Güzel günler için mücadeleye

Güzel günler için mücadeleye

1 Mayıs’ta kendi talepleriyle alanları dolduran yüz binlerce işçi ve emekçi, hem çoşkuyla bayramlarını kutladılar hem de sorunlarını ve taleplerini alanlara taşıdılar.


1 Mayıs’ta kendi talepleriyle alanları dolduran yüz binlerce işçi ve emekçi, hem çoşkuyla bayramlarını kutladılar hem de sorunlarını ve taleplerini alanlara taşıdılar. Alanları dolduran işçi ve emekçiler, daha güzel günler için mücadele etmekten başka seçenekleri olmadığını, bunun için herkesin üzerine düşeni yapması gerektiğini dile getirdiler. İstanbul’da Taksim’deki kutlamalarda sendikalı, sendikasız işçiler omuz omuza yürüdüler. Aynı talepleri dile getirdiler. 1977’de Taksim’de olan birçok kişi de yeniden Taksim’de olmanın mutluluğunu yaşadı.
Maden işçisi Üzeyir Uyar, Taksim’de 1 Mayıs’ı kutlamanın mutluluğunu yaşadığını dile getirdi. “Madenlerde işçiler çok ağır koşullarda çalışıyorlar” diyen Uyar, daha iyi sözleşmeler istediklerini söyledi. “Haklarımızı istiyoruz. Kıdem tazminatlarımıza dokunmasınlar. Geçmiş haklarımıza dokunmasınlar. 4-c’yi iptal etsinler. Madene de geliyor 4-c, bugün olmazsa yarın geliyor” diyen Uyar, mücadele etmekten başka seçenekleri olmadığını söyledi.
GERÇEK BAYRAMLAR SORUNLAR ÇÜZÜLÜNCE
Başka bir maden işçisi Yüksel Güvendiren, “Bugün gururluyuz işçiler olarak, fakat gerçek bayramın iş şartlarımızın düzelmesiyle, ücretlerimizin daha uygun bir düzeye çekilmesiyle olacağına inanıyorum” diye duygularını anlattı. Seslerinin duyulmasını isteyen Güvendiren, “Artık maden işçisinin sesini duysunlar” diye konuştu.
Tek Gıda-İş 10 No’lu Şube Yöneticisi Cemil Demir, herkesi TEKEL işçilerinin mücadelesine destek vermeye çağırdı.
33 YIL SONRA TEKRAR TAKSİM’DE
Nasuf Karahan, 1977’de Taksim’deki 1 Mayıs kutlamalarına katılanlardan birisi. 33 yıl sonra tekrar 1 Mayıs’ta Taksim’de olmanın mutluluğunu yaşayan; “Rahmetli Kemal Türkler’le beraberdim. O coşkuyu beraber yaşadık, o acıyı beraber gördük. Bugün emekliyim. 1 Mayıs’ı bu şekilde paylaşmak gerçekten çok hüzün verdi bana. Hâlâ Kazancı Yokuşu’ndaki o ölenleri anımsıyorum, gözlerim doluyor” diye duygularını anlatan Karahan, “Hâlâ vefat eden arkadaşlarımızın faillerinin bulunmaması acı. Bu konuda hükümete, duyarlı çevrelere, yüreğinde insan sevgisi olanlara çağrıda bulunuyorum, failleri bulsunlar, insanların acılarını hafifletsinler” diye konuştu. Salih Danacı da 1977’de Taksim’de olanlardan. “Çok mutluyum” diyerek o günden bugüne kadar mücadeleyi bırakmadığını anlattı.
Nesrin isimli işçi, Esenyurt ve Kıraç işçileri olarak kendi pankartlarıyla 1 Mayıs’a katıldığını dile getirdi.
İŞTEN ATMALAR YASAKLANSIN DİYE
İşten atılmaların yasaklanmasını, ücretlerinin düzenli ödenmesini isteyen Nesrin, “Birçok işçi sigortasız çalıştırılıyor. Bu yüzden hükümetin işyerlerinin denetlemesini istiyoruz. Sendika anayasal bir hak olmasına rağmen fabrikalarda sendika lafını ağzımıza alamıyoruz, sendikasız çalıştırılıyoruz. Hükümetin işçi haklarını vermesini istiyoruz. Bu taleplerle buraya geldik. Mücadeleye devam edeceğiz” diye konuştu.
Direnişte olan itfaiye işçisi Okan Özcan, direnişte olan diğer arkadaşlarıyla birlikte 1 Mayıs’a gelmiş. “Direnişimizin devam ettiğini bu alanda da sergileyerek mücadelemizi kazanana kadar sürdüreceğimizi burudan belirtmek istiyoruz” diyen Özcan, herkesi mücadelelerine destek vermeye çağırdı.
(İstanbul/EVRENSEL)

