Çadırokullar eğitemiyor

Çadırokullar eğitemiyor

Deprem sonrası eğitimin sürmesi için çözüm olarak sunulan çadırokullarda eğitim yapmak oldukça güç. Araç ve gereç temin edeceği sözünü veren devletin sözünü yerine getirmemesi, durumu daha da zorlaştırıyor.

Çadırokullar eğitemiyor
Muzaffer Özkurt
Depremden sonra yıkılan ve hasar gören okul binaları yerine çadırlarda eğitim gören öğrenciler ve öğretmenler bu zorluklardan olumsuz etkileniyor. Öğretmenler, yeterli ders aracı sağlanamamasından yakınarak, yeterli eğitimi veremediklerini söylüyorlar. Devletin ders araçları vereceği sözünü vermesine rağmen eksiklikleri tamamlamaması ders kalitesini ve öğrencileri geriletiyor. Mağdur okullardan birisi de Yalova Lisesi. Bu lise üniversite sınavlarında başarı sıralamasında birinci olabilecek kadar iyi bir durumdayken depremin ardından koşullar burada eğitimin iyice gerilemesine neden olmuş. Kantininden, müdür odasına ve öğretmenler odasına kadar her şeyleri çadır olan okulun ısınma sorunu ise çadır içlerine konan katalitik sobalarla çözülmeye çalışılıyor. Bu şekilde yeterli ısınma sağlanamazken, her yağmur yağışında çadıların içi su doluyor. Çadırların su almaması için üzerlerine gerilen naylonlar ise rüzgâr estiğinde parçalanıveriyor.
Eğitim tam verilemiyor
Okulun tarih öğretmenlerinden ve Eğitim-Sen Yalova Şubesi eski Sekreteri Orhan Garipoğlu ile ders arasında öğretmenler odasında daha doğrusu 'öğretmenler çadırı'nda görüşüyoruz. "İlk başta ders görecek bir yerimiz yoktu. Burayı bize alelacele bir günde yaptılar" diyor Garipoğlu ve ekliyor: "Çadırlarda eğtim sabahları zor oluyor. Soğuk oluyor. Öğrencilere sıkı giyinip gelmelerini söylüyoruz." Çadırokullarda düzenli bir eğitimin yapılamadığını anlatan Garipoğlu, okullarındaki hasarın onarımına başlandığını belirtiyor. Kendileri için 8 derslikli prefabrikler yapıldığını ifade eden Garipoğlu, "Bu bizim ihtiyacımızı karşılamıyor. Sadece lise son sınıfları buraya yerleştireceğiz" diyor. Yeni biten okulların yarısının boş olduğuna ve tam gün eğitim veren okullar olduğuna dikkat çeken Garipoğlu, "İyi bir koordinasyonla buralarda bize eğitim verebileceğimiz yerler açılabilirdi" diyor. Öğrencilerin psikolojik durumlarının bozuk olduğunu anlatan Garipoğlu, bu durumu gidermek için çalışmalar yaptıklarını kaydediyor. Öğretmenlerin pek çoğunun çadırlarda kalmak zorunda olduğuna dikkat çeken Garipoğlu, "Bu şartlarda bir buçuk aydır eğitim yapmaya çalışıyoruz" diyor. Son günlerde havaların soğuması ile hastalıkların da başladığını söyleyen Garipoğlu, bir an önce ders görülebilecek bir ortama geçilmesi gerektiğini vurguluyor.
Verilen sözler tutulmadı
Edebiyat Öğretmeni Hüseyin Çek de, "Devlet bize kitap göndereceğini söyledi ve bu görevi üstlendi. Onların söylemi üzerine biz de kitap tavsiye etmedik ve aradan geçen zamana karşın sadece lise birlerin kitapları gönderildi onlar da yetersizdi" diyerek başlıyor ve eğitim için gerekli araçlardan yoksun olduklarını belirtiyor. Şimdi ise piyasada kitap kalmadığını ve lise birler dışında kimsenin kitabının temin edilmeyeceğinin söylendiğini aktaran Çek, öğrencilerin yarısından fazlasının kitabının olmadığını ve öğretimin, öğretmenin yeteneğine bağlı olarak sürdüğünü dile getiriyor.
'Bizimle ilgilenilsin'
Öğrenciler de bu koşullarda eğitim görmekten rahatsızlık duyuyorlar. Öğrencilerden Rana Çakıcı çadırlara alışamadıklarını ve okuldaki rahatlarını aradıklarını söylüyor. Özellikle sabahleyin çadırların çok soğuk olduğunu kaydeden Çakıcı, içeride tahtayı dahi göremediklerini bu tür zorluklardan dolayı eğitimin iyi gitmediğini ifade ediyor. "Grip oluyoruz soğuktan dolayı. Kitap yok. Sadece lise birlere veriyorlar. Kendimiz bulabildiğimiz kadar üst sınıflardan alıyoruz" diyen Çakıcı bir an önce okullarına kavuşmak istediklerini söylüyor.
Hale Eşkeli de, sorunların ortada olduğunu söyleyerek, "Zor günler yaşıyoruz" diyor. Hastalıkların başladığına ve okullarının çok kötü durumda olduğuna dikkat çeken Eşkeli, ısınmak için verilen katalitiklerin yetmediğini dile getiriyor. Çadırların her yağmurda su aldığını ve buna karşılık su akan yerlere bardak koyarak derse devam edebildiklerini ifade eden Eşkeli, çadırların üzerine örtülen naylonların da rüzgârda parçalandığını anlatıyor. Eşkeli son olarak, "En kısa zamanda bizimle ilgilenilmesini istiyoruz" diyor.
'Alışmak zorundayız ama...'
Lise öğrencilerinden Oğuzhan Akbağlar da, bazı derslerin boş geçmesinden yakınıyor. Var olan sorunlarla boğuşarak derse devam ettiklerini anlatan Akbağlar, "Biraz zor oluyor" diyor. Prefabrik binalara geçileceğinin söylendiğini anlatan Akbağlar, "Bu duruma alışmak zorundayız" diyor.
www.evrensel.net