28 Mart 2009 04:00

AKM önünde kutlama ve protesto

İstanbul’da başta tiyatrocular olmak üzere çeşitli disiplinlerden gelen sanatçılar, 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü’nü, bu sene İstanbul’da on aydır yenileme ve restorasyon bahanesi ile kapalı tutulan Atatürk Kültür Merkezi’nin önünde kutladılar.

Paylaş

İstanbul’da başta tiyatrocular olmak üzere çeşitli disiplinlerden gelen sanatçılar, 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü’nü, bu sene İstanbul’da on aydır yenileme ve restorasyon bahanesi ile kapalı tutulan Atatürk Kültür Merkezi’nin önünde kutladılar. Etkinlikte yapılan konuşmalarda, Atatürk Kültür Merkezi’nin ticari rant malzemesi haline getirilmesine ve AKP Hükümeti’nin sanat karşıtı politikalarına karşı sanatçıların duyduğu tepki öne çıktı.
Kutlama etkinliğinin sunumunu yapan Tiyatro Oyuncuları Meslek Birliği İstanbul Temsilcisi Orhan Kurtuldu sunum konuşmasında, hükümetin, Türkiye’de sanatın gelişmesini engelleyen tutumunu eleştirdi. Kurtuldu, sanatçılar AKM’ye ve izleyicilerine yeniden kavuşana kadar bu konu hakkında uğraşlarına devam edeceklerini, “Durmak yok, mücadeleye devam” sözleri ile vurguladı.
Opera sanatçılarının Aydın Karlıbel’in piyanosu eşliğinde Carmina Burana’nın “O Fortuna” isimli eserini seslendirmesinin ardından, Brezilyalı Tiyatro Sanatçısı Augusto Boal’ın 2009 yılı Dünya Tiyatro Günü için hazırladığı bildiri, Devlet Tiyatroları Oyuncusu Nurşim Demir tarafından okundu. Yılmaz Onay tarafından yazılan Alternatif Dünya Tiyatro Günü Bildirisi ise Oyuncu Orhan Aydın tarafından seslendirildi. Alternatif bildiride, insanlığı ölüm kalım davası ile burun buruna getiren savaşlara, ekonomik krizlere ve global kapitalizme karşı tiyatrocuların bugün başka bir dünyayı kurmaya mecbur olduklarının ve bu konuda çaba sarf etmeleri gerektiğinin altı çizildi. Bildiride, günümüzde Almanyalı Yazar, Şair ve Tiyatro Yönetmeni Bertolt Brecht’in sanat anlayışının tiyatro dışındaki diğer sanat dalları tarafından da benimsenmeye başlandığı belirtilirken, Brecht’in, sanatçının yalnızca topluma karşı sorumluluk taşımadığı, aynı zamanda toplumu sorumluluğa çektiği yönündeki önermesi vurgulandı. Alternatif bildiride ayrıca, tiyatro sanatçılarının, Sabah-atv yayın organlarında çalışan ve sermayenin “yenilmez sanılan baskı gücüne” karşı direnilebileceğini kanıtlayan on basın emekçisiyle tam dayanışma içinde oldukları belirtildi.
Etkinlikte yer alan bir başka isim olan Tiyatro Eleştirmenleri Meslek Birliği Başkanı Üstün Akmen ise konuşmasında, 2010 yılında Avrupa’nın Kültür Başkenti unvanını alacak İstanbul’da, şehrin en önemli kültür simgelerinden biri olan Atatürk Kültür Merkezi’nin kapalı tutulmasındaki tezada dikkat çekti. Kutlama ile protestonun birlikte gerçekleştiği etkinliğe, Zafer Erdaş, Emin İgus, Nejat Yavaşoğulları gibi birçok müzisyen de katkıda bulundu. (İSTANBUL)

‘İNSANİ OLMAYAN AKINTIYA KARŞI DURMAK’
Dünya Tiyatro Günü nedeniyle birçok kurum ve siyasetçi açıklama yaptı. Sanatçılar, AKP Hükümeti’nin tiyatrolar ve sanat üzerindeki baskılarını eleştirdiler.
Kültür Sanat-Sen, Dünya Tiyatro Günü açıklamasında, AKP’nin tiyatrolar üzerindeki kamu mali desteğini kısarak piyasaya bağımlılığın önünü açtığına dikkat çekti. Amatör Tiyatrolar Birliği (ATB) de “Sanatçıların insani olmayan akıntıya karşı durmaları gerektiğini, Dünya Tiyatro Günü’nde dilimize pelesenk ediyoruz” dedi.
KÜLTÜR SANAT SEN: RANT İÇİN SANAT!
Kültür Sanat-Sen’in dün yaptığı yazılı açıklamada, “sanat için sanat”, “toplum için sanat” tartışmalarına, siyasi iktidarın katkılarıyla son yıllarda “rant için sanat” sloganının da eklendiği ifade edildi. Kamu hizmetlerinin özelleştirilmesine benzer bir şekilde, sanat ve sanat kurumlarının da hızlı bir şekilde ticarileştirme ve özelleştirme kuşatması ile karşı karşıya olduğu belirtilen açıklamada, “Bu öyle tehlikeli bir gelişmedir ki, toplumların değerlerini yaratan sanat üreticilerini, sanatçıları baskılamakta; sanat yapıtları yasaklanmakta, sansürlenmekte; sanatçılarımız, yokluk ve yoksulluğa mahkum edilerek, çalışma ve yaşam koşulları zorlaştırılmaktadır” denildi.
ATB: AKINTIYA KARŞI
ATB adına Dünya Tiyatro Günü nedeniyle bir açıklama yapan Özgür Başkaya da, tiyatroların ekonomik sıkıntılarla, kültürel yozlaşma ve sanatçı-tiyatrocu ahlakının ayaklar altına alınması süreciyle karşı karşıya kaldığını ifade etti. Başkaya, “Tiyatronun-tiyatrocunun tavrı; işçilerin, emekçilerin, dünyanın lanetlilerinin yanında olmaktır. Bu realiteyle sanatçıların, insani olmayan akıntıya karşı durmaları gerektiğini, Dünya Tiyatro Günü’nde dilimize pelesenk ediyoruz” dedi.
BAKAN: DAHA ÇOK TİYATRO
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ise “Hedefimiz, daha çok ilde Devlet Tiyatroları’nın yerleşik olarak bulunması, sahnelerimizde izleyici kapasitesinin artırılmasıdır. Bakanlık olarak tüm gayretimiz, bu alanda azalmak değil çoğalmak, çok daha fazla yerde olmaktır” dedi.
ÖNCEKİ HABER

Sanatçılardan 2010 tepkisi: Bu sahnede biz de varız!

SONRAKİ HABER

Cannes Film Festivali'nde ödüller sahiplerini buldu

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa