İMZA BAŞBUĞ’UN MU DEĞİL Mİ?

İMZA BAŞBUĞ’UN MU DEĞİL Mİ?

TÜRKİYE Başbuğ’un Çetin Doğan’ın 2003’teki seminerinin sakıncalı olduğuna dair rapordaki imzasını tartışıyor.


TÜRKİYE Başbuğ’un Çetin Doğan’ın 2003’teki seminerinin sakıncalı olduğuna dair rapordaki imzasını tartışıyor. Hürriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Metehan Demir’in bu iddiayı ortaya attığı haberi dün gündeme oturdu. Habere göre Başbuğ o dönemde Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanı olarak Doğan’ın yasal sınırları aştığı yönünde hazırlanan rapora imza atmış. Genelkurmay dün yaptığı açıklamada ‘haber yalan’ dedi. Ancak neyin yalan olduğunu net açıklamadı.
BELGE SAVCILIKTA
Habere göre Balyoz soruşturması sürecinde Eski 1. Ordu Komutanı Emekli Orgeneral Çetin Doğan ile eski Genelkurmay Başkanı Emekli Orgeneral Hilmi Özkök’ü karşı karşıya getiren en kritik belge İstanbul’da Balyoz soruşturmasını yürüten savcılıkta bulunuyor. Bu belge, üst düzey emekli ve muvazzaf komutanların gözaltına alınmasının ardından Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Genelkurmay Başkanı’nı Çankaya Köşkü’nde bir araya getiren zirvede de gündeme geldi.
İMZA BAŞBUĞ’A AİT
Belgeye göre, Orgeneral Başbuğ, seminerin özel bölümünde, Doğan’ın oturumu yönetirken, resmi ve yasal çerçevenin dışına çıktığına dair ciddi çekince ve eleştirilerde bulunuyor. Başbuğ bu belgeyi, Aytaç Yalman’ın Kara Kuvvetleri Komutanı, Hilmi Özkök’ün de Genelkurmay Başkanı olduğu o dönemde “Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanı” sıfatıyla durumla ilgili yapılan inceleme ve gelen bilgiler ışığında hazırlıyor.
SINIRLAR AŞILMIŞ!
Başbuğ’un değerlendirmesinde, Çetin Doğan’ın 4-7 mart 2003’de Genelkurmay kayıtlarına göre Meriç olarak görünen ve yasal sınırlar içinde gerçekleşen toplantının devamında, mevcut senaryoya gerçek isim ve kişilerle devam ettiğine ve yasal olmayan bu durumun sakıncalarına işaret ediliyor.
GERÇEK KİŞİLER OLMASIN
Zamanında ilgili komutanlıklara da sunulan değerlendirmede, Emasya planı bazlı oluşturulan senaryoda, gerçek isim ve koşullarla devam edilmesinin, TSK’nın görev alanı içinde olmadığı gibi seminer yönetmeliklerine de aykırı olduğu ifade ediliyor.
Bazı askeri personelin, “Gerçek kişiler ve yerlerle devam edelim” emri üzerine bizzat isimler vererek, “Ben o zaman hemen filanca belediye başkanını, şu ismi hemen görevden alıyorum, şunu yapıyorum, bunu ediyorum” gibi kastını aşan ifadeleri kullanma durumuna girdiği anlatılıyor.
TSK NE CEVAP VERDİ?
Haberin ardından TSK’dan çok kısa bir açıklama yapıldı. iki maddelik açıklama tatmin etmedi. İşte o açıklama;
1. 8 Nisan 2010 günü bir gazetede, 5-7 Mart 2003 tarihleri arasında icra edilen 1’inci Ordu Plan Seminerinin icrasını müteakip hazırlandığı iddia edilen, bir belgeye (incelemeye) ilişkin haber yer almıştır.
2. Söz konusu haber gerçeği yansıtmamaktadır. (HABER MERKEZİ)
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.