Zaman barış zamanı!

Zaman barış zamanı!

Yarın 1 Eylül Dünya Barış Günü. Türkiye’de yapılacak 1 Eylül kutlamaları, bu yıl son günlerde tartışılan ‘Kürt Açılımı’na denk geliyor. Başta bölge illeri olmak üzere Türkiye’nin birçok yerinde alana çıkacaklar...


Yarın 1 Eylül Dünya Barış Günü. Türkiye’de yapılacak 1 Eylül kutlamaları, bu yıl son günlerde tartışılan ‘Kürt Açılımı’na denk geliyor. Başta bölge illeri olmak üzere Türkiye’nin birçok yerinde alana çıkacaklar, 1 Eylül’de gerçek barışı isteyecek . “Zaman barış zamanıdır”, “Dem dem aşitiye” sloganları alanlarda yine yankılanacak. 1 Eylül Dünya Barış Günü ve Kürt sorununa ilişkin görüşlerini aldığımız aydın, yazar ve sendikacılar da, barış ve kardeşlik çağrıları yaparken, Kürt sorununun bir an önce çözülmesini istiyorlar.
Barışın insan ve insanoğlunun ortak özlemi olduğunu söyleyen Ahmet Say, “Özellikle 20. yüzyılın iki paylaşım savaşı, insanları bizar etmiş, savaşın bir daha yaşanmaması eğilimine götürmüştür. Bugün medeniyet ve medeni insanoğlu, hangi nedenle olursu olsun savaş istememektedir. Konuya Türkiye açısından bakarsak, ben Yaşar Kemal’in görüşüne bütünüyle katılıyorum” diye konuştu.
HÜKÜMET İLK FIRÇADA GERİ DÖNDÜ
Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un Kürt Açılımı’na ilişkin sözleri ve AKP Hükümeti’nin tutumuna değinen Türkiye İnsan Hakları Vakfı Başkanı Şebnem Korur Fincancı, barışa yönelik yapılan hamlenin çok güçlü olmadığını belirtti. Hükümetin, Kürt Açılımı’nda yediği ilk fırçada bir geri dönüş içine girdiğini ifade eden Fincancı, Kürt Açılımı tartışmalarında bugün gelinen noktadan geri dönüşün daha olumsuz gelişmelere neden olacağını kaydetti. “Kürt sorununun tartışıldığı süreç, umarım politika dışı aktörlerin katılmadığı bir süreç olur” diyen Fincancı, politika dışı aktörlerin, sürece katıldıklarında sürecin gelişimine engel olduğunu kaydetti. Fincancı, “Politika dışı aktörler sürece girdiğinde kaygı taşıyorum ben. Umarım bu yıl barışı kurabilirler” dedi.
BARIŞI TALEP EDİYORUZ
1 Eylül Dünya Barış Günü’nün Kürt Açılımı konusunda bir kez daha düşünmek ve değerlendirmelerde bulunmak için iyi bir fırsat olduğunu söyleyen Dilbilimci Yazar Necmiye Alpay, 1 Eylül’de Kürtlerin barış ve demokrasi talebiyle büyük gösteriler düzenleyeceğini belirtti. Kürt sorununun bütün toplumun sorunu olduğunu ifade eden Alpay, toplumun bütün kesiminin içinde yer aldığı ortak gösterilerin ve toplantıların daha yerinde olacağını kaydetti. Eylül ayının aynı zamanda okulların açılma tarihi olduğunu da hatırlatan Alpay, başta barış ve anadil konuları olmak üzere, çocuklara büyükler tarafından bilgi verilmesini istedi. 1 Eylül’de yaşadığı şehirde düzenlenecek barış mitingine katılmayı görev bildiğini belirten Alpay, “Hep birlikte barış talep ediyoruz” dedi.
BARIŞA GEREKSİNİM VAR
“Barış hiç kuşkusuz çok insani bir kavram” diyen Şair-Yazar Ataol Behramoğlu, Türkiye’nin ve dünyanın barışa gereksiniminin her zamankinden fazla olduğunu kaydetti. Behramoğlu, “AKP gibi kökten dincilikten mahkum olmuş ve bunu zaten gizlemeyen; okul yıkan, çoğu büyük olasılıkla Kürt ailelerin çocukları olup Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nden burslar alan yoksul çocukları terörist olarak sınıflandıran siyasi hareketin, her türlü barış ve dostluk çağrısına, kuşkuyla yaklaşanlardanım” diye konuştu. 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde İzmir’de olacağını ifade eden Behramoğlu, İzmir’de Konak Belediyesi’nin etkinliğinde yer alacağını açıkladı.
YENİ OLANAKLARA KAPI AÇSIN
Kürt sorununda Türkiye’nin son derece önemli bir aşamaya geldiğini belirten Türk Tabipleri Birliği Başkanı Gençay Gürsoy, bu sorunun çözümünü, bütün aksiliklere rağmen Türkiye’nin önünde son 10 yıl içinde ortaya çıkmış olan en büyük şans olarak niteliyor. Bu sorunun çözümünde bütün tarafların kararlı davranması gerektiğini kaydeden Gürsoy, hükümetin ortak bir tavır geliştirmeye çalışmasının doğru bir politika olduğunu söyledi. Ancak hükümetin siyasi bir kararlılık içinde olup olmadığının belli olmadığını vurgulayan Gürsoy, 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde bu açılımın netleşmesi gerektiğini ifade etti. İstanbul’da düzenlenen barış mitingine katılacağını açıklayan Gürsoy, Diyarbakır’da düzenlenecek mitinge ise TTB temsilcilerinin katılacağını söyledi.
SORUNLA YÜZLEŞİLMELİ
AKP’nin yaptığı açılımın çok net biçimde Genelkurmay’ın kırmızı çizgilerinin arkasına saklandığını söyleyen Celal Başlangıç, kimi siyasetçilerin kendi çözmeleri gereken konuyu bir kez daha 20-30 yıl öncesindeki gibi kırmızı çizgilere teslim ettiğini belirtti. 1 Eylül’e, yaşanan açılım tartışmaları ile girildiğini hatırlatan Başlangıç, “Diliyorum ki gelişen süreç, gerçekten barıştan yana olanları 1 Eylül’de haklı çıkarsın. Bu aynı zamanda, AKP’nin, sorunun çözümündeki samimiyetinin testidir. Ama şu anda görünen o ki, MHP ve CHP gibi AKP de bu testten sınıfta kalmak üzere” dedi. 1 Eylül’de düzenlenecek mitinglere katılacağını da kaydeden Başlangıç, “İsterdim ki 1 Eylül’de Diyarbakır’da yapılan mitinge bütün Türkiye katılsın. Ama böyle olamadı. Hiçbir sorun yüzleşmeden çözülemez” dedi.
TURNALAR BARIŞ ESTİRSİN
Dünya Barış Günü’nün sembolik öneminin çok değerli olduğunu ifade eden Metin Uca, böyle bir günde de Kürt ve Demokrasi Açılımı’nın tartışılmasının da önemli olduğunu ifade etti. AKP’nin Kürt Açılımı’nın içeriğinin belli olmadığını söyleyen Uca, açılımın gerçek kardeşleşmeyi sağlamayacağına inandığını kaydetti. Uca, hükümetin açılımı geç yapmasından dolayı da eleştirede bulundu. DTP’nin Kürtlerin dışında Türkiye partisi olması durumunda taraf olarak kabul edileceğini söyleyen Uca, bunun da barış çalışmalarını yaygınlaştıracağını kaydetti. Dünya Barış Günü etkinliklerine katılmak için Ankara’da olduğunu ifade eden Uca, bu nedenle İstanbul’da düzenlenen mitinge katılamayacağını söyledi. Uca, “Tüm dünyada turna kuşlarının simgesel dostluğunun barış rüzgarları estirmesini istiyorum. Barışın hayatın tüm alanında hakim olmasını diliyorum” dedi.
BİR GÜNLE BARIŞ OLMAZ
Bir günle barış olmayacağına dikkat çeken Mehmet Bekaroğlu, bir gün için olan etkinliklerden de uzak durduğunu anlattı. Kürt sorununda gelinen sürecin önemli olduğunu dile getiren Bekaroğlu, kimsenin samimiyetini ölçecek araç olmadığını ifade etti. Bu nedenle de Kürt sorununun çözümünde hükümetin ne kadar samimi olduğunun bilinmesinin imkansız olduğunu kaydeden Bekaroğlu, “Gelinen süreçte herkes üstüne düşeni yaparsa, hükümeti de aşabilir bu süreç. Barışı zorlayabilir. Bir fırsat olabilir. Bence barıştan ve demokrasiden yana olan herkes barışı zorlamalı” dedi.


