Kaymakam köyü kiraladı

Kaymakam köyü kiraladı

Silvan Kaymakamlığı, 1994'te yakılıp, boşaltılan Dolapdere sakinlerinin geri dönmesini beklemeden köyü koruculara kiraladı. Dolapdereliler, gelişmelere tepki göstererek suç duyurusunda bulundular.

Kaymakam köyü kiraladıMehmet Aslanoğlu"Köye Geri Dönüş Projesi" ile birlikte yaşadıkları topraklara kavuşma imkânı bulacağını bekleyen Dolapdere köylüleri kötü bir sürprizle karşılaştılar. Silvan'ın Dolapdere köyü, Silvan Kaymakamlığı tarafından koruculara kiralanınca köy sakinleri şaşkınlıklarını gizleyemediler. Çatışmaların yoğun olarak yaşandığı yıllarda Ergeçidi, Alauşak, Erkenciler ve Şaho mezralarıyla birlikte yakıldıktan sonra zorla göç ettirilen köy sakinleri, büyük şehirlerde işsizlik ve sefaletle boğuşurken alınan bu karara tepki gösterdiler.

Pişkin KaymakamSadece birkaç köylünün ekinlerini ekmelerine izin verildiği Dolapdere köyüne Siirt'ten geldikleri belirtilen bir aşirete üye 20 ailelik bir grup 5-6 bin civarındaki küçükbaş hayvanlarıyla köye çadır kurdu. Köydeki bağlarının bakımını yapmak için giden köylüler karşılaştıkları bu manzara karşısında şaşkına döndüler. Ellerindeki silahlarla kendilerini korucu olarak tanıtan bu kişiler köye yerleştiklerini ve kaymakamlığın bu köyü kiraladığını söylediler. Dolapderelilerin "işgalci gibiler" dedikleri korucular, köylülere kaymakamlıktan aldıkları makbuzları gösterdiler. Köylüler, olayı Silvan Kaymakamı'na sorduklarında ise aldıkları yanıt daha da ilginç oldu: "Ben bu parayı bir gün köyünüze döndüğünüzde su ve yol yapmak için bankaya yatırdım."

Suç duyurusuBu gelişmeler üzerine avukatları Mahmut Vefa aracılığıyla 40 imzalı bir dilekçeyi İçişleri Bakanlığı, OHAL Valiliği, Diyarbakır Valiliği, Ziraat İl Müdürlüğü ve Silvan Kaymakamlığı'na ileten köylüler Silvan Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundular. Köylüler hazırladıkları dilekçede Dolapdere köyü ve 4 mezrasının 200 bin dönüm arazi üzerine kurulu olduğu belirterek, kendilerine "göçer" diyen ve köylerine yerleşen bu ailelerin 5-6 bin civarındaki hayvanlarını köye ait meralarda otlattıkları, ekili bulunan tarla ve bağların bu hayvanlar tarafından talan edildiğini söylediler. Köylüler, ayrıca kış mevsimi olması nedeniyle 200 kişiye yaklaşan bu grubun yine tapulu arazilerinde bulunan ağaçları kestiklerini bildirdiler. Tüm uyarılarına rağmen bu kişilerin köyü terk etmediklerini belirten dilekçede bu şahıslara soyadlarını bilmedikleri Hacı Sait ve Mahmut isimli kişilerin öncülük ettiğini ifade ettiler. Köylüler, ayrıca konuyla ilgili AİHM'ye de başvuracaklarını açıkladılar.

Tazminat ödenmeliKasım Kur'n kardeşi Şükrü Kur ise köye dönüşlerin sağlanması için öncelikle barışın sağlanmasının gerekli olduğunu vurguladı. Güvenli bir ortamının oluşturulması ve köylülere tazminatlarının ödenmesi gerektiğini söyleyen Kur, "Asker ve korucular köylerimizden çekilmeden geri dönmeyiz" dedi. "Ya Kürtler'i toptan imha edip 'burada Kürt yaşamıyor' desinler ya da bu sorunu çözsünler" diyerek bölgedeki tüm sorunların Kürt sorunun çözümüne bağlı olduğunu söyleyen Kur, devletin bölge halkının iradesinin Meclis'e yansımaması için elinden geleni yaptığını sözlerine ekledi.
www.evrensel.net