Eti Gümüş bastırıyor Kütahyalı direniyor

Eti Gümüş bastırıyor Kütahyalı direniyor

KÜTAHYA Eti Gümüş tesislerinde geçtiğimiz yıl meydana gelen siyanür kazası ile görülen davada, “Tesislerde ve bölgede keşif yapılması” kararı verilmesi olumlu karşılanırken mücadelenin süreceği duyuruldu.Duruşmanın ardından bir minibüsle Dulkadir köyüne giden yaşam ve çevre savunucuları

KÜTAHYA Eti Gümüş tesislerinde geçtiğimiz yıl meydana gelen siyanür kazası ile görülen davada, “Tesislerde ve bölgede keşif yapılması” kararı verilmesi olumlu karşılanırken mücadelenin süreceği duyuruldu.

Duruşmanın ardından bir minibüsle Dulkadir köyüne giden yaşam ve çevre savunucuları
yol boyunca işletmenin atık havuzlarını genişletme ve yeni atık havuzları yapma çalışmalarının  yoğunluğuna tanıklık ettiler. Dulkadir köylüleri, 7 hane kalan köyün madenci şirket tarafından tamamen alınmak istendiğini ve bunun için kendilerine baskı yapıldığını anlattılar.

Eti Gümüş tesislerinin çalışmaya başlamasının ardından peş peşe gelen kanserden ölümler sonrası boşalan köyde kalan bir avuç köylü de bir yandan sağlık sorunları bir yandan da şirketin köyü satın almak için yaptığı baskılarla uğraşmak zorunda kalmış. Köylünün ve çevrenin halini yakından görme fırsatı veren bu kısa gezinin ardından dönülen Kütahya da Gümüşköy İzleme Platformu tarafından bir yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirildi. Kütahya Belediyesi önünden Cumhuriyet Caddesi boyunca yürüyen platform üyeleri,  
Küçükpark önünde, “Siyanürlü maden”in saçtığı tehlikelere dikkat çekti. Tarım Orkam Sen Kütahya Temsilcisi Ünal Kaymak, tüm canlılara ait olan su, toprak ve havanın şirketlere satılıp ticarileştirilmesine karşı olduklarını söyledi. Bilim insanlarına halktan ve doğadan yana olma çağrısı yaptı. Kütahya’da öğleden sora yapılan panelde doğayı katleden vahşi madencilik ve endüstrinin çevreye, tarıma, sağlığa ve hukuka etkileri tartışıldı. (Kütahya/EVRENSEL)


TALAN  EDİLMİŞ TOPRAKLARA BAKINIZ!

EGEÇEP Dönem Eş Sözcüsü ve Gazetemiz Muhabiri Özer Akdemir, Bergama, Kıbrıs Lefke, Balya, Kışladağ ve Efemçukurundaki altın işletmeciği hakkında bilgiler vererek, emperyalist madencilik politikalarının ülke kaynaklarını yağmalarken, geride talan edilmiş, kirletilmiş bir doğa, hukuk ve toplumsal yaşam bıraktığını kaydetti.

Tarım Orkam Sen İstanbul Şube Başkanı Şenay Elhüseyni kirletici endüstriyel faaliyetlerin tarım alanlarına ve sulara etkileri konusuna değinirken, Anadolu Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ozan Devrim Yay Tavşanlı Çobanköy yakınlarına yapılmak istenen tehlikeli atık bertaraf tesislerinin yaratacağı sağlık ve çevre riskleri konusunda da yöre insanlarını uyardı.

Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Beyza Üstün konuşmasında, Çobanköyde kurulması düşünülen tesisin bir benzerinin İstanbul Kemerburgaz’da toprak, hava ve sularda yarattığı kirliliği anlattı. Panelde son olarak konuşan TTB Merkez Konseyi Üyesi Hüseyin Demirdizen, kirli endüstrinin sağlığa etkileri hakkında bilgiler verdi. Panele Eti Gümüş tesislerine komşu Dulkadirli, Gümüş, Köprüören köylülerinin yanı sıra, ilçelerine asit fabrikası kurulmasına karşı mücadele eden Şaphaneliler de katıldılar.

www.evrensel.net