Erivan'dan Diyarbakır'a KLAMLAR

Egîde Cimo ve Feyzoyê Rizoyî... Ermenistan Kürtlerinin bu iki ünlü dengbeji, festival dolayısıyla ilk kez Diyarbakır'dalar.

Egîde Cimo ve Feyzoyê Rizoyî... Ermenistan Kürtlerinin bu iki ünlü dengbeji, festival dolayısıyla ilk kez Diyarbakır'dalar. Feyzoyê Rizoyî'nin ailesi 1915 yılında İdil'den göç etmiş Kafkaslar'a. "Ben Diyarbakır'ı hiç görmemiştim. Anlatılan kadar biliyordum burayı. Şimdi kendi gözlerimle gördüm, çok mutlu oldum. Kürtleri bu kadar ilerlemiş olarak görmekten... Festivali de bu ilerlemenin kanıtı olarak görüyorum. Surlara çıktık, bir klam söylemek istedim, ancak boğazımda düğümlendi, ağladım. Söyleyemedim. Hâlâ atalarımın topraklarına geldiğime inanamıyordum" diyor. Egîde Cimo, Diyarbakırlıların İstanbul Flarmoni Orkestrası'nı büyük bir ciddiyetle dinlemesine oldukça sevindiğini söylüyor: "Bu kadar kalabalık bir kitlenin bu orkestrayı dinlemesi, Diyarbakırlıların ne kadar önemli adımlar attığını gösteriyor." Cimo, Diyarbakır'daki izlenimlerini, Diyarbakır Kürtlerinin durumunu, Erivan Radyosu'nda anlatacak.

Cimo'nun öyküsü Egîde Cimo, 1932'de Erivan Armavir'e bağlı Erdeşere köyünde doğmuş. Çocukluğunda köydeki sazlıktan, kamışlardan flütler yapmış. Evin damına çıkıp, çalarmış. Kamıştan flütler üfleyerek köyde adını duyurmuş. 15-16 yaşlarındayken bir gün mey ustası Şamilov Beko ve grubu köye gelmiş ve "Bu köyde bir genç çok güzel mey çalıyormuş. O genci yanımıza getirin" demiş. Böylece Beko'nun grubuna dahil olmuş. Birkaç yıl Şamilov'un grubuyla çalıştıktan sonra, 1955'te Erivan Radyosu açılır açılmaz radyoya girmiş. Garabetê Xaco dahil birçok ünlü dengbeje mey çalmış. Ünlü Ermeni müzisyenlere besteler yapmış, onlarla birlikte çalışmış. Feyzoyê Rizoyî, Erivan'a bağlı Areweşat köyünde doğmuş. Dengbej bir ailede büyüyen Rizoyî, "Ailem dengbej ailesiydi. Şeroyê Bîro ile Mecidê Fariz'in ailesi. Hangi köye gitseler, o köye büyük kalabalıklar gelirdi diğer köylerden. 5-6 yaşından itibaren stranları dedemden, babamdan öğrendim. 20 yaşıma kadar sadece kendi kendime söyledim. 20 yaşından sonra, askerliğimi bitirdikten sonra toplum içinde de söylemeye başladım" diye anlatıyor dengbejliğini.

İdil'i özlüyor Erivan Radyosu'nda çalışmaya başlayan Rizoyî, kahramanlık, yaşanan acılar, savaşlar, vatan özlemi ve aşk üzerine stranlar söylemiş. "Erivan'da durumumuz güzeldi, ama insanın kendi vatanı gibi yok" diyor. Ailesinin Erivan'da geçirdiği mutlu yaşama rağmen hep İdil'i özlediğini, oraya geri dönme özlemiyle yaşadığını anlatıyor.


Sovyetler'de iyiydik! Cimo ve Rizoyî'de Sovyet döneminin önemli ölçüde yeri var. "Çok imkan vardı; Sovyet halklarının birliği olduğu zaman durum daha iyiydi. Kürtler biraradaydı. Gazetelerimiz, radyolarımız vardı. Birçok kitap çıktı" diyen Cimo ve Rizoyê, şimdi imkânların kısıtlı olduğunu söylüyor. "Ekonomi zayıf, Kürtlerin çoğu göç etti" diyorlar. "Şimdi de okullarda Kürtçe öğreniyor çocuklarımız. 2 yıldır Latin alfabesine geçtik. Geçmişle kıyas mümkün değil, ama Ermenistan'da Kürtlerin durumunun iyiye gideceğine inanıyoruz" diyorlar. İki Denbej de, vatan özlemiyle yanıp tutuştuğunu söylüyor. Rizoyê, "Dengbejlik yapmazsam duramam. Yemek yemeyebilirim, ama mutlaka stran söylemeliyim".

www.evrensel.net