İşçi kurultayından kreş kampanyası çıktı

İşçi kurultayından kreş kampanyası çıktı

Ben 8 aydır Rimaks Tekstil Fabrikası’nda çalışıyorum. Rimaks benim ilk fabrika deneyimim, ilk defa bir fabrikada çalıştım. Kendimi hiç bu kadar işçi hissetmemiştim. Bir de işçi bir kadın olarak üretimin içinde olmak çok heyecanlandırdı beni. Fabrika hayatı nedir, fabrikada işçiler ne gibi sorunlar yaşıyorlar bi

Ben 8 aydır Rimaks Tekstil Fabrikası’nda çalışıyorum. Rimaks benim ilk fabrika deneyimim, ilk defa bir fabrikada çalıştım. Kendimi hiç bu kadar işçi hissetmemiştim. Bir de işçi bir kadın olarak üretimin içinde olmak çok heyecanlandırdı beni. Fabrika hayatı nedir, fabrikada işçiler ne gibi sorunlar yaşıyorlar bilmiyor değildim. Ama bire bir yaşamak, fabrikada kadın işçi olmak başka bir duygu. Tuzla organize sanayi bölgesinde birçok fabrika var, çoğunda da kadınlar çalışıyor, çalışma şartları oldukça ağır, yaşamları çok zor. Hem uzun çalışma süreleri, üstüne evde devam eden mesai, çocuklarının kaygısı, ay sonunu nasıl getireceğiz telaşı derken kimsede takat kalmıyor. Biz kadınlar her krizde fabrikalarda ilk işten atılan oluyoruz.  İşte Kampana direnişi ortada, tam 400 gündür direniyorlar orada işçiler. Sebep ise kötü çalışma koşullarına karşı sendikaya üye olmaları. Ve ilk kadın işçiler işten atıldı orada da, direnişi sürükleyenler de onlar oldu. Düşük ücretle, erkek işçilerin bile zor dayandığı koşullarda çalışıyoruz, çoğu kadın bu koşullara çocukları için katlanıyor. Ama bu çalışma şartları içerisinde çocuklarını bırakacakları tek bir yer bile yok. Kreşin olmaması kadınların çalışmasının önünde de en büyük engel. Bütün bunlara karşı artık bir şey yapmalıyız diye düşündük, Tuzla’da 14 Nisan’da gerçekleştirdiğimiz işçi kurultayı bu yüzden de kadın işçiler için çok önemliydi. Kurultay hazırlıkları sırasında bütün yaşadığımız sorunları ele alan bildiriler dağıttık kadın işçilerin yaşadığı mahallelerde. Fabrikalarda küçük gruplarla toplantılar yaptık. Kadınların evlerini ziyaret ettik, sorunlarımızı konuştuk. Bir yandan kendi sorunlarımızı konuştuk, bir yandan da ülkedeki bir çok sorunu da konuşma, tartışma imkanı bulduk. Kadınlar neler söylüyor, nasıl sorunları var, bütün bunları Evrensel Gazetesi’ne de yansıttık. Hayat Televizyonu’na röportajlar yaptık, daha önce hiç televizyon karşısında konuşmamış olan kadınlar kurultaya hangi sorunlarını taşıyacaklarını anlattılar. Kurultaya kadınlar oldukça iyi bir ilgi gösterdi. Şanssızlığımız odur ki, o gün hava çok kötüydü, iş çıkışı kurultaya gelecek insanlar açısından bu sorun olur mu diye düşünürken, korktuğumuz gibi olmadığını gördük. Deri İş Sendikası işçilerin kurultaya katılması için çok çaba harcadı. Birçok sendika işçilerin kötü koşullarını, örgütsüzlüğünü, özellikle de kadınların örgütsüzlüğünü  görmezden gelirken deri işçileri sendikalarının da çabasıyla salonda yerlerini aldılar. Öncesinde yapılan çalışmalar nedeniyle kurultayda daha çok kadının söz almasını bekliyorduk, ancak herhalde konuşmaktan çekindikleri için yeterince söz almadı kadınlar. Çalıştığım fabrika olan Rimaks’tan kadın işçiler kurultaya güçlü bir şekilde katıldılar. Kurultay komitesinde de pek çok kadın işçi vardı. Söz alan kadınlar kreşin kendileri ve diğer işçi kadınlar için ne kadar önemli olduğunu anlattılar. Kurultay sonrasında bu sorunun çözümü için adım atmak üzere bir kampanya yürütmeye karar verdik. Tuzla Organize Sanayi bölgesi’nde kreş açılması için kadın işçiler olarak imza toplayacağız. Kreş çalışmamızın sa sonuçlarını sizlerle Ekmek ve Gül dergisinde paylaşmaya devam edeceğiz. Umuyoruz ki kadın işçiler sorunlarını çözmek için biraraya gelecek ve hakları olanı alabilmek için birlikte mücadele edecekler. Tuzla İşçi Kurultayı Komitesi’nde yer alan bir kadın işçi

www.evrensel.net