Ataköy’ün yeşil alanları ranta açılıyor

Ataköy’ün yeşil alanları ranta açılıyor

TOKİ, 28 Nisan 2010’da yeni inşaat alanları için Bakırköy’e bağlı Ataköy sahilini ihaleye çıkarıyor.


TOKİ, 28 Nisan 2010’da yeni inşaat alanları için Bakırköy’e bağlı Ataköy sahilini ihaleye çıkarıyor. Alınan karara tepki gösteren Ataköy halkı, sahillerinin ve yeşil alanlarının yağmalanmasına izin vermeyeceklerini ve sonuna kadar direneceklerini belirtti.
Daha önce de TOKİ’nin aldığı kararları çeşitli kitlesel eylemler yaparak protesto eden Ataköy halkı, haklı taleplerinden vazgeçmeyeceklerinin altını çizerek sivil toplum örgütlerini ve İstanbulluları, el ele vermeye çağırıyor.
25 Nisan Pazar günü saat 13.00’te ‘Ataköy’ün plajını, kıyısını, yeşilini geri istiyoruz’ diyecek olan Ataköy halkı, Ataköy 2. Kısım girişindeki Havuzlu Park’da yapacakları eyleme bütün Ataköylüleri bekliyor.
BORCUNU YEŞİL ALAN SATARAK ÖDÜYOR
Ataköy’ün ilk kurulduğu dönemde sahillerin burada oturan hane sahiplerine kullandırıldığını vurgulayan Ataköy 2. Kısım Sakinleri Derneği Yöneticisi Can Gürel, “1980 darbesinden sonra yapılan birtakım el altı organizasyonlarıyla, buralar birilerine peşkeş çekildi ve şahıslara kullandırılmaya başlandı. Bizim savunduğumuz tek şey ise bütün sahiller halkın malıdır. İstanbul ve Türkiye’nin neresinden gelirse gelsin, bütün insanlar buralarda rahat rahat gezebilmelidir” şeklinde konuştu.
Ataköy’ün tarihi bir dokusu olduğunu ve bu tarihi dokunun da özellikle kültür mirası biçiminde ele alınıp kültür ve sanat merkezi anlamında korunması gerektiğini bildiren Gürel, “Ama ne yazık ki şu anda bu kültür merkezinin kiraya verilmesi söz konusu, bu çok kötü bir durum. Biz Ataköy sakinleri olarak, buranın kiraya verilmesi yerine halka açık hale getirilmesini istiyoruz. Bunda başarılı olduğumuz kimi durumlar da oldu” dedi.
Kıyı şeridinin OFER GROUP’a verileceğini ve kıyı şeridinin 2 kilometrekareye kadar doldurulacağını vurgulayan Gürel, “Bu, halkın buraları kullanması açısından sıkıntı yaratır. Hem balıkçılar açısından sıkıntı yaratır, hem de yasalar açısından sıkıntı yaratır. Yani hiçbir şekilde biz bu yapılanları doğru bulmuyoruz. TOKİ’nin taşeronlarına çok büyük borcu var, bunları kapatmak için nerede bir boşluk görse dolduruyor. Sirkeci’den itibaren sahiller devamlı olarak kayalarla dolduruluyor, sahil diye bir şey yok ne yazık ki, toprakla denizin buluştuğu doğal bir alan bırakılmadı” dedi.
YEŞİL ALANLAR YAĞMALANACAK
Bütün olayın evlerinin etrafındaki yeşil alanın imara açılmasıyla başladığını belirten Ayfer Kaynar, “1. ve 2. Kısımlarda kişi başına düşen 11 metrekarenin üzerindeki yeşil alanımız, inşaata dönüştürmek amacıyla satışa çıkarıldı. Baktık ki bu alanları TOKİ özel şahıslara ihale yoluyla satmaya başlamış, biz de yapılan imar değişikliğine itiraz ettik, dava açtık, davalarda yürütmeyi durdurma kararı çıkarttık ve lehimize gidiyor o davalar” dedi.
Kaynar, TOKİ’nin bununla da kalmadığını, Ataköy’ün bütününe yönelik sahilden ve havalimanı yönünden gelen bir yapılaşma çalışması başlattığını belirterek, “Ataköy ayrı bir bölge gibiymiş gibi gösterilmeye çalışılıyor, bu kesinlikle kabul edilemez. Ataköy, bunun tam aksine, çevresiyle bütün olan bir bölgedir. Ataköy’ün bahçesi ve yeşili herkese açıktır, bu işin çevre boyutuydu; şimdi bir de diğer tarafı var, bu da mülkiyet hakları. Burada ev alan insanlar bu koşullarda yaşamak için aldılar evlerini. Plaj sadece Ataköy’ün değil bütün İstanbul’un plajıdır ama Ataköylü de böyle olduğu için almıştır buraları. Bu yüzden bütün olarak saklanması gerekir diye düşünüyoruz” şeklinde konuştu.
Bütün bu görüşler doğrultusunda Sahiline Yeşiline Sahip Çık Platformu’nu oluşturduklarını belirten Kaynar, “Hep birlikte çevremiz ve evimiz için uğraş veriyoruz. Bizim sahille ilgili olarak TOKİ’ye açtığımız dava sürüyor zaten; Danıştay’da şu anda. 1. ve 2. Kısım’la ilgili ihaleye karşı da açtığımız yürütmeyi durdurma davası var, ihaleden önce de bunun sonuçlanmasını bekliyoruz. Sonuçlanması da gerekir zaten. Geçen süreçte biz 10 bin adet imza topladık ve Sayın Başbakan’ın özel kalemine verdik. Aynı imzaları Meclis’teki partilerin gruplarına da ilettik. Burada TOKİ sadece bir organ ve kendisine verilen görevi yapıyor, aynı zamanda fikirlerini de açık olarak ifade ediyor ve şöyle diyor: ‘Ben buraları halka açacağım...’ Ama satarak halka açamazsınız, zaten halka açık olan bir yeri halka açacağım demek, çok komik bir durum” dedi.
TOKİ KAMUYA AİT ALANI DA SATMAYA ÇALIŞIYOR
Mimar olduğunu ve doğduğundan bu yana Ataköy’de yaşadığını söyleyen Mine Son, “TOKİ daha çok yeşil alan diyor ama var olan yeşil alanımızı yapıya çevirmeye çalışıyor. Özellikle sahil kısmı ile ilgileniyordu, şimdi ise havalimanı kısmından gelen bir kuşatmamız var. Parsellerimiz arasında bulunan küçük küçük yeşil alanlarımız var, kamuya terk edilmiş yeşil alanlarımız var; onları bile satmaya çalışıyor. Ataköy’de herkes bu duruma tepkili, çünkü biz bu evleri satın alırken sadece konut almadık, aynı zamanda yeşilini aldık, sahilini aldık. Bizim öncelikli talebimiz; önce konutumuz, sonra yeşil alanımızdır. Yeşil alan olmadan bizim yaşama şansımız yoktur. Burası Ataköy; burayı farklı kılan, sahili ve yeşilliğidir” dedi. (İstanbul/EVRENSEL)


Özgür Doğan
www.evrensel.net