi olduğunu  öğrendik’ dedi. Hükümetin ifade ettiğinin aksine, OHAL’in devlete değil doğrudan halka ilan edildiğine dair pek çok izlenim vardı” diye konuştu.

ENGELLEMELERE RAĞMEN...

Kamp Komitesi’nden Deniz Ortakçı tarafından okunan 14. Gençlik Yaz Kampı sonuç deklarasyonunda ise şu ifadeler yer aldı: “Bombaların, katliamların, darbe girişimlerinin ve olağanüstü hal koşullarının gölgesinde bir kamp geçirdik. Ülke genelinde korku ve gerilim atmosferinin bu denli yaygınlaştığı koşullarda cesaretle ortaya çıkıp gençliğin birleşik gücünü gösterebildik. Tek parti, tek adam diktatörlüğü yolunda faşist ve gerici rejimlerini inşa etmek isteyenlerin karşısında gençliğin özgürlük, barış, demokrasi, kardeşlik taleplerini bir kez daha yükseltiyoruz. Atölyelerimizde kadınların yaşadığı sorunları ve mücadele deneyimlerinden, kapitalizmin ekonomi politiğine; günümüzde evrim kuramının güncelliğinden, edebiyatın mücadeledeki yerine pek çok konuya değindik. Türlü engellemelere, baskılara rağmen 6 gün boyunca gelecekte kuracağımız özgür dünyanın bir modelini burada inşa ettik. Şimdi 14. Gençlik Yaz Kampında inşa ettiğimiz bu dünyayı bulunduğumuz her yere taşımanın zamanıdır. Sınıflarımızda, amfilerimizde, atölyelerimizde bu özgür dünyayı kurmanın mücadelesini vereceğiz.” 

KADINLAR YÜRÜDÜ

Konser alanında yapılan kapanış gecesinde Kadro Pa ekibi Macbecht Mutfakta adlı tiyatro oyununu, Ritm ve Müzik Atölyeleri ise kamp boyunca yaptıkları çalışmaları sahnede sergiledi. Sanatçı Erdoğan Emir’in sahne aldığı gecede kamp katılımcısı kadınlar, kapanış gecesine yaptıkları yürüyüşle girdi. “Yaşasın kadın dayanışması”, “Jin, Jiyan, Azadi”, “Kadınlar artık susmayacak”, “Görünmeyen emek sesini yükselt”, “Şiddete karşı öfkeli, yalnız değil örgütlü”, “Kadınlar savaş istemiyor” sloganlarının atıldığı yürüyüşün ardından Deniz Mine Öztürk okunan Ekmek ve Gül Kadın Çalışmaları Atölyesi sonuç deklarasyonu ise özetle şöyle:

- Kadınlar bir yandan kapitalizmin iş gücü ihtiyacını karşılamak üzere esnek, güvencesiz ve düşük ücretlerle çalışmaya zorlanırken diğer yandan muhafazakar politikalar ile ev ve hane halkı bakımını üstlenmeye zorlanmaktadır.

- 4+4+4 eğitim sistemiyle birlikte eğitim olanakları kısıtlanırken yeni bir ucuz iş gücü ordusu yaratılmaya çalışılmakta, eğitim devletin sorumluluğu dışındaki bir alana itilmeye çalışılarak Ensar Vakfı gibi kurumların ellerine bırakılmaktadır.

- Kadına yönelik suçlar bir “hastalık” , “sapkınlık hali” veya “istisnai durumlar” olmayıp, toplumsal koşulların neden olduğu bir olgudur. Bu nedenle çözüm yolu kimyasal hadım, idam veya tek başına cezalandırma yöntemleri olamaz.

- 7 Haziran seçimlerinde istediği sonucu elde edemeyen AKP hükümeti, Ortadoğu’daki emellerini de yerinde getirememiş içerde ve dışarda savaş çığırtkanlığına devam etmiştir.

- Şüphesiz ki kadınlar bu cendereden ancak gerçek bir eşitlik talebiyle demokrasi cephesine katılarak kurtulabilir.(İzmir/EVRENSEL)

Son Düzenlenme Tarihi: 16 Ağustos 2016 15:37
www.evrensel.net
ETİKETLER Gençlik KampıOHAL