26 MAYIS ÇOK DAHA GÜÇLÜ GEÇECEK

5Cemal Yarga (TÜBİTAK çalışanı-Tez-Koop-İş Ankara 2 No’lu Şube Yöneticisi): Bu yıl Ankara’da 1 Mayıs her zamankinden kalabalıktı, ama coşkunun Taksim’i yakaladığını düşünmüyorum. Türk-İş’in Ankara şubelerinin bu yıl 1 Mayıs’ın örgütlenmesinde aktif olarak yer alması önemliydi. Şubelerin mitinge katılımı da iyiydi. Ankara’daki 1 Mayıs mitingi 26 Mayıs için iyi bir göstergeydi. Ama çok daha kalabalık olabilirdi. Benim işyerimden bile bir çok arkadaşım İstanbul’a gitti. O yüzden 26 Mayıs’ın Ankara’da çok daha yüksek katılımla gerçekleşeceğine inanıyorum. Konfederasyonların 26 Mayıs’la ilgili aldığı kararı, biz işyerimiz TÜBİTAK’ta örgütlemeye çağırıyoruz, ama işverenin birçok baskısıyla karşı karşıyayız. Bu endişeleri kırmaya çalışıyoruz. 26 Mayıs’ta da, 4 Şubat’ta olduğu gibi görevimizi yerine getireceğiz. İstanbul’da Taksim’in 1 Mayıs için açıldığı gibi gelecek yıl Ankara’da Kızılay’ın açılmasını isterim. Melih Gökçek burada konserler düzenliyor, toplar dağıtıyor. Ama emekçiler Kızılay’ı istediği zaman “güvenlik” gerekçesiyle izin verilmiyor. Taksim’de bu yılki 1 Mayıs’ın başarısı “güvenlik” gerekçesinin bahane olduğunu gösteriyor.

ANKARA’DA KUTLAMALARA ÖRGÜTSÜZ İŞÇİLER DE KATILDI

Ankara Sincan Organize Sanayi’den bir metal işçisi: Bugün tüm işçi sınıfımız, genci yaşlısı, kadını erkeği ile el ele insanca çalışmak için bütün taleplerini dile getirdi. 1 Mayıs’tan önce tertip komitesinden sendikacılar gelerek organize içindeki camide cuma namazı çıkışında biz işçilere 1 Mayıs’a davet bildirisi dağıttılar. Bu bizler için çok önemli bir şey. Keşke sendikalar bu çalışmayı mahallelerde de yapabilseydi. Ayrıca Türk Metal Sendikası’nın örgütlü olduğu Arçelik, Hidromek, Erkunt gibi fabrikalar var organizede. Sendikanın buralarda kendi üyesi olan işçileri katması gerekir. Ayrıca bizim gibi sendikalı olmayan işçilerin de 1 Mayıs’a katılması için çalışması iyi olurdu. Bu nedenle daha fazla çalışılsa daha çok işçi gelebilirdi diye düşünüyorum.
Ayrıca güvenlik güçleri müdahale etmediği takdirde bayramımızda olay çıkmadığı bir kez daha görülmüş oldu. Birlik mücadele günü 1 Mayıs, emeğimizin bayramı kutlu olsun.
Ankara Başkent Organize Sanayi’den bir işçi: Başkent Organize Sanayi Bölgesi’nde bir metal fabrikasında çalışıyorum. Sendikalı değiliz. Ama bölgemizde sendikalı işyerleri de var. Bütün dünyada işçilerin ve emekçilerin aynı gün ve aynı anlarda kutladığı tek bayram olan 1 Mayıs, Ankara’da da coşkuyla kutlandı. Fabrikalarda 1 Mayıs’a katılımla ilgili çalışmalarımız daha önceden başlamıştı. Dilimizin döndüğünce anlattık. Diğer işçi arkadaşları da mitinge katabilmek için uğraştık. Katılanlar da oldu. Katılmayanlar için ise bu 1 Mayıs olmasa bile gelecek 1 Mayıslara katılmaları için bir ön hazırlık olduğuna ve emeğimizin boşa gitmediğine inanıyorum. Sendikalı fabrikalardan katılımın iyi olduğunu gördüm. Gençliğin yoğun katılımı ve coşkusuyla da 1 Mayıs renklendi. 1 Mayıs öncesinde daha yoğun bir çağrı yapılabilseydi ve otobüsler kaldırılabilseydi, katılımın çok daha fazla olacağını söyleyebilirim. Ama yine de geçen yıllardan daha kalabalık ve güzel bir kutlama oldu. 1 Mayıs tüm işçilere, emekçilere ve emekten yana olanlara kutlu olsun. ANKARA

1 MAYIS’TA ÇOK ŞEY ÖĞRENDİM

Şayan Çamlıöz (Çankaya Belediyesi sözleşmeli işçisi):
Daha önce de 1 Mayıslara katılıyordum. Ancak bu sene ilk defa bir sendika üyesi olarak, birlikte çalıştığım arkadaşlarımla beraber katıldım. Sendikalı olarak yürümek, aynı renk önlüğü üzerimde taşıdığım birileriyle daha önce tanışmamış olsak da yakınlık duymak çok önemliydi. Aynı kurumda çalıştığımız, ancak daha önceden tanımadığım çok kişiyle de 1 Mayıs alanında tanıştık, aynı duyguları paylaştık, aynı sorunları dile getirdik. Bu da 1 Mayıs’tan sonra çalıştığım yere döndüğümde kendimi daha iyi hissettirecek bir şey. Çok farklı yerlerde, çok başka sorunlarla çalışan kişilerle de tanıştık, birbirimizden birçok şey öğrendik. Örneğin bir ara bizim yanımızdan, sendikalaştığı için işten atıldığını öğrendiğimiz Mahle Mopisan işçileri geçtiler. Ben daha önce duymamıştım bunu. Ama orada birbirimize destek sloganlarını hep birlikte attık. Ankara’da gördüğüm kadarıyla kadınlar çoğunluktaydı ve bahar şenliği gibi bir hava oldu.
www.evrensel.net