Birliği büyütmek gerek

Birliği büyütmek gerek

İzmir’de anayasal haklarını kullanıp sendikaya üye oldukları için işten atılan, Savranoğlu Deri ve Billur Tuz işçilerinin işlerine dönüp anayasa ve yasaların kendilerine sunduğu hakları kullanarak sendikalı çalışmak için yağmurda, soğukta gece gündüz işyerleri önünde sürdürdükleri direnişleri

Rukiye Çakır

Dayanışma şenliğimize direnişteki işçilerin aileleri de gelmişti, belli ki çoğu ilk defa böyle bir dayanışma şenliğine katılıp, ilk defa dayanışma ve birlik sloganları atıyor. Her birinin ayrı öyküleri var. Direnişin, dolayısı ile direniş gücünün de, sıkıntılarının da yalnızca fabrika önünde bekleyen işçilerle sınırlı olmadığını yakından gördük. Billur Tuz direnişçisi, Çetin Aktaş’ın eşi Selda Aktaş ile yaptığım sohbeti kendi anlatımı ile sizlerle paylaşıyorum.
“7 çocuklu ailenin 6. çocuğuyum, yoksul bir ailede büyüdüm, çoğu zaman ayakkabımız bile yoktu, çocukluğumuzu yaşayamadık. Tütün, pamuk, zeytin tarlalarında büyüdük. Babamız Bize bir şey alamazdı. Karın tokluğu için gıdamızı karşılamaya çalışırdı. Ama o da çok az.
Çocukluğumda gevreğin tadını bilmiyordum, bir gevreğin tadını hep merak ederdim. Babam şimdi 92 yaşında (Bunu anlatınca gözleri doldu). Babam inşaatlarda biz başkalarının işine tarlalara gidiyorduk. Yoksulduk, yoksuluz hâlâ… Çocuklarıma elimden geldikçe gevrek almaya çalışıyorum. Şimdi direniş döneminde çocuklarıma okul harçlığı veremiyorum. Komşulardan yardım alıyorum. Parasızlık, işsizlik yüzünden huzursuzluk çıkıyor istemeden.
Şimdiye kadar direniş süresince eşimin ve benim ailemiz yardım etti. Zaten atılmadan önce eşim Billur Tuz’da taşeronda olduğu için asgari ücretle çalışıyordu. Şimdi işsizlik parasıyla yaşamaya çalışıyoruz. Nereye kadar sürecek bu? Çocuklarım meyveli yoğurt istiyor alamıyorum.
Eşim işten atıldıktan sonra inşaat işine başladım, boya badana yapıyorum. Apartman temizliğine gidiyorum. Eve iş aldık parça başı ailece çalışarak günde 10 lira kazanabiliyoruz. İki çocuğum var. Kızım 4. sınıfa gidiyor. Oğlum özürlü sürekli ilgi gerekiyor. Biz daha önce de çok işsizlik yaşadık. 15 yıllık evliliğimde 7 yıl işsizlik çektik. Şimdi de eşim sendikalı olduğu için işten atıldı. Sendikaya üye olmadan önce benim fikrimi sordu. Ben de birlik olursanız, kazanırsınız dedim. Şimdi birlikteler sendikamız yanımızda, bizleri destekliyor. İnanıyorum ki kazanacağız. Bu soğukta biz evimizde bile üşürken, onlar karda kışta dışarıda sabahtan akşama bekliyorlar üşümüyorlar onun için kazanacaklarına inanıyorum.
Başbakan 3 çocuk doğurun diyor. Biz asgari ücretle yaşıyoruz bu parayla nasıl yaşanır biz maaşımızı ona verelim bize bir göstersin. Bizim nasıl yaşadığımızın farkında değiller”.
Bunları dinleyince bu dayanışma şenliğini örgütlemekle ne kadar anlamlı bir iş yaptığımızı daha iyi anladım, birliğe dayanışmaya ve İzmir Sendikalar Birliğine ne çok ihtiyaç varmış iyi ki böyle bir mücadele birliği oluşturmuşuz. Bu birliği sürdürür ve büyütürsek Selda Aktaş’ın kazanmaya olan inancı da gerçek olur.      

*SES İzmir Şube Yöneticisi      

www.evrensel.net