Artık bizim de ‘FABİSAD’ımız var

Artık bizim de ‘FABİSAD’ımız var

Bilim kurgu ve fantastik sanatçıları nihayet derneklerini kurdular. Uzun zamandan beri bu alandaki boşluğu tartışan sanatçılar, “Hayal kurmak özgürleştirir” diyerek geçtiğimiz ekim ayında dernekleşmeye karar verdiler. Altay Öktem, Barış Müstecaplıoğlu, Doğu Yücel, Yiğit Değer Bengi gibi isimlerin de aralarında bulundu

Sevda Aydın

Türkiye’de ve dünyada fantazya ve bilim kurgu sanatları edebiyatın ve sanatın üvey evlatları, yaramaz, başı bulutlarda gezinenleri olarak bilinmiş. Son yıllarda dünya bunu biraz aşar hale geldi. Sinemalarda ‘Yüzüklerin Efendisi’ rüzgarını düşünürsek bizde de biraz böyle olduğunu söyleyebiliriz. Bundan sonra FABİSAD’ın da sayesinde sanatın bu alanında yepyeni gelişmelerin olacağı kuşkusuz.

Derneğin Genel Başkanı Altay Öktem, Türkiye’deki edebiyat çevrelerinin bilim kurgu edebiyatına bakışlarına dair “Türkiye’de merkezi edebiyatçıların hiçbiri bunu bir edebiyat olarak görmez ama bunların hepsi edebiyattır. Ve edebiyat olduğu zaman içerisinde çok daha iyi kanıtlanacak. Hatta fantastiğin, bilim kurgunun ya da korkunun iyi yazılmış örnekleri bence çok daha iyi edebiyattır” diyor.

BİZİM EDEBİYATIMIZ KISIR VE BELLİ KALIPLARA BAĞLI

‘Bilim kurgu ve fantastik edebiyatın Türkiye’de üvey evlat muamelesi gördüğü’ fikrine bu alanın bir yazarı olarak nasıl bakıyorsunuz?
Altay Öktem (FABİSAD Genel Başkanı):
Türkiye’de bilim kurgu, korku ve fantastik gibi edebiyat türleri hep üvey evlat muamelesi gördü. Ama bunun birçok nedeni var. Mesela bilim kurgu açısından bakarsak, bilim kurgunun gelişebilmesi için bilimin gelişmesi gerekir. Birbirlerinin gelişmesine katkıda bulunur bu iki alan. Türkiye’deki bilimin tarihsel gelişimine bakarsak, bilim kurgunun bu noktada olması çok da şaşırtıcı değil. Diğer yanıyla da Türkiye’de bizim edebiyatımız kısır ve belli kalıplara bağlı gelişen bir edebiyattır. Hem okur hem de yazarlar olarak hiçbir zaman o kalıpları aşıp uzaklaşmayı göze alamamıştır. Bu yüzden bu türler baskılanmış özellikle de belli bir dönem toplumsal gerçekçiliğin etkisiyle tek bir tür yayın evlerinde ağırlıklı olarak yer almış. Düşünürsek ikinci yeniyi hatta ‘50 kuşağı öykücülerini bunlar belli yerleri aşmaya çalışarak var olmuşlardır. Bir başka yanı da Türkiye’de ‘60’lı 70’li yıllarda bilim kurgu, fantastik gibi tarzlar her zaman, kapitalizmin insanları gerçeklerden uzaklaştırmak için kullandığı alanlar gibi görüldü.

TÜRKİYE’DE DÜŞÜNMEK, HAYAL KURMAK KORKULAN BİR ŞEYDİR

Günümüzde de edebiyat çok gelişmiş, her türlü ürün veriliyor gibi görünse bile aslına bakarsanız yine çok kısır, popüler edebiyatın sınırlandırdığı çok dar alanlarda güreşiyoruz. Bunları kırmak için de bir şeyler yapmak gerekiyordu. Çünkü altan alta gelen çok ciddi bir potansiyel var. Özellikle gençler arasında fantastiğe, bilim kurguya önem veren çok ciddi bir kesim var. Yazar ve çizer olarak da durum böyle. Ama onların kendilerini ortaya çıkarabilecekleri hiçbir alan yok. Bugün bir genç fantastik bir öykü yazsa gönderebileceği hiçbir sanat dergisi yok Türkiye’de. Merkezi edebiyatçıların hiçbiri bunu bir edebiyat olarak görmez ama bunların hepsi edebiyattır. Ve edebiyat olduğu zaman içerisinde çok daha iyi kanıtlanacak. Hatta fantastiğin, bilim kurgunun ya da korkunun iyi yazılmış örnekleri bence çok daha iyi edebiyattır.
Türkiye’de düşünmek, hayal kurmak korkulan bir şeydir. Baskı altına alınması gereken bir şey olarak görüldüğü için bizim geleneğimizde de böyle bir şey var. O yüzden biz de hayal gücümüzün özgür bırakılmasını söyleyen bir sloganla çıkıyoruz. Böyle olduğu zaman daha iyi kitaplar yazılacak, daha iyi filmler çekilecek. Hayal gücünün serbest bırakılması sadece edebiyatta ya da sanatta değil hayatın tüm alanlarında özellikle eğitimde önemlidir. Bu çabamız sadece fantastik kitapların okunması, filmlerin daha çok izlenmesi değil, toplumun gelişmesi anlamında da çok büyük doneler, veriler taşıyan bir şeyin belki de başlangıcı olacak bu dernek. (İstanbul/EVRENSEL)


YARIŞMA VE FESTİVAL GELİYOR

Peki derneğin hedefleri neler?
Yakın zamanda öykü ödülümüzü gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Ama çok keyifli bir süreç yaşadık. Önceleri yazarlar olarak bir arada oluyorduk. Sonra aramıza çizerler, sinemacılar ve tiyatrocular da katılınca sanat derneğine dönüştü. Bizimle birlikte olan çizerler karikatür ve ilizyon yarışması düzenlemeye karar verdiler. Olgunlaştırmaya çalışıyoruz bu projeyi. Bu dönem öykü ve karikatür olarak iki farklı ödül yarışması düzenleyeceğiz. Önümüzdeki dönem bunu roman, sinema gibi alanlara da dönüştürmeyi hedefliyoruz. Yine bu dönem panellerle sürdüreceğimiz bir etkinlik takvimi planlıyoruz kısa vadede. Önümüzdeki dönem bunu bir festivale dönüştürmeyi istiyoruz. Bir hafta içinde panellerin, yazma tekniklerinin, bilim kurgu, korku ve fantastik sanat etkinliklerin süreceği bir festival organize etmeyi düşünüyoruz. Bahsettiğimiz yarışmalara katılan öykü, roman ve karikatürlerden derleyeceğimiz kitapları yayınlayacağız. Bu alanlarda çalışan arkadaşlarımızın görünmesi için yayın önemli. Çünkü Türkiye’de kültür sanat dergileri ne yazık ki bu alana gerektiği kadar yer vermiyor.


KURUMSALLAŞMAK BİR İHTİYAÇTI

FABİSAD nasıl oluştu?
Barış Müstecaplıoğlu (FABİSAD Genel Koordinatörü):

Fantastik ve bilim kurgu edebiyatın Türkiye’de yazılmaya başlanması oldukça yeni bir süreç. Eskiden de yazılıyordu ama yaygın değildi. Son yıllarda bu alanda yazar-çizer sayısı arttıktan sonra bir dernek kurma fikri doğdu. Bunun da ötesinde bu alanı seven yazar ve çizerler olarak birbirimizi bir yerlerde buluyorduk. Etkinlikler, söyleşilerde tanışıp konuştuğumuzda konu ister istemez alanlarımızın sorunlarına geliyordu. Fantastik edebiyatın Türkiye’de çok gelişmediğini, çok daha zengin bir yere gelebileceğini, zengin bir kültürü olduğunu ama yurt dışındaki örneklere bakıldığında olması gereken yerde olmadığını 4-5 yıl öncesine kadar hep konuşurduk. Bunun çözümü için tartıştığımızda ilk olarak bir öykü ödülü fikri ortaya çıktı. Bu öykü ödülü ile genç yazar, çizer ve sinema alanlarında bu sanatla uğraşan insanlarla buluşalım istedik. Bir çok fikir çıkınca ortaya bunları yapabilmemiz için kurumsallaşmamız gerektiğini düşündük. Son 6 ayda bu fikri olgunlaştırdık ve derneğimizi kurduk.

www.evrensel.net