22 Aralık 2004 03:00

Tek bir ülkede YAŞAYABİLİRİZ

Filistinli yönetmen Hanna Elias'ın, büyük tartışmalara yol açan son filmi; "The Olive Harvest" geçen hafta Dubai'de katıldığı uluslararası festivalin ardından Kudüs ve Ramallah'da gösterime girdi.

Paylaş
Ramallah ve Cenin'de çekimleri yapılan "The Olive Harvest", izleyenlere zorlu bir aşk hikâyesi anlatıyor. Aynı kadına aşık iki kardeşin birbirleriyle mücadelelerini konu alan film, onlarla aynı zaman ve topraklarda savaşan İsrail ile Filistinlileri de bu aşk hikâyesi çerçevesinde somutlamaya çalışıyor. Diğer yandan film Birleşik Arap Emirlikleri'nde yapılan "Dubai Uluslararası Film Festivali"ne kendi dalında 13 film ile birlikte katıldı. Elias, festival ile ilgili "Organizasyon İsrailli ekip ile çalışmamızı büyük memnuniyetle karşıladı. Biz de festival davetini kabul etmek için hiç teredüt etmedik. Senaryosu ve oyuncuları Filistinli, teknik ekibi İsrailli olan filmin yapımını büyük çoşkuyla karşılayan böyle bir platforma katılmak, bizim için bir onurdur" dedi. Birleşik Arap Emirlikleri'nde yapılan festivalde bugüne kadar hiçbir İsrail yapımı film gösterime sunulmadı. Fakat bu yıl festivale katılan toplam 77 filmin ikisi İbranice diyaloglar da içeriyor.

Demokrasi dersi 47 yaşındaki yönetmen "The Olive Harvest" ile Kahire'de iki ödül kazanmasına rağmen Tunus ve İspanya'da yapılan festivallere davet edilmediğini de söyledi. Konuyla ilgili Elias "Sanırım bu tip organizasyonları düzenleyenler için film, büyük bir risk taşıyor. Filmim davet konusunda kararsız kalan festival organizasyonlarına demokrisi dersi verir nitelikte" diyerek aldığı riskin kendisi için tehlikesine de değindi. Elias festival sırasında gazetecilerin film ile ilgili sorularını, "Özünde aşk hikâyesi olan film, aynı zamanda bir kadının portresini çiziyor. Film uluslararası ögeler taşımasına rağmen, herkes İsrailli bir ekip ile çalışmamla ilgilendi" diyerek cevapladı. İsralli ekiple çalışmasından dolayı büyük tepkiler aldığını söyleyen Elias "Doğrudan bir saldırı olmasa da, birçok kişi İsralliler ile çalışmamdan rahatsız oldu. Fakat tekrardan film yapacak olsam, yine İsrailliler ile çalışırım. Bence bu, iki halk arasında uzun süredir kurulmaya çalışılan barış köprüsünün temellerini sağlamlaştırmaya hizmet ediyor" dedi.

Filistinliler izleyemiyor Filmin Kudüs ve Ramallah'da gösterime girmesinin sağlıklı bir değerlerdirme sağlayamayacağını belirten Elias, "Tecrit altında yaşamaya mahkûm edilen halkımın filmi izleme imkânı olmadığını biliyorum. Aynı kadına aşık iki kardeşin savaşıyla anlatmaya çalıştığım da bu idi" dedi. Bundan sonra şiddet karşıtı yapımlar ile Filistinlilerin karşısına çıkmayı amaçlayan Elias, bu doğrultuda Richard Attenborough'un Hindistanlı lider Mahatma Gandi'yi beyaz perdeye aktardığı "Gandhi" filmini de Arapça dublaja hazırlıyor. Elias filmin dublajını da Ramallah'da yaşayan Filistinliler ile birlikte yapmayı düşündüğünü söyledi.

Filistin-İsrail sinema okulu Diğer yandan Elias, 7 milyon dolarlık bütçeyle Kudüs'te, Filistin-İsrail ortak yapımı bir sinema okulunu, İsrail kökenli Amerikalı yapımcı Natan Zahavi ile birlikte açmayı planlıyor. 2007 yılında açılması planlanan sinema okulunda 20 Filistinli, 20 İsrailli ve 10 yabancı öğrencinin eğitiminin yapılması düşünülüyor. Genç kuşaklara ulaşma fikriyle yola çıkan Elias "Bu proje için tüm imkânlarımı kullandım. Beraber yaşayan ve öğrenen 50 öğrenci, İsrail ordularını Filistin topraklarından kovmak için umut veren bir fırsat. Böylece halkıma bir fırsat verebilir ve ulaşabildiğim oranda genç kuşakların bizler gibi zehirlenmesini engellemiş olabilirim" diyerek sözlerini noktaladı.


Arap sinemasında yeni umutlar Hollywood yapımı "The Insider, Three Kings ve Executive Decision" filmlerinin antikahramanı Sayyid Badriya, yapımcılığını ve başrolünü üstlendiği "T for Terrorist" filmiyle Boston Uluslararası Film Festivali'nde En iyi kısa film ödülüne layık görüldü. Kara mizah şeklinde kurgulanan filmde, Badriya çılgın bir teröristi canladırıyor. Rol aldığı filmlerin çoğunda "vasat" bir performans sergilemekle suçlanan Badriya, "Hollywood yönetmenleri her filmde daha vahşi bir teröristi canlandırmamı istedi" dedi. Yönetmenlerin bu isteklerinden bıkan Badriya sonunda uzun zamandır kurduğu hayalini gerçekleştirdi. Hollywood yapımlarıyla dalga geçtiği filmin finalini şu sözler ile bitirdi; "Dizlerinizin üzerine çökün, kokuşmuş Amerikalılar! Hepinizi Allah'ın adıyla öldüreceğim!" Uluslararası Dubai Film Festivali'nde Doğu-Batı ilişkileri dalında da gösterime çıkan film, 30 bin dolara maloldu. Badriya, "T for Terrorist" filminin, Hollywood'un klişe Arap karakterini sorgulamak için yaptığını söyledi. Mısırlı yapımcı ve aktör, Dubai film festivali sırasında katıldığı seminerde "Arap hikâyelerini beyaz perdeye aktaramıyoruz. Bunu Amerikalı ve Avrupalılar hiç de doğru olmayan senaryolarla yapıyor. Bu yüzden Hollywood 'da kendi hikâyelerimizi anlatabilmek için yeni bir hareketlenme yaratmaya çalışıyoruz" şeklinde konuştu. Badriya festivaldeki Arap filmlerinin bir çoğunun da yabancılar tarafından yapıldığına dikkat çekti. Mısırlı aktör Hüseyin Fehmi, güçsüz Arap sinema endüstrisinin, yeteneksiz çalışmalarla kendini dünyaya yanlış tanıttığını belirtti. Fehmi,"Birçoğumuz güçlü dağıtım ağına sahip, ABD ve Hindistan sinema sektörüne mahkûm kalıyoruz. Yapımcılar ancak büyük projeleri destekliyor. Arap sinema dünyası her yaptığı filmde zarara uğruyor" şeklinde konuşarak endişelerini dile getirdi.

ÖNCEKİ HABER

Tiyatro yıkımına tepki

SONRAKİ HABER

Erdoğan "oy çalındı" iddiasında ısrarcı: Oy hırsızlığı tam bir felakettir

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa