ABD, rotayı Çin Denizi’ne kırdı

ABD, rotayı Çin Denizi’ne kırdı

Birleşmiş Milletler Uluslararası Tahkim Mahkemesi, Filipinler'in lehine karar vererek Çin’in, Güney Çin Denizi'ndeki taleplerini hiçe saydı.

Birleşmiş Milletler Uluslararası Tahkim Mahkemesi, ABD’nin de desteklediği biçimde, Filipinlerin lehine karar vererek Çin’in, Güney Çin Denizi'ndeki egemenlik taleplerini hiçe saydı.

Karar, Asya’da tansiyonun yükselmesine sebep olurken, bölgedeki ABD müttefiki ülkelerin de askeri kuvvetlerini arttırarak, Çin kontrolündeki adacıkların yakınlarında deniz operasyonları düzenlemeleri dikkat çekiyor. Karar sonrası ABD-Çin arasındaki gerginliğin artması bekleniyor.

FİLİPİNLER'İN BAŞVURUSU ABD DESTEĞİYLE...

Kararı değerlendiren World Socialist Web Site yazarı, Gazeteci Peter Symonds, Filipinler'in davasının ABD’nin desteği ile hazırlandığına ve 15  talepten oluştuğuna dikkat çekiyor. Mahkeme, ufak detaylar dışında Filipinlerin bütün taleplerini kabul etti; ama Çin hükümeti  ne mahkemenin karar verme yetkisini, ne de dava da verilen kararı meşru bulmadıklarını açıkladı. Çin Dışişleri Bakanı kararın “Hükümsüz ve boş olduğu, Çin tarafından asla kabul edilmeyeceğini ve tanınmayacağını” açıkladı.

MAHKEME NEDEN FİLİPİNLERİN LEHİNE KARA VERDİ?

Mahkemenin Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Anlaşması (UNCLOS) gereğince hazırladığı 479 sayfalık karar gerekçesinin dikkat çeken noktaları şöyle:

*Çin’in tarihsel olarak Çin İmparatorluğu’na ait olduğunu iddia ettiği Güney Çin Denizi’ndeki adacıklar, resifler ve mercan adaları için yasal dayanak bulunmamıştır.

*Spratly Adaları’nda bulunan yer şekilleri özellikleri UNSCLOS’a göre tanımlanamaz ve özel ekonomik bölge oluşturamaz. Bu nedenle adaların yer aldığı alan “bölgesel su sayılamaz”.

*Güney Çin Denizi’ndeki  Çin’e ait olduğu varsayılan alanın Çin’in kontrolünde olması Filipinlerin bağımsızlığını kısıtlar. Ayrıca Çin’in Güney Çin Denizi’nde yaptığı aktiviteler yasa dışıdır ve Filipinler’i de etkileyen ciddi çevresel zararlara yol açıyor. Çin, çevre habitatını tehdit eden aktivitelerine son vermelidir.

ABD TANSİYONU YÜKSELTMEYE ÇALIŞIYOR

Symonds’a göre Çin’in aktivitelerini yasa dışı olarak nitelendiren mahkeme, Washington ve müttefiklerinin, Çin’i uluslararası kuralları ihlal eden şeytani güç gibi gösterme planına katkıda bulunmuş oldu. Fakat Symonds uluslararası kuralların zaten ABD emperyalizmi tarafından konulduğunu ve diğer ülkelerin de bu kurallara uymaya zorlandıklarını hatırlatıyor.

Buna göre, ABD Dışişleri Bakanlığı, kararın açıklandığı salı günü, Filipinler’i “provokatif açıklamalar ya da eylemlerde” bulunmaması ve mahkeme kararını beklemeleri için uyardı ancak aslında Obama Hükümetinin kendisi, son 5 yılda devamlı olarak Güney Çin Denizi’nde “ulusal çıkarları” olduğunu iddia ederek gerginliği tırmandırıyordu.

ABD, geçmişte düşük çapta bölgesel karışıklıklar yaratarak Çin’in güneydoğu komşularıyla arasını açmıştı. ABD’nin Asya’ya doğru genişleme politikası ile Çin’i diplomatik olarak yalnız bırakma, ekonomisini baltalama ve ABD’nin bölgedeki müttefiklerini askeri yönden güçlendirerek Çin’e karşı savaşa sürükleme stratejisi izlenmeye başlandı.

ABD, GÜNEY ÇİN DENİZİ’NDE NELER YAPIYOR?

ABD, Güney Çin Denizi çevresindeki askeri mevcudiyetini Filipinler ile yaptığı yeni anlaşma sayesinde arttırmaya başladı. Ayrıca Amerikan donanması, geçtiğimiz ekimden beri Güney Çin Denizi’ndeki ihtilaflı adaların yakınına  “deniz seferi özgürlüğü” operasyonları (FONOPS) düzenliyor. Yazara göre bütün bunlar, asıl ABD’nin uluslararası hukuku küçümsediğinin ve Çin’e meydan okumasının birer göstergesi.

Öte yandan salı günü Wall Street Journal’da yayınlanan “Güney Çin Denizi Kararı” başlıklı baş yazıda, Çin’in karar sonrası verdiği tepki eleştirilerek “Devletler uygulamaya geçirmediği takdirde BM kararının bir şey ifade etmediği” yorumu yapılması dikkat çekti. Gazete, ABD müttefiki devletlere seslenerek Çin’i, mahkemenin kararını tanımaya zorlamak ve “sefer özgürlüğü” operasyonlarına katılımda bulunmak için çağrıda bulundu.

ASIL NEDEN KÖTÜYE GİDEN EKONOMİ

Gazeteci Symonds soruyor: “ABD’ yi Çin’e direk meydan okumaya iten sebep nedir?” ve kendisi sorusunu şöyle yanıtlıyor: “Sebep, Çin’in Güney Çin Denizi’yle ilgi talepleri değil. Asıl tetikleyici neden ABD’nin global düzlemde gittikçe kötüye giden ekonomisi”.

Yazar, ABD’nin “sefer özgürlüğü” stratejisinin, Güneydoğu Asya’ya kitle imha silahları ile sızarak savaşa hazırlanması için uydurduğu bir bahaneden ibaret olduğu iddiasında.

Buna ek olarak ABD, ne Filipinlerin ne de diğer hak talep eden ülkelerin toprak bütünlüğünü korumakla ilgileniyor. Tek derdi, Çin topraklarına ve Çin’in askeri üslerinin konumlandığı bölgelere yakın stratejik suları kontrol altında tutmak.

Resmin bütününe bakıldığında mahkeme kararı, Çin Komünist Parti yönetiminin politik olarak çökmesini amaçlıyor. Yazara göre, sadece oligarşik milyarderlerin çıkarları için çalışan Çin hükümetinin, ABD’li yöneticilerden hemen hiçbir farkı yok.

Tek fark, ABD, müttefikleri ile savaş hazırlıkları yapıp bunu uluslararası hukuku kullanarak meşru gösterirken, Çin yönetiminin bir şekilde ABD’nin savaş politikalarını bertaraf etmeyi başarabiliyor olması. (DIŞ HABERLER)

(Kısaltarak çeviren: Elif Özmen Belek)

www.evrensel.net