Ford Otosan direnişi dış güçlerin oyunuymuş!

Ford Otosan direnişi dış güçlerin oyunuymuş!

Ford işçisi Evrensel'e yazdı... 'Ford Otosan Genel Müdürü Haydar Yenigün’le Türk Metal Sendikası Genel Sekreteri Yücel Yücel birlikte geldiler toplantıya. Güya Evrensel’in muhabirleri plazalarda oturup yazıyormuş Ford haberlerini, üstelik bir iki tek de atıyormuş...'

Ford Otosan’dan bir işçi*

15 gün süren direnişin ardından ilk açık kapı toplantısı geçtiğimiz çarşamba günü gerçekleşti Ford Otosan’da. Geçmiş yıllarda açık kapı toplantısı Yeniköy ve Gölcük fabrikalarında ortak yapılırken bu yıl ilk kez ayrı ayrı yapıldı. Saat 15.00’de Yeniköy fabrikasında, saat 16.30 gibi ise Gölcük fabrikası ana yemekhanesinde yapıldı toplantı. Birçok işçi arkadaşımızın katılmadığı toplantıya Gölcük’teki katılım 1000 kişi kadardı. Gölcük’teki toplantıya Genel Müdür Haydar Yenigün’le, Türk Metal Sendikası Genel Sekreteri Yücel Yücel birlikte geldiler, Yeniköy’deki toplantıdan geliyorlarmış. Bu bile aslında biz işçilere, yollarımız hiç ayrılmadı mesajı vermek içindi aslında. Haydar Bey’den önce Yücel Yücel konuştu. Onun mikrofona “sendikamız genel sekreteri” olarak çağrılması zaten benim için bu toplantının da bittiği andı. Hâlâ ne için yola çıktığımızı, 15 gün neden direndiğimizi anlamamış Ford yönetimi. Yücel Yücel aylardır tekrarladığı aynı teraneyi açık kapı toplantısında da tekrarladı. Eylemlerin kendilerine büyük bir ders olduğunu anlattı, hatalarından ötürü özür diledi. Tüzüğün değişeceğini, artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını söyledi durdu. Bilindik şakşakçıları dışında da kimse alkışlamadı Yücel Yücel’i. Gereken cevabı almıştır herhalde. Ardından Haydar Yenigün çıktı sahneye. Önce hükümeti eleştirdi. Hükümetin seçim öncesi diye eylemlere müdahale etmemesine çok içerlemiş belli. Emniyet müdürünün bile seçim öncesi müdahale edilmeyeceğini söylediğini anlattı bizlere. Koskoca Ford’un genel müdüründen de bu beklenir değil mi? Şöyle işçinin kafası, gözü kırılacaktı ki içindeki işçiye olan hıncı azalsın anlaşılan. Direniş alanına geldiği gün yağmur da ıslanmasına da, işçinin verdiği teklifi kabul etmemesine de bir o kadar içerlemiş. Öyle ya, Haydar Bey bu, yağmur altında öyle bekletilir mi? Haydar Bey bütün olumsuzlukların faturasını da sözcü arkadaşlarımıza kesti. Ona göre bütün kötülüklerin babası onlardı. Onlar işçileri yanlış yönlendirmiş, onun tekliflerini işçilere anlatmamış, üstüne üstlük ‘Haydar Bey’e Haydar diye seslenecek kadar da ileri gitmişlerdi. Bir şey daha öğrendik Haydar Bey’den o da eylemimizin dış güçlerin oyunu olduğunu. Ford Otosan’la Almanya arasındaki bir projeyi baltalamak için desteklemiş eylemimizi Alman sendikaları, direniş alanına desteğe de sırf bu proje Türkiye’nin elinden alınsın diye gelmişler. Bence tüm konuşmanın tek vurucu yanı 15 günlük eylemin bilançosuydu. Eylem süresince 12 bin 500 araç kaybetmiş Otosan yönetimi. İşçinin talep ettikleri ise devede kulak. Bu kadar kaybetmeyi göze alacağına işçisinin sesine kulak kabartmış bir genel müdür de olabilirdi aslında ama onlar bu treni kaçırmayı, işçi atmayı, işçiye zulüm etmeyi tercih ettiler. Haydar Bey de maalesef konuşması sonrası beklediği alkışı alamadı. Ardından soru cevap bölümüne geçildi. Bu yıl ilk kez sorular haftalar öncesinden mail yoluyla alınmıştı işçilerden. Bir işçi arkadaşımız Ford gibi devasa bir fabrikanın kendisinden daha küçük ölçekli fabrikalardan bile neden daha az ücret verdiğini sordu. İşte asıl alkış tufanı da bu soru ile koptu. Ford işçisi aslında bütün sorularının devam ettiğini de göstermiş oldu. İşin ilginci sözde sorunlarımızı dinlemek için yaptıkları toplantının faturasını yine biz işçilere kesmeyi de ihmal etmediler. Akşam 08.00’e kadar fazla mesai koydular. Saat 16.00’da vardiyadan çıkan ama toplantıya katılmayan işçilere servis vermeyerek, onları saat 18.00’e kadar fabrikada beklettiler. İşte, Ford Otosan gerçeğini bir kez daha göstermiş oldular bizlere. Son olarak şunu da ekleyerek bitireyim bugün işten atmalar karşısındaki sessizliğimize bakarak her şeyi kendinizce çözdüğünüzü düşünebilirsiniz ama unutmayın ki uyuyan dev dediğiniz Ford Otosan işçisi bir kez uyandı. Bundan gayrısını siz düşünün artık. Yukarıda yazmayı unutmuşum konuşmasında Evrensel Gazetesi’ni de andı Haydar Yenigün, güya Evrensel’in muhabirleri plazalarda oturup, yazıyormuş Ford haberlerini, üstelik bir iki tek de atıyormuş. Evrensel biz işçilerin gazetesi Haydar Bey bu yazıyı da kaleme bir işçi olarak ben aldım. Plazada oturmuyorum ama dost sohbetinde bir iki tek attığım doğrudur. Ama bu ve öncesinde kaleme aldığım mektupları yazarken değil.

*Kocaeli

Son Düzenlenme Tarihi: 06 Ağustos 2015 09:46
www.evrensel.net