DEVLET ŞEFFAFLAŞTIRILSIN
KESK Genel Başkan Sami Evren, 1 Eylül’de barış ve kardeşlik isteyenlerin bu taleplerle dünyanın birçok yerinde sokaklara indiğini söyledi. 1 Eylül’ün Türkiye açısından başka bir önemi olduğunu söyleyen Evren, “Savaş ülkemizde yıllardır sürüyor. Savaşın son bulması için tartışmalar devam ediyor. Taleplerimizi söylemek gerekiyor. Ülkenin birçok yerinde gösteriler yapılacak, KESK olarak bu gösterilere katılacağız. Sorunun demokrasi içinde çözülmesini, devlet içindeki kontrgerilla ve JİTİM’in dağıtılmasını, devletin şeffaflaştırılmasını istiyoruz. Operasyonların durdurulması ve çetelerin dağıtılması da ayrıca taleplerimiz arasında yer alıyor” dedi.


ELLER HAVADA KALMAMALI
Türkiye’nin en önemli sorunlarından birisinin Kürt sorunu olduğunu belirten Petrol-İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Öztaşkın, Kürt sorunu ve sorunun çözümünde de yeni bir aşamaya gelindiğine dikkat çekti.
1 Eylül Dünya Barış Günü’nün bu yıl her zamankinden daha anlamlı olduğunu kaydeden Petrol-İş Başkanı Mustafa Öztaşkın, “Eller 30 yıl sonra ilk defa barışa bu kadar yakın. Barış uzanan ellere destek verilmeli, bu eller havada kalmamalı. Ülkemizde demokrasi ve insan hakları herkese eşit uygulanmalı” şeklinde konuştu.


SÜRECE MÜDAHİL OLUNMALI
Dünyanın barışa her zamankinden daha çok ihtiyacı olduğunu söyleyen DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu, savaş şartlarının büyük sermayenin hedeflerinden biri olduğunu vurguladı. Bu nedenle de dünyanın kan gölüne dönüştüğünü ifade eden Serdaroğlu, “Sadece Türkiye açısından değil, dünya açısından da barış çok önemli. Zaten hepsi birbirini tetikliyor. Herhangi bir yerde olan kargaşa bizi etkiliyor. O açıdan yurt ve dünyada barışın sağlanması adına demokrasi ve emek örgütlerinin bu sürece müdahil olması gerekiyor” diye konuştu.
(İstanbul/EVRENSEL)
Eylem Lodos
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.