Hormon açlığı önleyebilir mi?

"Bolluk İçinde Yoksulluk" adını taşıyan kitap, tarımın geleceğini tartışıyor.

Hormon açlığı önleyebilir mi?Bülent Falakaoğlu"Bırakın Kara Kıta'yı, Amerika'nın düşük gelirleri, dolup taşan tarım ürün rekoltelerine karşın açlık tehlikesiyle karşı karşıya bırakılmıştı. Aynı zamanda Amerikan kapitalizminin açlığın nedenini ürün yetmezliğinde arayan temel düşüncesi iflas etmişti. Açlığı getiren ürün yetmezliği değil gelir dağılım bozukluğu idi. Bunu önlemenin yolu ise kapitalist düzenin gelir dağılımını durmadan bozan kâr dürtüsünü terk etmekti." Bu sözlerin yer aldığı, Kaynak Yayınları'ndan çıkan ve "Bolluk İçinde Yoksulluk" adını taşıyan kitap tarımın geleceğini tartışıyor. Milyonlarca ABD'linin kilise ve yardım kuruluşlarının merhametiyle beslendiği koşullarda, göklere çıkarılan hayal toplumunun (!) insanların en zorunlu gereksinimine bile nasıl merhamet kaynaklı duyguları kaşıma dışında çare bulamadığına işaret eden kitap, açlığı yaratanın kapitalizm olduğunu ve kâr güdüsüyle hareket eden kapitalizmin gerçekçi çözüm üretemeyeceği gerçeğinden hareketle başlıyor tartışmasına.Hep biliriz, tarihler de böyle yazıyor, insanlık tarım ve tarım üretiminin yaygınlaşması sayesinde 'yerleşik düzene' geçti. Toplayıcılıkla yaşam savaşı veren insanlar zamanla yabanıl hayvanları ve bitkileri evcilleştirdiler, toprağın sahip olduğu yaratıcı kapasiteyi kullanmak üzere ekim, dikim ve hasat etme çabalarına girdiler.Binlerce yıl tarım, insan topluluklarında en belli başlı üretim ilişkisi oldu. Tarım dışında önce tarım araçları üreten, sonra da tarımsal ilk maddeleri giyim aracına çeviren zanaatkâr, zamanla önem kazansa da tarım kesiminde çalışsın çalışmasın, insanların yaşam biçimi ve kaderine tarımsal üretim egemen oldu. Binlerce yıl insanlar için en önemli şey topraktı. Geniş ve verimli toprak insanlar ve uluslar için en çok hırs ve iştah duyulan metaydı. Ortaçağdan yeni geçişte de tarımın insan yaşamındaki kendini kabul ettiren egemenliği sürdü; ta ki sanayi devrimine kadar.Sanayi devriminin ardından tarımsal egemenlik, yerini sanayiye bıraksa da toplumlar için tarım hiç önemini kaybetmedi. Tarımsal üretim, insanların beslenmesi ile ilgili olduğu için stratejik bir sektör olarak tüm sosyoekonomik kuruluşlarda yaşatılmaya çalışıldı. Ama emperyalizm çağında tarımın uluslararası sermayenin birikim yapmak için kullandığı alanlardan biri haline gelmesi bazı ülkelerin tarımlarının yok olması ve insanların gıda güvenliğinin tehlikeye girmesini beraberinde getirdi.

Gen teknolojisiYapılan uluslararası anlaşmalarla, uygulanan politikalarla azgelişmiş ülkelerin beslenme güvenliklerinin sanayi ülkelerinin eline geçmesinin yanı sıra biyoteknoloji alanında yaşanan gelişmelerin sağlıktan çevreye kadar birçok tehdit oluşturduğu iddiaları doğru mudur? Biyoteknoloji alanında dev adımlar atan firmaların bitki ve hayvan tohumlarında genlerle oynayarak büyük gelişmeler kaydettiği bir durumda gıda güvenliği nasıl bir tehdit altında olabilir?Balık geninden yararlanılarak domatesin kabuğunun daha dayanıklı hale getirildiği, doğanın yarattığından farklı hale getirilen buğday tohumlarıyla verimin kat be arttırıldığı ve benzeri "harika"ların yaratıldığı bir ortamda teknolojinin aç insan bırakmayacağını mı düşünmek gerekir? Hormonlu etler ve hormonla elde edilen sütler ve benzeri hormonlu ürünler gıda ihtiyacını karşılayacak mı?

Alternatif üretimTüm bu soruların cevabı Aslan Başer Kafaoğlu'nun çevrisiyle, "Bolluk İçinde Yoksulluk" kitabında aranmaya çalışılmış. Global besin politikalarının sonuçları ve buna karşı gelişen tepkilerin de ele alındığı kitapta, ekosistemi ve tarımın sosyal örgüsünü tamamen değiştirecek bu besin sistemine karşı alternatifler de tartışılıyor. Küba ve Çin'deki alternatif üretim ve teknoloji kullanımı biçimlerine yer verilen kitapta, bu ülkedeki deneyimlerden alternatif bir besin sistemine gidilmeye çalışılmış. Kitapta, insanlığın büyük bir hızla alternatifsiz bir beslenme alışkanlığına ve ötesinde aç kalma tehlikesine doğru nasıl sürüklendiğinin ayrıntılarını, tarımda kapitalist gelişim sürecinin bütünlüklü anlatımı içerisinde bulmak mümkün.
www.evrensel.net